12. Ceza Dairesi 2023/6277 E. , 2024/3359 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/302 esas, 2020/394 SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2
**12. Ceza Dairesi 2023/6277 E. , 2024/3359 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/302 esas, 2020/394 SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tâbi tutulmasına dair Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2015 tarihli ve 2015/312 esas, 2015/515 sayılı kararının 04/09/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 25/01/2020 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 179/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2020 tarihli ve 2020/302 esas, 2020/394 sayılı kararının 04.02.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 11/09/2023 gün ve 94660652-105-34-19400-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12/10/2023 tarihli ve KYB- 2023/100639 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12/10/2023 tarihli ve KYB- 2023/100639 sayılı kanun yararına bozma isteminin: "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesinde yer alan, "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir." hüküm gereğince, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, denetim mekanizmalarının işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz olarak hüküm kurulmasında, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendine göre; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.5237 sayılı TCK'nın "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası; “... (3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir....” Şeklinde düzenlenmiştir. Dosya içeriğine göre; Mahkemenin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 50/3. fıkrası gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş sanığın otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde suç tarihinden önce kesinleşmiş hapis cezası mahkumiyeti bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı TCK'nın 50/1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmemiş, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.Çatalca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2020 tarihli ve 2020/302 esas, 2020/394 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3 maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hükmün ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere “5237 TCK'nın 50/3. fıkrasındaki amir hükme göre, takdiren aynı Kanun'un 50/1-a bendi ve 52/2. fıkrasına göre günlüğü 20 TL'den paraya çevrilerek sanığın neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” bendinin eklenip, bozmanın sonucuna göre talepte yer almamakla birlikte 5237 sayılı TCK'nın 53 üncü maddesindeki hak yoksunluğuna ilişkin hükümdeki dördüncü fıkranın çıkarılması ve diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.