Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5325 E. , 2024/1075 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5325 Karar No : 2024/1075 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bankası Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/5325 E. , 2024/1075 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5325 Karar No : 2024/1075 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bankası Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının pişmanlıkla verdiği Mart 2019 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden borçların 7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında yapılandırılması talebinin reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile ihtirazi kayıtla ödediği pişmanlık zammının, yapılandırma talebinin kabul edilmiş olması halinde ödenmeyecek olan kısmının tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının uyuşmazlık konusu döneme ait eksik beyan edilen katma değer vergisi tevkifatına ilişkin olarak 17/11/2020 tarihinde 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla yaptığı başvuru üzerine adına bir kısım vergi ve pişmanlık zammı tahakkuk ettirildiği, 27/11/2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun kapsamında söz konusu verginin yapılandırması talebinde bulunduğu ve değinilen vergi borcunu ihtirazi kayıtla ödediği ancak başvurusunun, söz konusu borçların 17/11/2020 tarihinden önce kesinleşmediğinden bahisle reddedildiğinin anlaşıldığı olayda, her ne kadar 7256 sayılı Kanun’a ilişkin yayımlanan Tebliğ'de, Kanunun yayımlandığı 17/11/2020 tarihi itibarıyla (bu tarih hariç) pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve 15 günlük ödeme süresi henüz geçmemiş olan alacaklar için Kanun hükümlerinden yararlanılabileceği belirtilmiş ise de Kanun hükmünün (bu tarih dâhil) şeklinde olduğu görüldüğünden normlar hiyerarşisine uygun olarak alt basamakta olan Tebliğ ile Kanun hükmünün çelişmesi durumunda Kanun hükmünün uygulanması gerektiğinden ve uyuşmazlık konusu borçların Kanun’un yayım tarihi olan 17/11/2020 tarihinde tahakkuk ettiği ve kesinleştiği sonucuna ulaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, davacıdan fazla ve yersiz olarak tahsil verginin tecil faiziyle iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, fazladan tahsil edilen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 17/11/2020 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7256 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin usul ve esasları içeren 1 Seri No'lu Genel Tebliğinin "Kanunun Yayımı Tarihi İtibarıyla Kesinleşmiş ve Ödeme Süresi Geçmemiş Vergiler" başlıklı 3. maddesinde, bu Kanun'un yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih hariç) pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve 15 günlük ödeme süresi henüz geçmemiş alacaklar için Kanun hükümlerinden yararlanılabileceğinin öngörüldüğü, uyuşmazlık konusu borçların ise Kanun'un yayımlandığı 17/11/2020 tarihinden önce kesinleşmediği, öte yandan, tecil faizine ancak açık ve mutlak bir vergi hatasından dolayı düzeltme fişi ile iade edilen vergiler için hükmedilebileceği, olayda pişmanlık zammı hesaplanmasının yasal zorunluluk olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Mükelleflere yasayla tanınan hakkın tebliğ hükümleriyle daraltılamayacağı, sözü edilen yaklaşımın Anayasa'yla teminat altına alınan hukuk devleti ve vergilerin yasallığı ilkesine uygun düşmeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.