1. Hukuk Dairesi 2026/307 E. , 2026/2341 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1372 E., 2025/1536 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/364 E., 2025/212 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 21... parsel sayılı taşınmaz 1288 tarihli vakfiye kapsamında kalması nedeniyle tarla vasfı …
1. Hukuk Dairesi 2026/307 E. , 2026/2341 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1372 E., 2025/1536 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/364 E., 2025/212 K. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Kadastro çalışmaları sonucu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 21... parsel sayılı taşınmaz 1288 tarihli vakfiye kapsamında kalması nedeniyle tarla vasfı ile Sadrazam Hazinedarzade ... bin ... Vakfı adına tespit ve tescil edilmiş, zilyedi olarak ... gösterilmiştir. Daha sonra İçişleri Bakanlığı kararı ile taşınmaz ... ilçesi, ... Mahallesi ve 3 11... parsel olarak değiştirilmiştir. Davacı vekili; dava konusu 1 21... parsel sayılı taşınmaza zilyet olduğunu, ancak kadastro çalışmalarında hatalı olarak davalı vakıf adına tescil edildiğini ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili; vakıf mallarının zilyetlik ile kazanılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davalı vakfın gayrı sahih olduğu, edinme koşullarının davacı taraf lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının, taşınmazın gerek babasından gerekse dedesinden taksimen ya da başka bir hukuki neden ile kendisine kaldığı hususunun dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla kanıtlanamadığı, davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu, elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazda eldeki davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği, bir kısım mirasçının üçüncü kişiye karşı adına tescili istemiyle dava açamayacağı, davacının terekeye iade isteminin bulunmadığı davada aktif husumetin sonradan tamamlanabilecek dava şartlarından olmadığı, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R - Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.