Başvuru, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme huzuruna çıkarılmaksızın dosya üzerinden yapılmasına bağlı olarak açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutukluluk incelemelerinin hâkim/mahkeme huzuruna çıkarılmaksızın dosya üzerinden yapılmasına bağlı olarak açılan tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 4/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, hakkında yürütülen bir soruşturma kapsamında 26/1/2016 tarihinde terör örgütüne üye olma suçundan sulh ceza hâkimliğinin huzurunda yapılan sorgusunun ardından tutuklanmıştır. Tutuklama tarihinden 20/7/2016 tarihine kadar yapılan başvurucu hakkındaki aylık tutukluluk incelemeleri başvurucunun müdafiinin katılımıyla celse açılarak yapılmıştır. Başvurucu hakkında 29/3/2017 tarihinde iddianame hazırlanmıştır. Batman Ağır Ceza Mahkemesi 18/4/2017 tarihinde iddianamenin iadesine karar vermiştir. Bunun üzerine Başsavcılık 11/9/2017 tarihinde yeni bir iddianame hazırlamıştır. Batman Ağır Ceza Mahkemesi 25/9/2017 tarihinde bu iddianamenin de iadesine karar vermiştir. Bu karara yapılan itiraz Batman Ağır Ceza Mahkemesince 27/9/2017 tarihinde kabul edilmiş ve iade kararı kaldırılmıştır. Başvurucunun 20/7/2016 tarihinden sonraki tahliye talepleri ve tutukluluk incelemeleri ise 25/7/2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (668 sayılı KHK) maddesinin (ç) bendi uyarınca otuzar günlük sürelerle dosya üzerinden karara bağlanmıştır. Ayrıca gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında tutukluluğun devamı kararlarına ve tahliye talebinin reddi kararlarına yapılan itirazlar da dosya üzerinden karara bağlanmıştır. Batman Ağır Ceza Mahkemesinin kararı doğrultusunda iddianame kabul edilmiş ve kovuşturma aşaması başlamıştır. Başvurucu 17/1/2018 tarihinde yapılan duruşmada hâkim huzuruna çıkmış ve müdafiiyle birlikte savunmasını yapmıştır. Dava, ilk derece mahkemesinde derdesttir. Başvurucu 4/12/2017 tarihli dilekçesiyle iki yıl boyunca mahkeme huzuruna çıkarılmadığını, Savcılığın ihmali nedeniyle soruşturmanın bu kadar süre boyunca sonuçlanmadığını, Savcılığın kusurunun kendisine yüklenemeyeceğini belirterek 000 TL maddi, 000 TL manevi tazminatın ödenmesi talebiyle tazminat davası açmıştır. Başvurucu tazminat sebebi olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (d) bendine dayanmıştır. Batman Ağır Ceza Mahkemesi 10/4/2018 tarihinde tazminat davasının reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...davacının 26/1/2016 tarihinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla tutuklandığı, yargılamasının Batman Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/371 E sayılı dosyası üzerinden devam ettiği, dosya arasında bulunan tensip zaptına göre atılı suça iştirak eden davacıdan başka 4 şahsın daha bulunduğu, ... böylece dosya kapsamında 5 farklı şüphelinin 8 farklı olay nedeniyle 4 farklı suçtan dolayı soruşturmalarının Batman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü ve haklarında kamu davasının açıldığı, suç tarihlerinde ilimiz çevresindeki il ve ilçelerde yoğun bir şekilde hendek operasyonlarının yürütülmekte olduğu, bu operasyonlarda çok sayıda güvenlik görevlisinin yaralandığı veya şehit olduğu, 25/8/2015 tarihi itibarı ile de Batman ili dahilinde 'hendek kazma' girişimlerinin yaşanmakta olduğu ve davacının da aralarında bulunduğu şüphelilerin bu eylemlerin failleri olarak yer aldığı, davacının bu olayları organize eden PKK - YDG/H terör örgütü içerisinde aktif olarak yer aldığı hususunda iddiaların bulunduğu, tutuklama tarihi olan 26/1/2016 ile ilk celse tarihi olan 17/1/2017 tarihi arasında tutuklulukta geçen sürenin, dosya kapsamına göre makul olduğu, CMK'nın maddesinde belirtilen süre içinde tutukluluk halinin gözden geçirilerek gerekçesiyle beraber tutukluluk halinin devamına karar verildiği, dosya kapsamına göre diğer tutuklama nedenlerinin mevcut olduğu, bu nedenle yerinde görülmeyen maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." Başvurucu; iki yıl boyunca soruşturma dosyasında yargılamanın esasını etkileyebilecek önemli bir gelişme olmadan tutuklu şekilde yargılandığını, 26/1/2016 tarihinde tutuklanıp 17/1/2018 tarihinde mahkeme huzuruna çıkmışsa da gerekçeli kararda bir yıl sonra mahkeme huzuruna çıkmış gibi 17/1/2017 tarihinin yazıldığını, iddianamenin eksiklik bulunduğu için iki kez iade edilmesinin bu gecikmenin gerekçesi olamayacağını belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi 5/2/2019 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu 10/1/2019 tarihinde tahliye edilmiştir. Başvurucu 4/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Erdal Tercan [GK], B. No: 2016/15637, 12/4/2018, §§ 45-50; 58, 59, 69, 70; Salih Sönmez, B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §