9. Ceza Dairesi 2023/11016 E. , 2024/6695 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/32 E., 2023/125 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemi
**9. Ceza Dairesi 2023/11016 E. , 2024/6695 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/32 E., 2023/125 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ, OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3-b, 43/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2020/369 Esas, 2021/7 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/2, 103/3-c, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın o yer Cumhuriyet savcısı, katılan ... ve katılan mağdure Yağmur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 12.10.2022 tarihli ve 2021/21378 Esas, 2022/8978 Karar sayılı kararı ile mağdurenin eylemlerin oluş şekline yönelik anlatımları ile rehberlik öğretmeninin mağdure tarafından kendisine anlatıldığını söylediği eylemler arasındaki farklılıklar, çocuk izlem merkezinde alınan ifadesinde maruz kaldığını iddia ettiği iki eylem arasındaki zaman aralığına yönelik somut bir anlatımının olmamasına rağmen annesinin iki eylem arasında 5-6 ay bulunduğunu kendisine anlattığını öne sürmesi ve suç tarihlerine ilişkin çelişkiler nazara alındığında; olayın tek görgü tanığı konumunda bulunan mağdurenin İlk Derece Mahkemesince temin edilerek beyanlar arasındaki çelişkinin de giderilerek, toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumu ile suç vasfının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/32 Esas, 2023/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103/2, 103/3-c, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmekle, 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesinde yer verilen; "Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir." hükmü uyarınca dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... ve Katılan Mağdure Yağmur Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın müspet herhangi bir davranışının bulunmadığı ve eylemini birden çok defa tekrarladığı gözetilmeden hakkında takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, dolayısıyla sanık hakkında indirim uygulanmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak karar verilmesi için hükmün bozulması gerektiğine, 6763 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin sanık lehine değerlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığına, sanığın eylemini cebir kullanmak suretiyle işlediğinin, uluslararası sözleşmelerin de cinsel istismar suçlarında caydırıcı ceza verilmesi gerektiğini temenni ettiklerinin gözetilmediğine, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61. maddeleri uyarınca kusurun yoğunluğu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı göz önüne alınıp alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin, yine aynı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmasının hatalı olduğuna, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğine, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkemenin bozma kararındaki hiçbir eksikliği gidermeden aynı kararı verdiğine, hiçbir somut delil olmaksızın katılan mağdure, katılan ... tanıkların çelişkili ve tutarsız ifadelerinin hükme esas alındığına, katılan mağdurenin ifadesinde belirttiği ve Yeşilpınar'daki evde gerçekleştiğini söylediği olayların meydana gelmesinin maddi olarak imkansız olduğuna, sanığın atılı suçu işlediğine ilişkin katılan mağdurenin ifadeleri dışında somut hiçbir delil bulunmadığının gözetilmediğine, Mahkemenin katılan ...'ın sosyal medya platformlarında ve yazılı basında oluşturduğu baskıya maruz kaldığına, katılan mağdurenin babası Ü.D'nin sanık lehine olan ifadelerinin dikkate alınmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve süresi, katılan mağdure ile annesinin aşamalarda farklılaşan çelişkili beyanları, ikinci eylemin 2016 yılında Yeşilpınar'da bulunan evde gerçekleştiği iddia edilmesine rağmen sanık müdafii tarafından ibraz edilen belgelere ve tanık beyanlarına göre söz konusu eve 01.06.2017 tarihinde taşınıldığının ve sanığın 03.05.2017 - 03.05.2018 tarihleri arasında askerlik görevini yaptığının anlaşılması, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçede açıklanan nedenlerle, katılan ... ve katılan mağdure Yağmur vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2023 tarihli ve 2023/32 Esas, 2023/125 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/4.maddesi uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,03.07.2024 tarihinde karar verildi.