Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2481 E. , 2024/932 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2481 Karar No : 2024/932 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRE…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/2481 E. , 2024/932 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/2481 Karar No : 2024/932 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:... K:...sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, "hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 6/B-5. maddesi uyarınca "6 ay kısa süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesinin uygulanması suretiyle bir alt ceza olan "4 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin 13/02/2018 günlü, E:2016/16346, K:2018/8654 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; olayda, hakkında "örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu veya uyarıcı madde nakil ve ticareti yapmak ve şuç örgütü kurmak veya yönetmek" suçları nedeniyle teknik takip kararı bulunan AVM sahibi M.A.'nın telefon görüşmesi yaptığı davacının, eski görev yeri olan ... ilinde bulunan kendisine ait aracın ...'ya götürülmesi için gerekli olan tutarı, daha önce işi nedeniyle tanıştığını ifade ettiği ve olay tarihinde henüz hakkında bir suçlama bulunmayan M.A.'dan değil M.A.'nın sahibi olduğu AVM'de çalışan C.G. isimli şahıstan borç olarak istediği, M.A.'nın davacıyı konu ile ilgili olarak aradığı, bu görüşmenin ardından davacının eski çalışma arkadaşı olan polis memuru F.K.'nın, M.A.'nın sahibi olduğu AVM'de çalışan C.G. isimli şahıstan 500,00.-TL aldığı, ayrıca davacıya bilgisi ve isteği dışında F.A. aracılığıyla M.A. tarafından bir gömlek gönderildiği, polis memuru F.K.'nın olayı doğrulayarak, söz konusu tutarı davacıdan alarak C.G.'ye iade ettiğini beyan ettiği ve C.G. tarafından bu hususun tanık beyanında doğrulandığı, uzun süreli teknik takipte davacı ile M.A isimli şahıs arasında başkaca bir görüşme olmadığı; öte yandan, dava konusu disiplin cezasına konu fiiller ile ilgili olarak (...) ... ... Ağır Ceza Mahkemesince davacı hakkında verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararda, M.A. isimli şahsın "suç işlemek için kurulmuş örgütün üyesi olmak" ve "uyuşturucu madde ticareti yapmak" suçlarından hüküm giydiği, davacının ise; "uyuşturucu madde ticareti yapmak için kurulmuş suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçunu işlediğinden bahisle cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı; bilahare davacı tarafından dosyaya sunulan Adalet Bakanlığının 03/07/2017 günlü yazısına göre davacının M.A. ile bir kez görüştüğü ve telefon görüşmesinde yer alan ifadelerin herhangi bir suç unsuru içermediği gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu; bu durumda, davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakıldığı ve kanun yararına bozulmasının talep edildiği dikkate alındığında, içeriği ortaya çıkan ve suç unsuru içermeyen tek bir telefon görüşmesinden ibaret olan davacının fiilinin hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak olarak değerlendirilemeyeceğinden, tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; disiplin soruşturması süreci açıklanarak davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu, iletişimin denetlenmesi esnasında elde edilen ve katalog suçlar kapsamında olmayan suçlarla ilgili tesadüfi delillere Ceza Muhakemesi Kanunu'nda belirtilen usul çerçevesinde ve hukuka uygun bir şekilde ulaşıldığından, bu delillerin hukuka aykırı delil olarak nitelenemeyeceği, bu delillerin ispat aracı olarak kullanılması mümkün olmamasına rağmen, idari soruşturma mekanizmasını harekete geçiren bir ihbar olduğu kabul edilerek disiplin soruşturması başlatılmasının hukuka aykırı olmayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin tesis edilmesine sebep olan fiillerle ilgili olarak yürütülen ceza yargılaması süreci açıklanmak suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan; Mahkeme kararında, dava konusu disiplin cezasına konu fiiller ile ilgili olarak (...) ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla, davacının "uyuşturucu madde ticareti yapmak için kurulmuş suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek" suçunu işlediğinden bahisle cezalandırıldığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı; bilahare davacı tarafından dosyaya sunulan Adalet Bakanlığının 03/07/2017 günlü yazısına göre davacının M.A. ile bir kez görüştüğü ve telefon görüşmesinde yer alan ifadelerin herhangi bir suç unsuru içermediği gerekçesiyle kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu belirtilmiş olup, UYAP ortamında yapılan incelemede, Yargıtay ... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararıyla, (...) ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının kanun yararına bozulduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesince bozma kararına uyularak yargılamaya devam olunduğu ve ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, "yargılama sırasında toplanan deliller, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar sanığın uyuşturucu ticareti yapmak amacı ile kurulmuş suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan cezaya hükmolunmuş ise de sanığın mahkumiyetinde gerekçe olarak belirtilen ve 31/10/2009 tarihinde saat 17:30'da hakkında cezaya hükmolunan diğer sanıkla yaptığı konuşmada yer alan diyalogların üzerine atılı suçla (uyuşturucu madde ticareti yapmak için kurulmuş suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek) ilgisi olmadığı, yalnızca yapılan tek bir görüşmeye dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği, bu hali ile sanık ...'in uyuşturucu ticareti yapmak için kurulmuş örgüte yardım ettiğine dair sanığın savunmasının aksine, her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık hakkında üzerine atılı suç yönünden beraat kararı vermek gerekmiştir" gerekçesiyle davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın yukarıda belirtilen açıklamayla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.