Başvuru, Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasakları sırasında güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda meydana gelen ölüm olayı ve bunu takip eden süreç nedeniyle yaşam hakkının, yakınlarının cenazesini sokağa çıkma yasakları nedeniyle alıp defnedememeleri nedeniyle kötü muamele yasağının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, din ve vicdan hürriyetinin ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasakları sırasında güvenlik güçleri tarafından terörle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlarda meydana gelen ölüm olayı ve bunu takip eden süreç nedeniyle yaşam hakkının, yakınlarının cenazesini sokağa çıkma yasakları nedeniyle alıp defnedememeleri nedeniyle kötü muamele yasağının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, din ve vicdan hürriyetinin ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. PKK terör örgütü 12/8/2015 tarihinden itibaren Cizre ilçesinin de dâhil olduğu bazı merkezlerde öz yönetim ilan etmiştir. Öz yönetim ilan ettiği bölgelerde patlayıcıyla tuzaklanmış hendekler kazmak ve barikatlar kurmak suretiyle yalıtılmış bölgeler oluşturmaya çalışan PKK terör örgütü, kamuoyunda hendek olayları olarak adlandırılan ve aylarca devam eden bu süreçte roketatarlar, keskin nişancı tüfekleri, patlayıcılar ve otomatik saldırı tüfekleri kullanarak terör saldırıları düzenlemiştir. Okullar, hastaneler, barajlar, adliye binaları, ambulanslar gibi temel kamu hizmetlerini sağlayan eşya ve binaların yanında sivilleri de hedef alan bu terör saldırılarında 335 sivil hayatını kaybederken 106 kişi yaralanmıştır. Terör saldırılarında 859 güvenlik görevlisi ve Derik kaymakamı şehit olmuş, 711 güvenlik görevlisi yaralanmıştır. Bu terör eylemlerinin engellenmesi, halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla sözde öz yönetim ilan edilen bazı bölgelerde mülki idare amirliklerince sokağa çıkma yasakları uygulanarak terörle mücadele operasyonları başlatılmıştır (hendek olayları, öz yönetim ilanları, PKK terör örgütünün şehir savaşı stratejisi ve sokağa çıkma yasakları hakkında arka plan bilgisi ile ayrıntılı açıklamalar için bkz. Gazal Kolanç ve diğerleri [GK], B. No: 2017/37897, 5/7/2022, §§ 16-28, 67, 346-348). Operasyonların gerçekleştirilip sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı 9/1/2016 tarihinde, Cizre'nin Nur mahallesi, Ersin Sokak adresinden iki erkek cesedinin belediyeye ait cenaze nakil aracıyla Cizre Devlet Hastanesine getirilmesi üzerine Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından soruşturma başlatılmıştır. Cenaze aracının şoförü B. 9/1/2016 tarihinde verdiği ifadesinde belediyedeki amirinin Botan Hastanesi yakınında iki cesedi alması gerektiğini söylemesi üzerine oraya gittiğini, amirine cenaze bilgilerini 0 .. numaralı hattan arayan kişinin verdiğini sonradan öğrendiğini, hastane ile Cumhuriyet Parkı arasındaki yol üzerinde birisi iple bağlanmış, battaniyeye sarılı olan iki cesedin bulunduğunu, cesedin yanında yüzleri açık dört kişi olduğunu, dört kişiden ikisinin 35-40 yaşlarında, birinin daha yaşlı, birinin de elinde beyaz flama olan 8-9 yaşlarında çocuk olduğunu, kendisine neden geç kaldığını sorduklarında kendisine ancak haber verildiğini söylediğini, cenazeleri araca koyduktan sonra kişilerin oradan uzaklaştığını belirtmiştir. 