10. Hukuk Dairesi 2013/14575 E. , 2013/17944 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 551
**10. Hukuk Dairesi 2013/14575 E. , 2013/17944 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, "sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez." Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 506 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi ile “işveren; ...sigortalıları çalıştıran... kişiler...” olarak tanımlandığı, yine 5510 sayılı Kanun’un 12’inci maddesi ile “işveren; 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar” olarak tanımlandığı, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmasında, bir başka deyişle, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, işverene husumet yöneltilmesi zorunludur. Davacı, 01.04.1994-11.01.2002 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığından kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin tespitini talep etmiştir. Dosya kapsamına göre; davacının, 01.04.1994-31.01.1995 tarihleri arasında 68920 sicil sayılı işyerinden; 01.06.1999-10.08.2000 tarihleri arasında 16390 sicil sayılı işyerinden; 22.03.2001-31.03.2001 ve 02.10.2001-26.02.2002 tarihleri arasında ise 41806 sicil sayılı işyerinden hizmet bildirimleri olduğu, bozma sonrası yapılan araştırmaya göre;.... sicil sayılı işyerinin... Sürücü kursu-...., 41806 sicil sayılı işyerinin ise davalı adına kayıtlı olduğu, 01.10.2012 havale tarihli ... Valiliği .....Müdürlüğü yazısına göre, anılan sürücü kursunun 25.03.1994 tarihinde.... kuruculuğunda açılmış olup, 01.06.1995 tarihli valilik makamı oluru ile ..., 18.08.1999 tarihli valilik makamı oluru ile ....’a, 13.08.2001 valilik makamı oluru ile davalıya devir işlemlerinin yapıldığı, devir senetleri ve sözleşme örneklerinin eklendiği, davacının duruşmada alınan beyanında 1994 yılında..... ve davalı yanında çalıştığını beyan etmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacının Özel... Motorlu Taşıt Sürücü Kursu isimli işyerinde 01.03.1995-09.01.2002 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, işyerinin ilk önce..... tarafından işletildiği, daha sonra .... devredildiği, son olarak davalı ... ‘na devredildiği, işyerini en son devralan davalının tüm dönemden sorumlu olduğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş olup, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya elverişli değildir. O halde Mahkemece yapılacak iş; yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davacının alınan beyanının dosya arasına gönderilen kayıtlarla karşılaştırıldığında çeliştiği nazara alınarak, tereddüte mahal bırakmayacak biçimde giderilmeli , gerekirse davacının çalışması ile ilgili tekrar bilgisine başvurularak, talep edilen çalışma dönemindeki gerçek işveren veya işverenler belirlenmeli, HMK. 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, gerçek işverenlere karşı husumet yöneltilerek, göstereceği bütün deliller toplanmalı, tespite konu çalışmalara ilişkin olarak –varsa- işveren nezdindeki belgeler getirtilmeli; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği, ya da, bildirim dışı kaldığı hususu, gereğince yeterince araştırılmalı; yukarıda öngörülen nitelikte yazılı belge ibraz olunmayan çalışma süreleri yönünden ise, o dönemde sigortalı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu ve benzeri işleri yapan başka işverenler ile, bu işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; böylece, bu konuda yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Kabule göre de; istem konusu yapılan dönem nazara alındığında davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen, yargılama giderlerinin paylaştırılmaması ve vekalet ücretine hükmedilmemesi, bununla birlikte kabulüne karar verilen dönemde, tespitinde hukuki yarar bulunmayan kuruma bildirilen hizmet sürelerinin dışlanması gereğinin gözetilmemesi isabetsizdir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır. SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'na iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.