T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 08/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 08/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : ... Esas DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av.... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 09/01/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; 06/04/2024 tarihinde....’in sevk ve idaresinde olan ve müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu ... plakalı Honda marka 2023 model motorsiklet ile ... Mahallesi ... Bulvarı istikametinde seyir halindeyken dikkatsiz şekilde gelen sürücü ...’in sevk ve idaresindeki.... plakalı 2001 model Opel Marka aracın yanlış manevra yaparak müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araca çarptığını, yaşanan kaza olayı nedeniyle müvekkili ...'un yaralandığını, meydana gelen kazanın oluşumunda... Poliçe Nolu ... Sigorta tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortasına haiz olan ... Plakalı Opel marka araç sürücüsü ...i’nin 2918 sayılı KTK’nun asli kusurlardan 84/F maddesini ve yine 53/1-b maddesini ihlal etmesi sonucu Asli kusurlu olay yeri kaza tespit tutanağından anlaşıldığını, yine meydana gelen bu kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma dosyası açıldığını, yürütülen soruşturma neticesinde alınan kusur raporları ile araç sürücüsü asli kusurlu tespit edildiğini ve akabinde.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ceza dava dosyasının açıldığını, ceza dosyasının halen derdest olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını ancak sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, öncelikle Adli Yardım taleplerinin kabulü ile müvekkilinin yargılama harç ve masraflarından muaf tutulmasına, mevcut delil durumu dikkate alınarak uğranılan zararların tazmini ve borçluların mal kaçırma ihtimali açısından... plaka sayılı araç ile davalı adına kayıtlı diğer menkul ve gayrimenkuller ve banka hesapları ile 3. kişilerden olan hak ve alacakları üzerine teminatsız şekilde ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini ve ilgili tapu müdürlüklerine ve bankalara bu konuda yazı yazılmasını, 06/04/2024 tarihinde vuku bulan trafik kazası nedeniyle müvekkili için fazlaya ilişkin bedel artırım ve ıslah hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporuna göre arttırılmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL Bakıcı Gideri, 500,00TL Yol Gideri, 500,00TL Tedavi Gideri, 500,00TL Geçici İşgöremezlik Tazminatı ve 500,00TL Sürekli İşgöremezlik Tazminatı olmak üzere toplam 2.500,00 TL maddi tazminatın, işleten ve sürücü yönünden 06/04/2024 olay tarihinden; sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden 08/05/2025 işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, ayrıca 700.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesi 10/09/2025 tarihli ara kararında; somut olayda ihtiyati haciz talebinin mevcut dosya kapsamı göz önüne alınarak değerlendirilmesinde dava dilekçesi ekinde sunulan kaza tespit tutanağında kaza sonrasında yolcu olarak bulunan davacıya ilişkin yapılan tespitler göz önüne alındığında tarafların kusur durumunun tespiti ve davacı tarafın alacağının varlığı ve tazmin gerektiren zararının olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirdiğinden, bu aşamada muaccel bir alacaktan ve söz edilemeyeceğinden ihtiyati haciz koşullarının ve yaklaşık ispatın oluşmadığı gerekçesiyle, 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak ihtiyati haciz talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin 06/04/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü, kalıcı maluliyetine ilişkin Adli tıp tarafından verilen %13 oranlı maluliyet raporunun düzenlendiğini, yine açtıkları davada ihtiyati haciz ile birlikte Adli yardım talebinde bulunulduğunu ve adli yardım taleplerinin kabul edildiğini fakat ihtiyati haciz taleplerinin zarara ilişkin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği gerekçesi ile reddedildiğini, adli yardım hususunda da davadaki yaklaşık ispat değerlendirilerek adli yardım talepleri kabul edilmesine karşın ihtiyati haciz taleplerinde yaklaşık ispat gerçekleştirilmediği yönünde matbu ve çelişkili gerekçe ile reddinin hukuka aykırı olduğunu, İİK m.257 uyarınca para alacaklarında ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, alacağın varlığını kuvvetle gösteren bir delil bulunmasının yeterli olduğunu, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, adli raporlar, maluliyet oranı, tedavi evrakları ve ceza dosyası birlikte değerlendirildiğinde, müvekkilinin tazminat alacağının mevcut olduğunun açıkça sabit olduğunu, ayrıca davalı tarafın malvarlığını azaltma ihtimali ve alacağın tahsilinin tehlikeye düşmesi riski bulunduğundan, ihtiyati haciz kararı verilmesinin zaruri olduğunu, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin, somut dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talebinin reddinin, müvekkilinin alacağını güvence altına alma imkanını ortadan kaldırdığını ve telafisi güç zararlar doğurduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ise ihtiyati haciz talebine ilişkindir. İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına (önceden) geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir. İİK'nın 258/1. maddesi ise; ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur.'' hükümüne yer verilmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıslarda olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı ise, ancak borçlunun muayyen yerleşim yeri mevcut değil ise, borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da kaçar veyahut bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz kararı verilebilir. Haksız eylemden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında da, talep sonucunun para alacağı olması nedeniyle ihtiyati haciz kararı talep edilebilebilir. Buradaki talebin, vadesi gelmiş bir para alacağına ilişkin olduğu açıktır. Nitekim, Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zararı giderme yükümlülüğü, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür. (Y. 4. HD. 2022/8964 Esas 2022/15530 karar sayılı ilamı) Eldeki davada, davacının yolcu olarak bulunduğu motorsiklette yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasına dayanıldığından, davacının alacağının 6098 Sayılı TBK 117. maddesi gereğince olay tarihi olan tarihinde muaccel hale geldiği açıktır. Sadece, kusur durumu ve davacının zararının tazminine yönelik tazminat miktarı çekişmelidir. Kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı yolcu olup kazada 3. kişi konumunda olduğundan, bu şekilde davacının alacağını yaklaşık da olsa ispat ettiği kabul edilmelidir. O halde, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati haczin şartları oluşmasına rağmen, yerinde olmayan gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yanlış olmuştur. Meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumu ile somut olayın özellikleri ve ölçülülük ilkesi göz önüne alınarak, takdiren; 702.500,00 TL alacağı karşılayacak şekilde, davalı-borçluların taşınır ve taşınmaz malları üzerinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi uygun görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden karar verilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas (Eski Esas: ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas) sayılı dosyasında verilen 10/09/2025 tarihli ara kararın HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek aşağıdaki şekilde yeniden karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, 2-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin, 702.500,00 TL alacakla sınırlı olmak üzere davacı adli yardımlı olduğundan teminatsız olarak kabulü ile, davalı borçlu ...'nin taşınır ve taşınmaz malları (İİK.'nun 82. ve 83. maddeleri ile özel yasalarınca haciz edilemeyecek mal, hak ve gelirler ile maaş gelirleri ve maaş gelirinin yattığı banka hesapları hariç olmak üzere) üzerine İİK'nın 257. maddesi uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-İhtiyati hacze ilişkin müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesinde takip edilmesine, 4-Davacı adli yardımlı olduğundan harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı adli yardımlı olduğundan suç üstü ödeneğinden karşılanan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.08/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.