T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/6327 Karar No : 2025/5278 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Gümrük müşaviri olan davacı tarafından, 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin "Çalışma yeri" başlıklı 564. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda gümrük müşavirlerinin çalı…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6327 E. , 2025/5278 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2022/6327 Karar No : 2025/5278 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... DAVANIN_KONUSU : Gümrük müşaviri olan davacı tarafından, 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği’nin "Çalışma yeri" başlıklı 564. maddesinin 3. fıkrasının iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda gümrük müşavirlerinin çalışma alanlarının sınırlanabileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, Kanun'un 229. maddesinde, gümrük müşavirlerine sadece tebligat adreslerinde kullanılacak çalışma yerlerini, bu yerin bağlı bulunduğu Gümrük Başmüdürlüğüne yazı ile bildirme yükümlülüğü getirildiği, davalı idareye çalışma haklarının sınırlandırılması konusunda düzenleme yetkisi tanınmadığı, düzenlemenin normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, Kanun'da gümrük müşavirlerine gümrük idarelerindeki işler hakkında dolaylı temsil yetkisi tanındığı, gümrük idareleri deyimi ile merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamının ifade edildiği, kanun koyucunun gümrük müşavirlerinin çalışma alanını "gümrük idareleri" olarak belirlemek suretiyle herhangi bir sınırlama yapmadığı, gümrük idarelerinde gümrük işlemlerinin yükümlünün çalışma yeri ve tebligat adresi dışında da ikmal edilebildiği, yükümlülerin bir temsilci atamadan doğrudan kendileri tarafından gümrük işlemlerini çalışma yerinin bulunduğu ilin dışında icra etmesi halinde işlemden önce gümrük idaresine bildirimde bulunma zorunluluğu bulunmadığı, dolaylı temsilci olarak yetkilendirme yapılması halinde asile yüklenmeyen yükümlülüğün vekil olan gümrük müşavirlerine getirilmesinin ölçülü olmadığı, gümrük müşavirinin iş takibine başlamadan önce çalışma yeri dışında ilgili gümrük müdürlüğüne bu durumu bildirmesine mevcut uygulamada gerek dahi bulunmadığı, günümüzde gümrük müşavirleri işlemlerinin neredeyse tamamının, gümrük mevzuatına göre gümrük beyanları veri işleme tekniği yoluyla, yani elektronik olarak yapıldığı, yazılı gümrük beyanları elektronik olarak yapılmak istendiğinde Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri (BİLGE) sisteminin kullanıldığı, bu sistemin eşyanın gümrük sahasına girişinden çıkışına kadar tüm gümrük işlemlerinin gerçek zamanlı olarak bilgisayar ortamında yürütülmesini sağladığı, Yükümlü Kayıt ve Takip Sistemi'nin (YKTS) ise gümrük işlemlerini elektronik olarak yapmak isteyen şahısların, şirketlerin veya onların temsilcilerinin adres, unvan, iletişim bilgileri ve buna benzer diğer bilgilerinin kaydedildiği bir sistem olduğundan YKTS sisteminde onaylı kaydı olmayanların BİLGE sistemini kullanarak gümrük beyannamesi doldurmasının da mümkün olmadığı, ayrıca Ticaret Bakanlığı tarafından Bölge Müdürlüklerinin gümrük müşavirleri, gümrük müşavir yardımcıları ve stajyerlerin tüm faaliyetlerini mevzuat çerçevesinde takip ve kontrol edebilmeleri amacıyla "Gümrük Müşavirleri Bilgi Sistemi"nin oluşturulduğu ve uygulamaya konulduğu, gümrük idaresinin resmi ve elektronik kayıtlarında gümrük müşavirinin tebligat yapılacak çalışma ve e-tebligat adresinin gümrük idareleri tarafından bilindiği ileri sürülmüştür. DAVALININ SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak, dava dilekçesinde uygulama işleminin tebliğ tarihi gösterilmediğinden dava dilekçesinin reddi gerektiği, öte yandan davanın dava konusu Yönetmeliğin yayımı üzerine açıldığının kabulü halinde davanın süresinde açılmadığı; esasa ilişkin olarak, dava konusu düzenlemenin, Anayasanın 124. maddesinin idareye tanıdığı yetki sınırları çerçevesinde, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 10. maddesine istinaden mevzuatın doğru ve sağlıklı uygulanması amacıyla yine aynı Kanun'un 5., 225., 226. ve 