Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluğa ilişkin incelemelerin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluluğa ilişkin kararların doğal hâkim güvencesine sahip olmayan, bağımsızlık ve tarafsızlık güvencelerinden yoksun sulh ceza hâkimliklerince karara bağlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hukuka aykırı bir şekilde üzerinde, konutta
Başvuru, tutuklama tedbirinin hukuki olmaması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, tutukluluğun makul süreyi aşması, tutukluğa ilişkin incelemelerin hâkim/mahkeme önüne çıkarılmaksızın yapılması, savcılık görüşünün bildirilmemesi ve tutukluluğa ilişkin kararların doğal hâkim güvencesine sahip olmayan, bağımsızlık ve tarafsızlık güvencelerinden yoksun sulh ceza hâkimliklerince karara bağlanması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının;hukukaaykırı bir şekilde üzerinde, konutta ve işyerinde arama yapılması nedeniyle özel hayata saygı ve konut dokunulmazlığı haklarının; ceza infaz kurumundaki birtakım uygulamalar ve tutulma koşulları nedenleriyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 27/4/2017 ve 10/5/2017 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan incelemede 2017/23185 numaralı başvurunun aynı kişi tarafından, aynı konuyla bağlantılı olarak yapıldığının anlaşılması nedeniyle 2017/21771 sayılı başvuru ile birleştirilmesine ve incelemenin bu dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15/7/2016 tarihinde askerî darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmiştir. Olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihinde son bulmuştur. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmişlerdir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY ile bağlantılı olan ve aralarında yargı mensuplarının da bulunduğu çok sayıda kişi hakkında Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturma başlatılmıştır. Bu kapsamda teşebbüsün savuşturulduğu gün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca -aralarında Yüksek Mahkeme üyelerinin de bulunduğu- üç bine yakın yargı mensubu hakkında FETÖ/PDY ile bağlantılarının bulunduğu iddiasıyla başlatılan soruşturmada bu kişilerin büyük bölümü hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirlerine başvurulmuştur (Aydın Yavuz ve diğerleri, §§ 51, 350). Adana Adliyesinde hâkim olarak görev yapan başvurucu hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 13/10/2016 tarihinde FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapılanmasında yer aldığı iddiasıyla soruşturma başlatılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) İkinci Dairesi 13/10/2016 tarihinde başvurucunun görevden uzaklaştırılmasına, HSYK Genel Kurulu ise 15/11/2016 tarihinde başvurucunun meslekten ihracına karar vermiştir. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başvurucunun da aralarında olduğu bir kısım şüpheli hakkında soruşturma işleminin yapılması yönündeki yazısı üzerine başvurucu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 17/10/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen bu soruşturma kapsamında başvurucunun işyerinde 14/10/2016 tarihinde, evinde ise 19/10/2016 tarihinde arama yapılmıştır. Başvurucunun gözaltına alındığı sırada üzerinde de arama işlemi gerçekleştirilmiştir. Başvurucu 18/10/2016 tarihinde tutuklanması istemiyle Adana Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmiştir. Adana Sulh Ceza Hâkimliği aynı tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmasına karar vermiştir. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmesi gerektiğini belirterek 10/11/2016 tarihinde yetkisizlik kararı vermiştir. Yetkisizlik kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:"...FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmaktan haklarında soruşturma yürütülen [başvurucunun da aralarında olduğu] şüpheliler hakkında atılı suçlardan Cumhuriyet Başsavcılığınız tarafından da ayrıca soruşturmanın yürütüldüğü, soruşturmalar arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu, soruşturmaların birleştirilerek sonuçlandırılmasının gerektiği, şüpheliler hakkında ilk usulü işlemlerin Cumhuriyet Başsavcılığınızca yapıldığı, CMK [Ceza Muhakemesi Kanunu] 13/3 maddesi uyarınca bu sebeple de Cumhuriyet Başsavcılığınızın yetkili olduğu..." Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 6/1/2017 tarihli ve 29940 Mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 680 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin maddesi ile 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 93/ maddesinde hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma yapma yetkisinin ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığına ait olduğu şeklinde değişiklik yapılmış olması gerekçesiyle 11/1/2017 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir. Gaziantep Sulh Ceza Hâkimliği 10/3/2017 tarihinde, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 7/3/2017 tarihli talebi üzerine başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş vetutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu, anılan karara 24/3/2017 tarihinde itiraz etmiş; Gaziantep Sulh Ceza Hâkimliği 7/4/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu, anılan kararı 10/4/2017 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu -2017/21771 sayılı başvuru yönünden- 27/4/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Gaziantep Sulh Ceza Hâkimliği 10/4/2017 tarihinde, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının aynı tarihli talebi üzerine başvurucunun tutukluluk durumunu incelemiş ve tutukluluğunun devamına karar vermiştir. Başvurucu, anılan karara 19/4/2017 tarihinde itiraz etmiş; Gaziantep Sulh Ceza Hâkimliği 25/4/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu, anılan kararı 26/4/2017 tarihinde öğrendiğini bildirmiştir. Başvurucu -2017/23185 sayılı başvuru yönünden- 10/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı 30/6/2017 tarihli iddianame ile başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) kamu davası açmıştır. Mahkeme 11/7/2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2018/143 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 4/5/2018 tarihli duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Yapılan yargılama sonucunda Mahkeme, 26/2/2019 tarihli kararıyla başvurucunun silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir. Hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla davanın istinaf incelemesi devam etmektedir. İlgili hukuk için bkz. Salih Sönmez (B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-56) başvurusu hakkında verilen karar.