9/1/2016 tarihinde başvurucuların yakını olduğu anlaşılan cesedin ölü muayenesinin yapıldığı, el ve yanak svaplarının alındığı, klasik otopsi yapılarak kesin ölüm sebebinin tespit edilmesi için Şırnak Adlî Tıp Şube Müdürlüğüne gönderildiği tespit edilmiştir. Otopsi neticesinde ölüm sebebinin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı çoklu iç organ yaralanmasıyla gelişen iç kanama olduğu belirtilmiştir. Ayrıca cesetten elde edilen deforme olmuş bir gömleksiz mermi çekirdeğinin Olay Yeri İnceleme ekiplerine teslim edilmesine ve cesetten toksikolojik inceleme için kan, göz içi sıvısı, idrar ve safra sıvısı örnekleri alınarak Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmiştir. Ölü Muayene ve Otopsi Tutanaklarının ikisinde de cesedin battaniyeye sarılı ve kıyafetlerden arındırılmış olarak bulunduğu belirtilmiştir. Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından hazırlanan raporda, nin sağ el avuç içi ve yanak svaplarında atış artıklarında bulunan antimon elementi tespit edildiği belirtilmiştir. Güvenlik güçleri, çatışmaların da devam ettiği bölgede yaptıkları araştırma sonucu olay yerini gören ve kayıt yapan kamuya ya da özel şahıslara ait kamera, tanık ve/veya telsiz kaydı tespit edememiştir. Güvenlik birimleri yaptıkları internet taramasında PKK/KCK terör örgütünün sözde gençlik yapılanması olan YPS'ye ait internet sitesinde yayımlanan haberde nin kimlik bilgilerinin ve fotoğrafının "Cizre Direniş Şehitleri" başlığı altında paylaşıldığını tespit etmiştir. Dördü gizli olmak üzere beş tanık, başvurucuların yakını nin kırmızı bir motoru olduğunu, mayın ve bomba döşenen kabloları örgüt üyelerine YBR marka motoru ile getirdiğini, hendek ve barikatlarda silahla nöbet tuttuğunu, Cudi Mahallesi'ndeki barikatlarda güvenlik güçleriyle çatışmalara girdiğini ve çatışmada öldüğünü, YDGH üyesi olduğunu, vatandaşları nöbet tutmaları ve sokaklarda barikat kurmaları yönünde tehdit ederek vatandaşların barikat kurmalarını ve nöbet tutmalarını sağladığını, Şivan (K) olarak da bildiğini, bu kişinin kendisini ... partili kişilerle futbol maçı yaptığı gerekçesiyle örgüt adına gözaltına aldığını beyan etmiştir. Başvurucular vekili, ailenin müşteki, Ş.E.nin de tanık olarak dinlenmesini Başsavcılıktan talep etmiştir. Ş.E. bilgi sahibi sıfatıyla verdiği ifadesinde; Ersin Sokak'ta bulunan işyerinin hemen yanındaki boş arsayı kiralayarak 2014-2015 yılları arasında oto yıkama dükkânı olarak faaliyete açtığını, yasak başlamadan yaklaşık iki ay önce oto yıkamayı çalıştırmak üzere daha önceden tanımadığı yi işe aldığını, yasak başladıktan sonra nin ilçeden ayrıldığını, nin nerede kaldığı, ne yaptığı konusunda onunla iletişim kurmadığını, ilçeye döndüğünde nin öldüğünü duyduğunu ancak nasıl ve ne şekilde öldüğünü bilmediğini, duymadığını, terör örgütü ile alakası olup olmadığını bilmediğini, oto yıkamaya gittiğinde herhangi bir olayla karşılaşmadığını beyan etmiştir. Güvenlik güçleri tarafından hazırlanan 3/5/2018 tarihli tutanakta, nin babası Mehmet Mungan'ın müşteki sıfatıyla ifadesi alınmak üzere kullandığı 0 544 ... numaralı GSM hattı farklı tarihlerde ve farklı zamanlarda defaten aranarak ifade vermesi için Büro Amirliğine davet edildiği, her defasında geleceğini beyan etmesine rağmen tutanak tarihine kadar ifade vermeye gelmediğinden ifadesine başvurulamadığı belirtilmiştir. Aynı tutanakta cenaze aracı şoförü B.nin ifadesinde geçen “yüzleri açık dört şahıs” ile ilgili ayrıntılı eşkâl verilmediğinden ve cesetlerin teslim edildiği bölgede MOBESE ve güvenlik kameralarının görüntüleri olmadığı anlaşıldığından bu dört şahsın açık adres ve kimlik bilgilerinin tespit edilemediği ifade edilmiştir. 