229. maddelerine dayanılarak yapıldığı, gümrük müşavirlerinin devamlı iş çevresi olan faaliyet bölgelerinde gerektiğinde gümrük idaresinin talep etmesi halinde hazır bulunmaları gerektiği, gümrük işlemlerinin veri işleme tekniği yolu ile BİLGE sistemi üzerinden yapılan beyandan ibaret olmadığı, eşyanın muayenesini, ölçüm tartımı vb. gibi daha birçok işlemi kapsadığı, bu anlamda gümrük idarelerinin uygun gördüğü takdirde muayene veya numune alma işlemlerini kolaylaştırmak için beyan sahibinin muayene veya numune alınmasında hazır bulunmasını veya temsil edilmesini zorunlu tutabileceği, gümrük müşavirlerinin eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işleme veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetleri dolaylı temsil yoluyla takip ederek sonuçlandırma konusunda münhasıran yetkilendirildiği, iptali istenilen düzenlemenin 4458 sayılı Kanun ile idareye tanınan usul ve esasları düzenleme yetkisinin kapsamı içinde olduğu, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek getirildiği, söz konusu düzenleme ile gümrük müşavirlerinin faaliyet yapacağı bölgenin kısıtlanmasının amaçlanmadığı ve Kanun'un 229. maddesinin 1. fıkrasındaki düzenlemenin sınırlarının belirlenmesinden ibaret olduğu, gümrük müşavirlerinin bulundukları yerden farklı bir yerde faaliyet göstermelerinin, işlemleri fiilen yürütmelerini ve kontrol etmelerini zorlaştıracağı ortada olmakla birlikte davaya konu edilen düzenleme doğrultusunda bildirimde bulunulması halinde çalışma yeri dışında iş takibi yapılmasının önünde bir engel bulunmadığı savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, 07/10/2009 tarihli ve 27369 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Gümrük Yönetmeliğinin 564'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır. Davalı idare tarafından usüle ilişkin olarak ileri sürülen iddialar yerinde görülmeyerek, işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 124'üncü maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü bakımından, Yönetmelikle yapılan düzenlemenin üst normlara ve hukuka uygun olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre; 4458 sayılı Gümrük Kanununun 10’uncu maddesinin 1’inci fıkrasının (c) bendinde, gümrük idaresinin gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alabileceği, bu çerçevede, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkili olduğu hükme bağlanmış; 225 ve devamı maddelerinde, gümrük müşavirleri ile ilgili hususlar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Öte yandan; 4458 sayılı Kanun tarafından verilen yetkiye dayanılarak, gümrük idarelerinde yapılacak gümrük işlemlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi ve uygulamaya yön verecek hususlara açıklık getirilmesi amacıyla davalı idare tarafından hazırlanan ve 7.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazetede(mükerrer) yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliğinin 561 ila 574'üncü maddeleri arasında "Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri ile Gümrük Müşavir Yardımcıları" ile ilgili hususlar düzenlenerek, yönetmeliğin söz konusu maddelerinde gümrükte iş takibine, bağımsız çalışmayan gümrük müşavirlerine, yükümlülükleri ile çalışma yerlerine, gümrük müşavirliği veya gümrük müşavir yardımcılığı izin belgesinin kaybedilmesine, sınavlarına ve konularına, değerlendirilmesine, sonuçlarının duyurulmasına ve sonuçlara itiraz ile mesleki yeterlilik sınavına, gümrük müşavirlerine ve müşavir yardımcılarına verilecek belgeler ve tutulacak sicil kayıtlarına yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; gümrük müşavirliği müessesesinin düzenlenmesinde, bürokratik işlemlerin azaltılması, gümrük işlemlerinin daha hızlı sürede sonlandırılması ve böylelikle vatandaşa daha kaliteli ve etkili kamu hizmeti sunulmasıyla birlikte teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanmasını sağlamaya yönelik faaliyetlerin etkili biçimde sürdürülmesinin hedeflendiği görülmekle; kanun koyucunun gümrük müşavirlerinin yürüttükleri hizmeti kamu hizmeti olarak nitelendirerek, idarenin daha önce devlet memurlarına yaptırmış olduğu bir çok gümrük işlemini, bilgi, tecrübe