10. Hukuk Dairesi 2025/12411 E. , 2026/1942 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/609 E., 2025/84 K. L DAVADA DAVALI-BİR. DAVADA İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler inc…
10. Hukuk Dairesi 2025/12411 E. , 2026/1942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/609 E., 2025/84 K. L DAVADA DAVALI-BİR. DAVADA İlk derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı-birl. davada davalı vekili, Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/141 Esas sayılı dosyası ile kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlaması ile açılan kamu davasında, sanıkların beraat ettiğini, davacının müfettiş raporuna göre 11 ... sicil no.lu iş yerinde geçen iptal edilen hizmetlerinin iadesi ile yaşlılık aylığının tekrar bağlanmasını, kesinti tarihinden itibaren ödenmeyen emekli maaşlarının faiziyle birlikte davalı Kurumdan tahsilini, davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Asıl davada davalı-birl. davada davacı Kurum vekili, birleşen dava dilekçesinde, davalının Kurumdan yaşlılık aylığı almakta iken Kurum müfettişi incelemesinde, çalışmasının gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile iptali gerektiğinin tespit edildiğini, müfettiş raporu gereği olarak davacıya yersiz olarak ödenen aylıklar ve sağlık yardımlarından oluşan 8.861,21 TL'nin masraflar için sarf, ödemeler için ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı Kuruma verilmesini istemiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı-birl. davada davacı Kurum vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli kararıyla; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 30.10.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli 2020/91 Esas, 2020/760 Karar sayılı kararıyla asıl davada davalı- bir. davada davacı Kurum vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Dairenin 14.06.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar eksik inceleme ve araştırma gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak verilen 09.05.2023 tarihli kararı ile asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 09.05.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. Dairenin 27.09.2023 tarih ve 2023/9708 Esas - 2023/8825 Karar sayılı kararında; "Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 03.08.2005-12.04.2006 tarihleri arasında “taksi ile yolcu taşımacılığı” faaliyeti sebebiyle vergi kaydı bulunması karşısında, Mahkemece, öncelikle, davacının vergi kaydı, meslek odası ve esnaf sicil kaydı bulunup bulunmadığı geniş kapsamlı olarak araştırmalı, varsa 4/b sigortalılığına ait evraklar celp edilmeli, iptal edilen dönemlerdeki davacının taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetini gerçekleştirdiği araç plakaları tespit edilip ilgili plakalı araçlara ve davacıya ait trafik ceza tutanağı düzenlenip düzenlenmediği belirlenmek suretiyle araştırmanın genişletilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı kamu kurumlarına evrak getirip götürdüğünü iddia ettiğinden, HMK'nın 31. maddesi kapsamında davacıya davasını somutlaştırması yükümlülüğü çerçevesinde ihtilaflı dönemde hangi kurumlarda işlem yaptığı, yürütülen işle ilgili kullanılan banka hesapları, hususları sorulmalı, davacıya iddiasına konu çalışmalarını bilebilecek nitelikteki komşu işyeri ve konut sahipleri ayrıntılı olarak açıklatılmalı, davacının bildireceği şahıslar ile re'sen tespit edilebilecek şahısların (işhanı yönetici, kapıcı gibi şahıslar detaylı olarak araştırılarak) çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde, duruşmalarda yöntemince tanık olarak beyanlarına başvurulmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. "gerekçeleriyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Asıl davanın reddine, 2-Birleşen 4. İş Mahkemesinin 2012/957 Esas sayılı dosya yönünden; davacı Kurumun 01.02.2005-30.05.2006 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıklar ve sağlık yardımına ilişkin 18.863,35 TL alacağı bulunduğunun tespiti ile tespit olunan miktar gözetilerek söz konusu dönemlere ait Kurum tarafından davalıya ödenen yersiz aylıkların ve sağlık yardımının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı Kuruma verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.