Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5501 E. , 2024/1768 K. T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5501 Karar No : 2024/1768 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili …
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/5501 E. , 2024/1768 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/5501 Karar No : 2024/1768 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı - … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN KONUSU : .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin .. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...,2,3 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; dava konusu ... sayılı ödeme emri yönünden, ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin mükellefiyet kaydının re'sen terkin edildiği 31/05/2016 tarihinden sonra 15/08/2016 tarihinde şirketin bilinen adresinde posta yoluyla tebliğe çıkarıldığı, ardından ilanen tebliğ yoluna gidildiği, söz konusu ödeme emirlerinin şirketin kanuni temsilcisinin ikamet adresinde tebliğ edilmeye çalışılması gerekirken ilanen tebliğ yoluna gidilmesi usule aykırı olduğundan, usulüne uygun olarak kesinleşmeyen amme alacağına dayanılarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu …,3 sayılı ödeme emirleri yönünden ise; ödeme emirlerinin dayanağı asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin elektronik ortamda usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın amme alacağının vadesinde ödenmediği, bunun üzerine asıl borçlu şirket nezdinde yapılan mal varlığı araştırmasında da mal varlığına rastlanmadığı, usulüne uygun olarak kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, ... sayılı ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi kararının davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun reddine, Vergi Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrası yönünden ise; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93. maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğunun hükme bağlandığı, Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesinde, zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmalarının mümkün olmadığı, tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresinin kapatılacağı, "Diğer Hususlar" başlıklı 10. bölümünde ise; Kanun hükümlerine göre tebliği gereken evrakın muhataplara elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilebileceği gibi Kanunda yer verilen diğer tebligat hükümlerine göre de tebliğ edilebileceğinin düzenlendiği, diğer taraftan; 213 sayılı Kanunun 101. maddesinde, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğin, tüzel kişilerde kanuni temsilcinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine yapılacağının hükme bağlandığı, gerçek kişi mükelleflerin mükellefiyet kayıtlarının sona ermesinin, mükellefin kendi isteği ile işini terk ederek keyfiyeti vergi dairesine bildirmesi, mükellefin ölümü, gaiplik kararı, belli bir ticaret, sanat ve meslek icrasından sürekli mahrumiyet gibi hallerde mümkün olduğu, ticaret şirketleri açısından mükellefiyetin sona erdirilmesinin ise tasfiye ve iflas hallerine inhisar ettirildiği, yukarıda anılan Tebliğde elektronik ortamda tebliğ yapılacaklar arasında gelir vergisi mükellefiyeti olanların sayıldığı, bununla birlikte tüzel kişilerde ticaret sicilinin silindiği tarih itibarıyla elektronik tebligat adresinin re'sen kapatılacağı düzenlemelerine yer verilmesi karşısında, tüzel kişilerin ticaret sicilinden silinmesine benzer bir şekilde 31/05/2016 tarihinde mükellefiyeti idarece re'sen terkin edilen şirkete elektronik ortamda tebliğ yapılması zorunluluğu ortadan kalktığından anılan Tebliğin 10. bölümünde de belirtildiği üzere elektronik tebligat yöntemi dışında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na uygun diğer mali tebligat hükümleri uygulanmak suretiyle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirleri usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğinden, kesinleşmeyen alacakların tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmının kaldırılarak davanın kabulüne ve dava konusu ...tarih ve …,3 sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Davalının temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu ...tarih ve …,3 sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının temyiz kararında yazılı gerekçeyle bozulması, kararın diğer kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: ... Ticaret Limited Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ...tarih ve ...,2,3 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Elektronik Ortamda Tebliğ" başlıklı 107/A maddesinde, bu Kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93 üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, elektronik ortamda tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı, Maliye Bakanlığı'nın, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin "Elektronik Tebligat Sisteminden Çıkış" başlıklı 7. maddesi: "Zorunlu veya ihtiyari olarak elektronik tebligat sistemine dahil olanların aşağıdaki durumlar dışında sistemden çıkmaları mümkün değildir. Tüzel kişilerde ticaret sicil kaydının silindiği (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) tarih itibarıyla, elektronik tebligat adresi kapatılır. ..." şeklinde düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ...tarih ve ... sayılı ödeme emrine ilişkin hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup davalı idare tarafından ileri sürülen temyiz iddiaları, kararın belirtilen kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ...tarih ve …,3 sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasına yönelik davalının temyiz istemi yönünden; Elektronik tebligat, vergilendirme ile ilgili evrakın Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından e-imzalı olarak muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi işlemidir. Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ evrakı muhatabın elektronik ortamdaki adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda tebliğ edilmiş sayılacaktır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, tüzel kişilerin ticaret sicil kaydının silinmesi hali (nevi değişikliği ve birleşme halleri dahil) dışında elektronik tebligat sisteminden çıkmaları mümkün görülmediği gibi elektronik tebligat adresinin kapatılmasını gerektiren haller arasında mükellefiyetin sona ermesi hali yer almadığından, mükellefiyetleri sona erse de tüzel kişilere elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği sonucuna varılmıştır. Bu durumda; dava konusu ödeme emirlerinin dayanağı olan asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin şirketin mükellefiyet kaydı re'sen terkin edildikten sonra elektronik ortamda şirkete tebliğ edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ve söz konusu tebliğlerin usulüne uygun olduğu görüldüğünden, 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesi kapsamında ileri sürülebilecek nedenler dikkate alınmak suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne, .. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin . tarih ve E:., K:… sayılı kararının dava konusu ...tarih ve …,3 sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA oyçokluğuyla, kararın diğer kısmının ONANMASINA oybirliğiyle, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 17/04/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu ...tarih ve …,3 sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrası yönünden temyiz isteminin reddi ile kararın bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.