ve güven esasına dayalı olarak gümrük müşavirlerine devrettiği, bu hizmeti yürüten gümrük müşavirlerinin, farklı bir yerde faaliyet göstermelerinin, işlemleri fiilen yürütülmesini zorlaştırmasının ve karışıklığa yol açmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla; söz konusu görevin yerine getirilmesi konusunda hizmetin gereklerine uygun aranılacak özellikleri belirleme konusunda takdir yetkisine sahip olan idarece, bu meslek grubunun 4458 sayılı Kanunun 229'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, tebligat adreslerinde kullanılacak çalışma yerlerini, bu yerin bağlı bulunduğu Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne yazı ile bildirmeleri gerekmekle, çalışma yeri dışında diğer başmüdürlükler ve bağlantılarında iş takibi yapmak isteyen gümrük müşavirleri iş takibine başlamadan önce bu durumu ilgili gümrük müdürlüğüne bildirmelerinin istenilmesine dair dava konusu düzenlemede hizmet gereği, kamu yararı ve üst norma aykırılık görülmemiştir. Ayrıca; yazı ile bilgi verilmesinden sonra iş takibi yapılabilmesinin mümkün olması karşısında, dava dilekçesinde ileri sürülen çalışma hakkının hukuka aykırı olarak sınırlandırıldığı iddiasında da yasal isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 13/11/2025 tarihinde, davacı ... vekili Av. ...'ın ve davalı idare vekili Av. ...'in geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Gümrük müşaviri davacı tarafından, çalışma yeri ve devamlı iş çevresi olan Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü dışındaki İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'ne bağlı Sabiha Gökçen Havalimanı Gümrük Müdürlüğünde dolaylı temsilcisi olduğu şirket adına 01/02/2022 tarihinde 14 ayrı gümrük beyannamesi ile ilgili işlem yapıldığı, bunun üzerine Gümrük Yönetmeliği'nin 564. maddesinin 3. fıkrası uyarınca çalışma yeri ve devamlı iş çevresi dışında bir bölgede iş takibine başlanmadan önce bildirimde bulunulmadığından bahisle 03/06/2022 tarihinde toplam 3.290,00 TL usulsüzlük para cezası verildiği, bu cezaya 15/06/2022 tarihinde itiraz edildiği, İstanbul Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 29/08/2022 tarihli işlemiyle itirazın reddine karar verilmesi üzerine para cezasının dayanağı olan düzenlemenin iptaline karar verilmesi istemiyle 26/09/2022 tarihinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan; davacı tarafından, hakkında tesis edilen uygulama işlemi niteliğindeki usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davada, Dairemiz nezdindeki işbu dava açıldıktan sonra ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, çalışma yeri dışında iş takibine başlamadan önce ilgili gümrük müdürlüğüne bildirim yapılmaması şeklindeki ihlalin açıkça usulsüzlük cezasına bağlanmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile suç ve cezada kanunilik ilkesine aykırı bulunan cezanın iptaline kesin olarak karar verildiği görülmektedir. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalı idare tarafından, dava dilekçesinde uygulama işleminin tebliğ tarihi gösterilmediğinden dava dilekçesinin reddi gerektiği, öte yandan davanın, dava konusu Yönetmeliğin yayımı üzerine açıldığının kabulü halinde süresinde açılmadığından davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 4. fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği; 8. maddesinin 1. fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı kurala bağlanmış; 11. maddesinde de, "(1) İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. (2) Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. (3) İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." kuralı yer almıştır. Aktarılan hükümlerin incelenmesinden; bir düzenleyici işleme karşı ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği gibi söz konusu düzenleyici işleme dayanılarak tesis edilen bir uygulama işleminin varlığı hâlinde, bu işlemin tebliğinden itibaren altmış gün içinde doğrudan veya yapılacak itirazın reddi üzerine kalan sürede birel veya düzenleyici işleme yahut her ikisine birden dava açılabileceği anlaşılmaktadır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde ise, "(1) Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. (2) İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. ... (4) İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir. " hükmüne yer verilmiştir. Aktarılan hükümlerden görüleceği üzere, 4458 sayılı Kanun'un, idari itirazların incelenmesine ilişkin genel usulü düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesinden farklı olarak özel bir itiraz inceleme usulü öngördüğü açık olup, uyuşmazlıkta uygulama işlemi niteliğinde bulunan işlemin Gümrük Kanunu uyarınca tahakkuk ettirilen usulsüzlük cezası olması nedeniyle bu işleme yönelik itirazın incelenmesi usulü bakımından özel kanun hükmü olan 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesinin uygulanması gerekmektedir. Anılan özel hükümde ise, ilgili idarelere yapılan itirazların otuz gün içinde yazılı olarak cevaplanması ve bu cevabın ilgilisine tebliğ edilmesi zorunluluğu getirilmiş olup, itirazların cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesine olanak tanınmamıştır. Dolayısıyla, idarece Kanun'da öngörülen yazılı işlem tesis edilmediği sürece itirazın reddine yönelik bir işlemin bulunduğundan söz edilmesi hukuken mümkün değildir. (Nitekim benzer bir uyuşmazlıkta, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 01/02/2021 tarihli ve E:2020/2706, K:2021/150 sayılı kararında da aynı sonuca varılmıştır.) Bu itibarla, itiraz edenlerin, itirazları hakkındaki nihai kararı bekleyerek bu kararın taraflarına tebliği üzerine dava açma sürelerinin başlayacağının kabulü gerekmektedir. Diğer taraftan, 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesinde, dava açma süresinin hesabına yönelik ayrıksı bir düzenleme yer almadığından, dava açma süresinin hesabı bakımından da genel kanun niteliğindeki 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesinin uygulanması zorunludur. Uyuşmazlıkta, davacının, 03/06/2022 tarihli uygulama işleminin 11/06/2022 tarihinde tebliği üzerine bu işleme karşı 4458 sayılı Kanun'un 242. maddesi uyarınca 15/06/2022 tarihinde itiraz ettiği, 29/08/2022 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, bu kararın tebliği üzerine de bakılan davayı 26/09/2022 tarihinde açtığı anlaşılmıştır. Buna göre; davacının, usulsüzlük cezasının tebliği üzerine 5. gün itiraz ettiği, itirazın reddine ilişkin kararın tebliğ tarihi bilinmemekle birlikte, kararın verildiği 29/08/2022 tarihi tebliğ ve/veya öğrenme tarihi olarak esas alınsa dahi, bu tarihten itibaren 28. günde, dolayısıyla kalan 55 günlük dava açma süresi dolmadan bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle dava süresinde olduğundan, davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir. Öte yandan, davalı idare tarafından, dava dilekçesinde uygulama işleminin tebliğ tarihi gösterilmediğinden dava dilekçesinin reddi gerektiği ileri sürülmüştür. Her ne kadar 5277 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde, "Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi", dava dilekçesinde bulunması gereken hususlar arasında sayılmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçelerinin 3. maddeye uygun olup olmadıklarının inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dava dilekçeleri üzerinde yapılan ilk incelemede, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı durumun söz konusu olması halinde, 30 gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dava dilekçesinin reddine karar verileceği kurala bağlanmış ise de; anılan kural, dava açma süresinin tespiti bakımından getirildiğinden ve yukarıda aktarıldığı üzere davanın süresinde olduğu, dolayısıyla dava dilekçesindeki bahse konu eksikliğin davaya ve dava sonucunda verilecek karara etkili olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin aksi yöndeki itirazına itibar edilmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan haliyle 3. maddesinde, "Bu Kanunda geçen; 1. "Müsteşarlık" deyimi, Gümrük Müsteşarlığını; 2. a) “Gümrük idaresi veya idareleri” deyimi, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamını; … 14. "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması" deyimi, eşyanın, a) Bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, b) Bir