30/5/2018 tarihinde nin babası Mehmet Mungan ve annesi Emine Mungan avukatlarıyla birlikte Başsavcılıkta ifade vermiştir. Başvurucular ifadelerinde, oğullarının hastalığından dolayı üç gün hastanede kaldığını, sokağa çıkma yasağının ilk gününde taburcu olduğunu ve çalıştığı oto yıkama dükkânını kapatmak için evden çıktığını, daha sonra kendisinden haber alamadıklarını, akrabalarının haber vermesi üzerine oğullarının hastane civarında öldüğünü öğrendiklerini, oğullarının evli ve çocuklu olduğunu, PKK terör örgütü ile bağlantısının olmadığını belirtmiştir. Soruşturma sonunda 19/6/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kararda; nin maktul şüpheli sıfatıyla yer aldığı, kriminal rapora göre sağ el avuç içi ve yanak svaplarında antimon elementi bulunduğu, terör örgütü üyesi olarak faaliyetlerde bulunduğuna ve güvenlik güçleri ile çatışmaya girdiğine dair beş kişinin birbiriyle uyumlu beyanları olduğu, nin PKK/KCK terör örgütü mensubu olduğu, bu örgütün sözde özerklik öz yönetim faaliyetleri kapsamında silahlı faaliyet gösterdiği, operasyonda diğer terör örgütü üyeleri ile birlikte güvenlik güçleri ile yapılan çatışmalara katıldığı, güvenlik güçlerine karşı silahlı faaliyet gösterdiği esnada öldürüldüğü değerlendirilerek kovuşturma yürütülemeyeceğine hükmedilmiştir. Söz konusu karara yönelik itiraz, Şırnak Sulh Ceza Hâkimliği tarafından 24/7/2018 tarihinde reddedilmiştir. Ret gerekçesinde operasyonların arka planına ve güç kullanımına ilişkin mevzuata dair kapsamlı bir açıklama yapıldıktan sonra hakkında deliller olduğu belirtilmiş; nin ölümünde güvenlik güçlerinin yukarıda belirtilen amaçlar doğrultusunda aldığı operasyon emrini yerine getirmek için örgüt mensuplarının olduğu mahallelerde bulundukları, yetkili bir merciden aldıkları hukuka uygun emri yerine getirdikleri, bu emri yerine getirdikleri esnada kendilerine, diğer güvenlik güçlerine ve sivil halka örgüt mensuplarınca yöneltilen, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız saldırıları o andaki hâl ve koşullara göre, saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunda oldukları anlaşıldığından Başsavcılığın olayda hukuka uygunluk sebebi bulunduğu yönündeki değerlendirmesinde bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmıştır. Kararda; başvurucuların etkin soruşturma yapılmadığına dair itirazı incelenmiş ve resmî bir soruşturma başlatıldığı, soruşturmanın suça karışmış olma ihtimali olan kişilerden bağımsız olarak yürütüldüğü, haber alır almaz ivedilikle harekete geçildiği, otopsi, olay yeri inceleme, ifade alma ve diğer soruşturma işlemlerinin yapıldığı, bunlara bağlı olarak, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 'nun ve devamı maddelerindeki görev ve yetkilerin kullanıldığı, delilerin toplandığı, müştekinin soruşturmaya dâhil edilmesi suretiyle etkili başvuru hakkının gereklerine uygun davranıldığı, soruşturmanın makul sürede yapıldığı ve etkin soruşturma yürütme yükümlülüğünün ihlal edilmediği sonucuna ulaşıldığı tespit edilmiştir. Başvurucular, nihai kararı 14/8/2018 tarihinde öğrenmelerinin ardından 13/9/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.