1. Ceza Dairesi 2023/6986 E. , 2025/2638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1970 E., 2023/1394 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz ed
**1. Ceza Dairesi 2023/6986 E. , 2025/2638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1970 E., 2023/1394 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2020/123 Esas, 2022/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2022/1970 Esas, 2023/1394 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının; haksız tahrik hükümlerinin niteliğine ilişkin kısmının karardan çıkartılarak yerine "sanığın kız arkadaşının evinin olduğu sokağa ikinci kez geldiğinde, katılan ve arkadaşlarının halen orada beklediğini görmesi ve katılanın da kendisini görerek ona doğru koşmaya başlamasının verdiği öfke ve elem ile üzerine atılı eylemi gerçekleştirmesinin lehine haksız tahrik sebebi sayılarak TCK'nun 29. Maddesi uyarınca, TCK'nun 3. maddesindeki orantılılık ilkesi de dikkate alınarak cezasından asgari oranda indirim yapılmış..." ibaresi eklenmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 303 ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğinden bahisle suç vasfına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, teşebbüs ve haksız tahrikin derecesine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; koşulları oluşmadığından sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırmaya, kabul ve delil değerlendirmesinin hatalı olduğuna, sanığın eylemini (tasarlayarak) gerçekleştirdiğinden bahisle suç vasfına, sanığın sabıkalı geçmişi dikkate alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eksik inceleme ve araştırmanın bulunmadığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının oluşmadığı, tasarlama halinin kabulü için öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine karşın eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlık yapılarak sebat ve ısrarla öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekte olup sanığın öldürme kararını ne zaman aldığı ve öldürme kararını koşulsuz aldığının kesin olarak dosya içeriğinden saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, kullanılan tüfeğin öldürmeye elverişli olduğu, isabet yerleri ve atış sayısı, hedef alınan bölgeler, sanığın eylemi sonucunda katılanın sol iliak kanadında kırık ve sigmoid kolonda perforasyon (delinme) nedeniyle yaşamsal tehlike geçirdiği ve vücudunda hayat fonskiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte kırık oluştuğu, sanığın eylem sonrasında sergilediği tutum ve davranışlar nazara alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde ve teşebbüsün derecesinde isabetsizlik bulunmadığı, takdiri indirim hükümleri haricinde sanık lehine uygulanabilecek başka bir hükmün bulunmadığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Olay tarihinde katılanın olay öncesinde boşandığı eşi tanık ... ... ile müşterek çocuklarını görmek için ikametlerinin önüne gittiği, bu sırada tanık ...'nın erkek arkadaşı olan sanığın ...'yı evine bırakmakta olduğu, ikametin önünde araç içerisinde konuştukları sırada katılanın kendilerini görerek araca doğru yönelmesi üzerine sanığın araç ile ikametin önünden ayrıldığı, yanına tanık ...'ı da alarak hakkında daha önce uzaklaştırma kararı bulunan katılandan şikayetçi olması amacıyla ...'yı polis merkezine bıraktığı, ardından Hasan'la birlikte araç ile ...'nın ikametinin bulunduğu sokağa geri döndüğü, aracı ...'nın ikametinin karşısında bulunan sokağa parkettiği, araçta bulunan av tüfeği ile sokakta bekleyen katılanı hedef alarak birden fazla kez ateş ettiği, katılan yaralandıktan sonra aynı araç ile olay yerinden kaçarak uzaklaştığı ve katılanın ateşli silah yaralanması neticesinde yaşamını tehlikeye sokan ve vücut fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluştuğu anlaşılan olayda, oluş ve kabule göre, katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranışın bulunmadığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri "haksız tahrik" yönünden yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.05.2023 tarihli ve 2022/1970 Esas, 2023/1394 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.