serbest bölgeye girmesini, c) Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, d) İmhasını, e) Gümrüğe terk edilmesini…ifade eder." kuralına; 4. maddesinde, "Gümrük idareleriyle muhatap olan kişiler bu Kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile bunlara dayanılarak çıkarılan mevzuat hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin gerek bu Kanunda gerek diğer mevzuat hükümlerine göre yapacağı gözetim ve kontrollere tabi olmak; bu idarelerin kendi adına veya başka idareler nam veya hesabına tahsil edeceği her tür vergi, resim, harç ve ücretleri ödemek veya bunları teminata bağlamak; mevzuat hükümlerinin uymayı zorunlu kıldığı her tür işlemleri yerine getirmekle sorumludurlar." kuralına; İkinci Bölümünün "Temsil Hakkı ve Yetkilendirilmiş Yükümlü" başlıklı Birinci Ayrımda yer alan 5. maddesinde, "(1) Bütün kişiler, gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilirler. (...) (3) Temsil, doğrudan veya dolaylı olabilir. Temsilci, doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket eder. Dolaylı temsil durumunda ise kendi adına, ancak başkasının hesabına hareket eder. Temsilci, temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorundadır. (...) (5) 225 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen kişiler gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilirler." kuralına; 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, "Müsteşarlık, gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alır. Bu çerçevede, eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin gerekli gördüğü bir kısım tespit işlemlerinin, belirleyeceği niteliklere sahip gümrük müşavirleri eliyle yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir." kuralına; "Gümrük Rejimleri" başlıklı İkinci Bölümünün "Eşyanın Bir Gümrük Rejimine Tabi Tutulması" başlıklı Birinci Ayrımında yer alan 66. maddesinin 3. fıkrasında, "Beyan sahibi eşyanın muayenesi ve numune alınması sırasında hazır bulunabilir. Gümrük idareleri, uygun gördükleri takdirde muayene ve numune alma işlemini kolaylaştırmak için gerekli yardımı almak üzere, beyan sahibinin söz konusu muayenede ve numune alımında hazır bulunmasını veya temsil edilmesini zorunlu tutabilirler." kuralına; "Gümrüklerde İş Takibi ve Gümrük Müşavirleri" başlıklı Üçüncü Bölümünde yer alan 225. maddesinin 1. fıkrasında, "Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetler, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edilir ve sonuçlandırılır. (….)" kuralına; 226. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında, "(1) Gümrük müşavirleri her türlü gümrük işlemini takip ederek sonuçlandırabilirler. (2) Gümrük müşavir yardımcıları bir gümrük müşavirinin yanında çalışır ve onun adına gümrük idarelerinde iş takip edebilirler. Gümrük müşavir yardımcılarının gümrüklerde iş takibine ilişkin sınırlandırmalar yapmaya Gümrük Müsteşarlığı yetkilidir." kuralına; 229. maddesinde, "Gümrük müşavirleri tebligat adreslerinde kullanılacak çalışma yerlerini, bu yerin bağlı bulunduğu Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne yazı ile bildirirler." kuralına; 230. maddesinde, "Gümrük müşavirleri, kanunlara göre tutmaya mecbur oldukları ticari veya kanuni defterlerini, vekaletname ve sözleşmelerini, işlerine dair yazdıkları ve aldıkları mektup, faks, telgraf ve benzeri belgeler ile düzenledikleri fatura, makbuz ve masraflarına ilişkin belgelerin asıllarını ve örneklerini özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla beş yıl muhafaza etmeye; bunları gümrük müfettişi, gümrük müfettiş yardımcısı, kontrolör, stajyer kontrolör ve yetkili gümrük amir ve memurlarına göstermeye; bunların incelenmesine, denetlenmesine izin vermeye ve gerektiğinde yazılı istek üzerine bunları yukarıda belirtilen görevlilere ibraz etmeye mecburdurlar." kuralına yer verilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun verdiği yetkiye dayalı olarak davalı idare (Mülga Gümrük ve Ticaret Bakanlığı) tarafından 07/10/2009 tarih ve 27369 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliği'nin "Çalışma yeri" başlıklı 564. maddesinde, "(1) Gümrük