Ceza Genel Kurulu 2013/426 E. , 2014/75 K. "" Mahkemesi : GAZİANTEP 3.Ağır Ceza Günü : 22.02.2013 Sayısı : 46-104 Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık K.. Y..'ın 5237 sayılı TCK'nun 103/2-4, 35, 103/6, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2012 gün ve 469-73 sayılı hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14…
**Ceza Genel Kurulu 2013/426 E. , 2014/75 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : GAZİANTEP 3.Ağır Ceza Günü : 22.02.2013 Sayısı : 46-104 Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık K.. Y..'ın 5237 sayılı TCK'nun 103/2-4, 35, 103/6, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Gaziantep 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2012 gün ve 469-73 sayılı hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 02.11.2012 gün ve 11165-10609 sayı ile; “Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan zamanaşımı süresi içerisinde dava açılması mümkün görülmüştür. Sanık K.. Y..’ın nüfus ve adli sicil kaydının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden alınmış olması nedeniyle bu kayıtların yargılama sırasında alınmamış olması bozma nedeni yapılmamıştır. ...Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Mağdurun çalıştığı işyeri sahibi olan tanık E.. K..’nın olaydan bir süre sonra mağdurun hareketlerinde bir tuhaflık sezmesi üzerine bunun sebebini mağdura sorduğunda, çocuğun olayı kendisine anlatarak sanığın kendisini evine götürerek zorla arkadan tecavüz ettiğini söylediğini ifade etmesi, mağdurun kolluktaki olayı ayrıntılı biçimde anlattığı samimi beyanı, mağdurun bu beyanına göre sanık tarafından olay sırasında kaygan madde kullanılması nedeniyle suç tarihinden 18 gün kadar sonra alınan doktor raporunda livata bulgusu mevcut olmamasının livatanın gerçekleşmediğinin kanıtı olamayacağı, bu nedenle olay günü sanığın mağdura livata eyleminde bulunarak nitelikli cinsel istismar eyleminin tamamlandığı mağdurun soruşturma evresindeki samimi anlatımı, tanık Emir Ahmet’in beyanı, doktor raporu ve tüm dosya içeriğinden anlaşılmış olup, mağdurun duruşmada sokma eyleminin gerçekleşmediğini söylemesinin çevreye karşı bir düşünce ürünü olabileceği gözetilerek sanığın tamamlanmış suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde teşebbüsten hüküm kurulması, Kabule göre de; Adli Tıp Kurumunun bilinen istikrarlı uygulamalarına göre de, mağdurun ruh sağlığındaki bozulmanın cezada artırım nedeni olabilmesi için eylem sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin, suç tarihinden itibaren en az 6 ay geçtikten sonra Adli Tıp kurumu ilgili ihtisas kurulu ya da Adli Tıp Kurumu Kanunun 7, 23 ve 31. maddeleri gereğince usulüne uygun şekilde teşekkül ettirilmiş Yüksek Öğrenim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden rapor alınarak yapılması gerektiği gözetilmeden, 03.09.2010 tarihinde gerçekleşen olay nedeniyle mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna dair İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca 26.01.2011 günü yapılan muayeneye istinaden 25.02.2011 tarihinde düzenlenen rapora dayanılarak verilen cezanın TCK’nun 103/6. maddesiyle artırıma tâbi tutulması” isabetsizliklerinden oyçokluğu ile bozulmasına karar verilmiş,