müşavirleri, tebligat adresleri ve çalışma yerlerini o yerin bağlı olduğu gümrük ve muhafaza başmüdürlüğüne ve ilgili gümrük müşavirleri derneğine yazı ile bildirir. Birden fazla gümrük müşaviri bir tüzel kişilik oluşturarak çalıştıkları takdirde de, durumları hakkında aynı şekilde ilgili başmüdürlüğe ve derneğe bilgi verirler. (2) Gümrük müşavirlerinin çalışma yeri, gümrük işleri nedeniyle kendilerine yapılacak tebligat için yerleşim yeri ve bu merkezin bulunduğu gümrüğün bağlı olduğu başmüdürlük veya başmüdürlük bulunmayan yerlerde müdürlük bölgesi için devamlı iş çevresi sayılır. (3) Çalışma yeri dışında diğer başmüdürlükler ve bağlantılarında iş takibi yapmak isteyen gümrük müşavirleri iş takibine başlamadan önce bu durumu ilgili gümrük müdürlüğüne bildirir. (4) Çalışma yerinin değiştirilmesi, Müsteşarlıkça verilen Gümrük Müşavirliği İzin Belgesi/Gümrük Müşavir Yardımcılığı İzin Belgesinin değiştirilmesi ile mümkündür." düzenlemelerine yer verilmiştir. Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; gümrük müşavirlerinin dolaylı temsil yoluyla gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve her türlü gümrük işlemlerini gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerinde iş takibi yapmaya yetkili olduğu, gümrük müşavirlerinin bahse konu iş takibi yetkisinin "gümrük idareleri", yani 4458 sayılı Kanun'da tanımlandığı üzere, gümrük mevzuatında belirtilen işlemlerin kısmen veya tamamen yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamına yönelik olduğu, dolayısıyla gümrük müşavirlerinin ülke çapında iş takibine yetkili bulunduğu açıktır. Bununla birlikte, 4458 sayılı Kanun'un 229. maddesinde, gümrük müşavirlerine, tebligat adreslerinde kullanılacak çalışma yerlerini, bu yerin bağlı bulunduğu Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne yazı ile bildirme yükümlülüğü getirilmiş olup; söz konusu kuralın amacının, gümrük müşavirinin veya gümrük müşavirliği şirketinin tebligata esas adresinin tespit ve bu suretle tebligatın sıhhatini temin etmenin yanı sıra gümrük müşavirinin veya gümrük müşavirliği şirketinin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirip getirmediğine dair gerekli takip ve denetimlerin (vekaletnamenin kontrolü, tutmakla ve saklamakla yükümlü olunan defter ve belgelerin inceleme ve denetimi vb.) yapılmasının, dolayısıyla gümrük sisteminin sağlıklı işleyiş, düzen ve yönetiminin sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Gümrük Yönetmeliği'nin 564. maddesinin 1. fıkrasında da, Kanun'un anılan hükmüne paralel olarak, gümrük müşavirlerinin çalışma yerlerinin ve tebligat adreslerinin o yerin bağlı olduğu gümrük ve muhafaza başmüdürlüğüne ve ilgili gümrük müşavirliği derneğine bildirileceği; 2. fıkrasında, gümrük müşavirlerinin çalışma yerinin, hem gümrük işleri nedeniyle kendilerine yapılacak tebligat için yerleşim yeri adresi, hem de bu merkezin bulunduğu gümrüğün bağlı olduğu başmüdürlük veya başmüdürlük bulunmayan yerlerde müdürlük bölgesi için devamlı iş çevresi sayılacağı kurala bağlandıktan sonra, dava konusu 3. fıkrasında, gümrük müşavirlerinin, çalışma yeri dışında başka bir başmüdürlükte iş takibi yapmak istemesi halinde iş takibine başlamadan önce bu durumu ilgili gümrük müdürlüğüne bildirmesi gerektiği öngörülmüştür. Buna göre, dava konusu kuralla gümrük müşavirlerine ek bir yükümlülük getirildiği sabit ise de; anılan yükümlülüğün amacının, çalışma yeri dışındaki gümrük işlemlerini gerçekleştirecek gümrük müşavirinin tebligata esas adresinin, adres bilgisine sahip olmayan ilgili işlemin yapılacağı gümrük idaresinin bilgisine sunulması suretiyle gerekli gümrük işlemlerinin takip, kontrol ve denetimlerinin tamamlanmasının sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, 4458 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrasında, gümrük idarelerinin uygun gördükleri takdirde muayene ve numune alma işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla beyan sahibinin veyahut temsilcisinin hazır bulunmasını zorunlu tutabileceği düzenlemesi karşında, çalışma yeri dışında iş takibi yapacak gümrük müşavirinin tebligata esas adresini çalışma yeri dışındaki gümrük idaresine bildirmesi önem arz etmektedir. Ayrıca bahse konu kuralın, gümrük müşavirlerinin ülke çapında iş takip etme ve mesleki faaliyette bulunma, yani çalışma hakkı ve sözleşme hürriyetine yönelik bir engel ya da sınırlama, kısaca müdahale içermediği, bu hak ve hürriyetlerin kullanımını (elektronik sistem üzerinden bildirimin mümkün olduğu gözetildiğinde) zorlaştırmadığı da açıktır. Nitekim, 4458 sayılı Kanun'un 241. maddesi uyarınca konuyla ilgili tahakkuk ettirilen usulsüzlük cezalarının da gümrük müşavirlerinin çalışma yeri dışında iş takibi yapması nedeniyle değil dava konusu kuralla getirilen bildirim yükümlülüğüne uymaması nedeniyle verildiği görülmektedir. Kaldı ki bu cezaların, gümrük müdürlüğüne bildirim yükümlülüğüne uyulmamasının açıkça usulsüzlük cezasına bağlanmamış olduğu gerekçesiyle yargı yerlerince iptal edildiği de anlaşılmaktadır. Öte yandan, Gümrük Müşavirleri Bilgi Sisteminin, gümrük müşavirleri, gümrük müşavir yardımcıları ve stajyerlerin tüm faaliyetlerinin takip ve kontrol edilebilmesi amacıyla oluşturulduğu; Yükümlü Kayıt ve Takip Sistemi (YKTS)'nin gümrük işlemlerine ilişkin olarak elektronik ortamda beyanda bulunmak isteyen gerçek/tüzel kişi veya temsilcilerinin bilgilerinin elektronik ortamda kaydı, takibi ve kontrolü amacıyla oluşturulmuş bir program olduğu; Bilgisayarlı Gümrük Etkinlikleri (BİLGE) Sistemi'nin ise eşyanın gümrük sahasına girişinden çıkışına kadar tüm gümrük işlemlerinin bilgisayar ortamından yürütülmesini sağlayan bir sistem olduğu; bahsi geçen uygulamalar ile gümrük işlemlerinin daha sıkı takip ve denetiminin sağlanması, mevzuata aykırı hareket edenlerin tespiti ve yetkisiz iş takibinde bulunulmasının önlenmesinin amaçlandığı görülmektedir. Her ne kadar, davacı tarafından yukarıda anılan sistemlerin kullanılması sebebiyle çalışma yeri dışında iş takibine başlamadan önce bildirimde bulunma zorunluluğu getirilmesinin gereksiz olduğu iddia edilmekte ise de; yukarıda aktarılan 4458 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrasından da görüleceği üzere, gümrük işlemlerinin BİLGE sistemi üzerinden beyanda bulunmanın dışında eşyanın muayenesi, ölçümü, numune alınması gibi fiziki ortamda gerçekleştirilecek işlemleri de barındırması sebebiyle gümrük müşavirlerinin faaliyetleri bahsi geçen sistemlerle sınırlandırılamayacağından davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir. Bu itibarla, gümrük mevzuatının doğru olarak uygulanması için gerekli gördüğü bütün önlemleri alma ve düzenleme yapma konusunda yetkili bulunan davalı Bakanlık tarafından, gümrük sisteminin sağlıklı işleyiş, düzen ve yönetiminin sağlanması amacıyla getirilen ve gümrük müşavirlerinin iş takip yetkisine herhangi bir sınırlandırma içermeyen, sadece bildirim yükümlülüğü öngören dava konusu düzenlemede kamu yararına, hizmet gereklerine ve dayanağı Kanun'a aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 13/11/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY : Dava; gümrük müşaviri olan davacı tarafından, çalışma yeri dışındaki diğer başmüdürlükler ve bağlantılarında iş takibi yapmak istenmesi halinde iş takibine başlamadan önce bu durumu ilgili gümrük müdürlüğüne bildirmesi gerektiği yolundaki Yönetmelik kuralının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Anayasanın 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne; 18. maddesinde, "(1) Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır." hükmüne; 48. maddesinde, "(1) Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. (2) Devlet, özel teşebbüslerin milli ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır." hükmüne yer verilmiştir. 4458 sayılı Kanun'un 229. maddesinde, gümrük müşavirlerine, tebligat adreslerinde kullanılacak çalışma yerlerini, bu yerin bağlı bulunduğu Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğüne yazı ile bildirme yükümlülüğü getirilmiş olup; Gümrük Yönetmeliği'nin 564. maddesinin 1. fıkrasında, gümrük müşavirlerinin çalışma yerlerinin ve tebligat adreslerinin o yerin bağlı olduğu gümrük ve muhafaza başmüdürlüğüne ve ilgili gümrük müşavirliği derneğine bildirileceği; 2. fıkrasında, gümrük müşavirlerinin çalışma yerinin, hem gümrük işleri nedeniyle kendilerine yapılacak tebligat için yerleşim yeri adresi, hem de bu merkezin bulunduğu gümrüğün bağlı olduğu başmüdürlük veya başmüdürlük bulunmayan yerlerde müdürlük bölgesi için devamlı iş çevresi sayılacağı kurala bağlandıktan sonra, dava konusu 3. fıkrasında, gümrük müşavirlerinin, çalışma yeri dışında başka bir başmüdürlükte iş takibi yapmak istemesi halinde iş takibine başlamadan önce bu durumu ilgili gümrük müdürlüğüne bildirilmesi gerektiği öngörülmüştür. Dolayısıyla, dayanak Kanun ile yapılacak kanuni tebligatlar yönünden ve gümrük müşavirlerinin, gümrük müşavir yardımcılarının ve stajyerlerinin takiplerinin yapılması bakımından, gümrük müşavirlerinin çalışma yerlerinin gümrük müşavirlerince bildirimde bulunulması suretiyle belirlenmesi öngörülmüş iken, Yönetmelikle, buna ek olarak gümrük müşavirlerinin çalışma yeri dışında takip edecekleri gümrük işlemleri sırasında hazır bulunmasının temin edilmesi gibi amaçlarla, tebligat adresleri hakkında bilgi sahibi olmayan (çalışma yeri dışındaki) ilgili gümrük idaresine de iş takibine başlamadan önce bildirimde bulunma zorunluluğunun getirildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, 4458 sayılı Kanun uyarınca her türlü gümrük işlemlerinin yerine getirildiği merkez veya taşra teşkilatındaki hiyerarşik yönetim birimlerinin tamamında iş takibi yapma konusunda yetkili bulunan gümrük müşavirlerinin, tebligat adreslerini ve çalışma yerlerini bu yer bakımından bağlı oldukları gümrük idaresine bildirmekle yükümlü olduğu kuşkusuz ise de, gümrük müşavirlerinin iş takip yetkisinin ülke çapında olduğu da gözetildiğinde, Kanun'da öngörülmemesine ve idareye bu konuda düzenleme yapma yetkisi de verilmemesine rağmen, dava konusu Yönetmelikle gümrük müşavirlerine çalışma yeri dışında iş takibi yapmadan önce de ayrıca bir bildirimde bulunma zorunluluğu getirilmesinde öncelikle normlar hiyerarşisi prensibine uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan, Gümrük Yönetmeliği'nin 561. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde, gümrük müşavirlerinin açık adreslerinin de yer aldığı vekaletname ile gümrük idarelerinde dolaylı temsil yoluyla iş takibi yapabilecekleri düzenlenmekte olup, vekaletname sunulmaksızın iş takibi yapılamayacağından ve sunulan vekaletnamede açık adrese de yer verilmesi zorunlu olduğundan, gümrük müşavirlerinin çalışma yeri dışındaki gümrük idarelerinin dahi gümrük müşavirlerinin açık adreslerini bildiği, bu haliyle ek bir bildirimde bulunma zorunluluğu getirilmesinin hukuki gerekçesinin ortaya konulamadığı ve angarya yasağına aykırılık teşkil ettiği sonucuna varılmaktadır. Ayrıca, davalı idarenin de savunma dilekçesinde kabul ettiği üzere, Gümrük Müşavirleri Bilgi Sisteminde, gümrük müşavirlerinin, gümrük müşavir yardımcılarının ve stajyerlerinin bütün faaliyetleri ile adreslerinin, gümrük idareleri tarafından görülebildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, dava konusu düzenleme ile gümrük müşavirlerine çalışma yeri dışında iş takibine başlamadan önce bu durumu gümrük müdürlüğüne bildirme yükümlülüğü getirilmesinin bu yönüyle de haklı ve makul bir hukuki gerekçesi bulunmadığı görülmektedir. Kaldı ki, gümrük müşavirine bildirimde bulunma külfeti getirilmesine yönelik dava konusu kuralın, gümrük sisteminin sağlıklı işlemesinin sağlanmasına, sistemin tıkanmasının önlenmesine yönelik "kamu yararı" ile gümrük müşavirinin çalışma özgürlüğü (çalışma yeri dışında iş takibine başlanmadan önce bu durumun bildirilmesi zorunluluğunun olması, bahsi geçen yükümlülüğe uyulmaması halinde usulsüzlük cezası verilmesi) arasında makul dengenin yitirilmesine de yol açtığı sonucuna varılmaktadır. Bu itibarla, normlar hiyerarşisi prensibi ile angarya yasağına aykırılık teşkil ettiği, sebep unsurunun ortaya konulamadığı ve gümrük müşavirinin çalışma özgürlüğüne ölçüsüz müdahale içerdiği gerekçeleriyle Gümrük Yönetmeliğinin 564. maddesinin 3. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, davanın reddi yolundaki Daire kararına katılmıyorum. vergi //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };