TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ERHAN KOÇ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2019/38034) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : Erhan KOÇ ve diğerleri (bkz. ekli tablo) Başvurucular Vekili : Av. Diyar ORAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yargılamanın uzun sürmes
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ERHAN KOÇ VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2019/38034) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Tuğba YILDIZ Başvurucular : Erhan KOÇ ve diğerleri (bkz. ekli tablo) Başvurucular Vekili : Av. Diyar ORAK I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yar gılanma hakkının; güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayalı olarak iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının esası incelenmeden reddedilme si nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının ihlal edildiği iddiasına il işkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvurular muhtelif tarihlerde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Ekli tablonun (A) sütununda numaraları belirtilen başvuruları n konu yönünden irtibatları nedeniyle 2019/38034 numaralı başvuru ile birleştir ilmesine ve incelemeni n 2019/38034 numaralı başvuru üzerinden sürdürülmesine karar veri lmiştir. 5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 6. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve e sas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin ( 2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değ erlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili ola ylar özetle şöyledir: A. Arka Plan Bilgisi 9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyl e karşı karşıya kalmıştır. Devletin yetkili organları tarafından tehdit değerle ndirmesi yapılarak demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, millî güvenliğe yönelik tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbirler alınması kararlaştırılmıştır (ayrıntılar için bkz. Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). 10. Anılan tedbirler kapsamında olağanüstü hâl ilan edilmiş ve o lağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri çıkarılmıştır. Bu çerçevede 22/7/2 016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Ted birlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 11. 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla i rtibatı olduğu değerlendirilen her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edil en personelin kamu görevinden çıkarılmaları öngörülmüştür. 12. 667 sayılı KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'un 2 9/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda kanunlaşmıştır. B. Somut Başvurulara İlişkin Olay ve Olgular 13. Başvurucular, Tatvan Belediyesine (Belediye) hizmet veren öz el şirketlerde (Şirket) işçi olarak çalışmakta iken Tatvan Kaymakamlığı OHAL B ürosunun başvurucuların terör örgütü ile iltisaklı olduklarının Belediyeye bildirilmesi üzerine Belediye, iş akitlerinin feshedilmesini Şirketten istemiştir. Şirket, bu talep üzerine b aşvurucuların iş akdini feshetmiştir. 14. Başvurucular, iş akdinin usulüne uygun olarak feshedilmediği ni ve fesih için somut bir olguya dayanılmadığını belirterek işe iade istemiyle Şirket ve Belediye aleyhine dava açmıştır. Davalı Belediye cevap dilekçesinde, 667 sayılı K HK'nın 4. maddesi gereği Tatvan Kaymakamlığı OHAL Bürosunun yazısı ekinde davacıların bi lgilerinin de yer aldığı listede bulunan kişilerin terör örgütü yapılanması ile irtibatı ve iltisakı olduğu tespitine yer verildiğini, başvurucuların iş akitlerinin bu kapsamda feshedil diğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 15. Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi İş Mahkemesi sıfatıyla baktığı davaların reddine karar vermiştir. Mahkeme kararlarında; OHAL bürosunun y azısı ile başvurucuların terör örgütü yapılanması ile irtibatları olduğunun bildirilmesi üzerine; taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği, işverenden iş akdinin devamının beklenemeyecek derecede şüphe oluştuğu bu nedenle davalı işveren bakımından feshin zoru nlu hâle geldiği gerekçesine yer verilmiştir. Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 416. Başvurucular, karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Erzu rum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi (Bölge Adliye Mahkemesi) başvurucula rın istinaf istemlerini reddetmiştir. Kararda; şüphe feshi kavramı üzerine durulmuş ve OHAL bürosunun yazısı ile başvurucuların PKK/KCK terör örgütü yapılanması ile irtibatı ol duğunun bildirilmesi üzerine davalı işveren bakımından iş sözleşmesinin devam etmesinde yasa l engel bulunduğu vurgulanmıştır. 17. Nihai kararların tebliğinin ardından başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK 18. İlgili hukuk için bakınız Berrin Baran Eker ([GK], B. No: 2018/23568, 2/7/2020, 20 - 35). V. İNCELEME VE GEREKÇE19. Mahkemenin 4/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Adli Yardım Talebi Yönünden 20. Başvuruculardan bir kısmı bireysel başvuru harç ve masraflar ını karşılayacak gelirleri olmadığını beyan ederek adli yardım talebinde bulunmu ştur. 21. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ö lçüde güçleştirmeksizi n yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan ba şvurucunun açıkç a dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İdd ia 1. Başvurucuların İddiaları 22. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede ya rgılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme a. Kabul Edilebilirlik Yönünden23. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sür ede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna kar ar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden24. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılamanın süresi tespit edilirken ise sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ik ame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şe kilde- yargılamanın sona Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 5erdiği tarih, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anaya sa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle i lgili kararını verdiği tarih esas alınır ( Güher Ergun ve di ğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013, 50-52). 25. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığ ı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususl ar dikkate alınır ( Güher Ergun ve diğerleri , 41-45). 26. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda v erdiği kararlar dikkate alındığında ekli tablonun (G) sütununda belirtilen yarg ılama sürelerinin makul olmadığı sonucuna varmak gerekir. 27. Açıklanan gerekçelerle Anayasa nın 36. maddesinde güvence al tına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilme si gerekir. C. Mahkeme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia1. Başvurucuların İddiaları 28. Başvurucular; işverence iş akitlerine KHK gereği son verildi ğinin belirtilmesine rağmen terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduklarına dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığını bu nedenle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvurucular; haklarında tutulan gizli bilgiler nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı haklarının; işte n çıkarılmaları nedeniyle gelir kaybı ve emeklilik haklarının ell erinden alındığını ileri sürerek mülkiyet ve çalışma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür . 2. Değerlendirme29. Anayasa nın Hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Somut olayda başvurucuları n temel iddiası; ası l işveren tarafından terör örgütü ile iltisaklı olarak gösterilme sinin derece mahkemelerince yeterli kabul edilerek esası hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan işe iade davalarının reddedilmesidir. Bu nedenle başvurucuların idd ialarının adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkı yönünden incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 31. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkeme h akkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gere kir. Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 6b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 32. Anayasa Mahkemesi eldeki başvuruda uygulanacak ilkeleri başv uruya benzer olgu ve iddiaları içeren Berrin Baran Eker kararında belirlemiştir ( Berrin Baran Eker 53-60). Anılan kararda belirtildiği üzere demokratik bir toplum da vazgeçilmez bir hak niteliğindeki adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri ola n mahkeme hakkı uyuşmazlığın bir mahkeme önüne getirilebilmesini, dava konusu e dilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı iddia ve savunmaların yargı merciince incelenerek değerl endirilmesini ve bir karara bağlanmasını, ayrıca verilen kararın icra edilmesini gerektirir . Buna göre mahkeme hakkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası haklarını içerir ( Berrin Baran Eker 55). 33. Mahkemenin önündeki uyuşmazlığı karara bağlarken taraflardan birinin iddia ve savunmasına bağlı kalarak buna karşı diğer tarafın öne sürdü ğü esaslı itirazları tartışmadan yargılamayı sonuçlandırması hâlinde -ortada şeklî anlamda bir k arar bulunsa bile- gerçek anlamda bir yargılama yapıldığından bahsedilemeyecektir. Bu dur umda uyuşmazlığa karşı yargı yolunun teorik olarak açık olması pratikte bir anlam ifad e etmeyecek, böylece mahkeme hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkı bir yanılsam adan ibaret kalacaktır (Berrin Baran Eker 56). 34. Diğer taraftan mahkemelerin önündeki uyuşmazlığın esasını in celememesi sadece adil yargılanma hakkını zedelemekle kalmaz, aynı zamanda davanın konusun u oluşturan medeni hakkın bağlantılı bulunduğu diğer (maddi) hak ve özgürlükler yönünden etkili başvuru hakkının ihlal edilmesine de yol açabilir. Yargı sal başvuru yolları, çoğunlukla bir hak veya özgürlükle bağlantılı uyuşmazlıkların çözüme kavuş turulması amacıyla ihdas edilmiştir. Kişiler dava açmak suretiyle mahkemelerden hak ve ö zgürlükleriyle ilgili olarak yargısal koruma talep etmektedir. Bireylerin yargısal koruma ta leplerine cevap vermek, bu bağlamda dava konusu uyuşmazlığın esasını inceleyerek iddia ve savunmaları değerlendirdikten sonra davayı karara bağlamak yargı mercilerin in anayasal yükümlülüğüdür (Berrin Baran Eker 57). 35. Bununla birlikte adil yargılanma hakkı davanın sonucuna yöne lik bir güvence içermemekte yargılama sürecinin adil olarak yürütülmesini temin edecek birtakım usul güvenceleri sunmaktadır. Dolayısıyla bireysel başvuru incelemel erinde adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirme yapılırken davanın sonucuna ilişkin bi r çıkarım yapılması mümkün değildir. Anayasa Mahkemesinin tarafların öne sürdüğü ve esasa etkili olan iddiaların -mahkeme hakkının gereği olarak- derece mahkemelerin ce işin mahiyetinin gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini denetleme görevi bulunmaktadır ( Berrin Baran Eker 58). 36. Öte yandan Anayasa Mahkemesi Berrin Baran Eker kararında vurgulandığı üzere 667 sayılı KHK'da, devletin millî güvenliğine karşı faali yette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerl endirilen işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesi öngörülmüş ancak yargı mercilerini n denetim yetkisini kısıtlayan herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu bakımdan 66 7 sayılı KHK'nın 4. maddesi dayanak gösterilerek iş sözleşmesi feshedilen işçiler t arafından açılan işe iade davalarının esasının incelenmesini önleyen herhangi bir düzenle me bulunmamaktadır ( Berrin Baran Eker 69). Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 737. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve bu Kanun'u yor umlayan Yargıtay içtihatlarına göre asıl işverenin alt işverenden sözleşmenin fe shini istemesi feshi kendiliğinden tek başına geçerli hâle getirmemektedir. Ayrıca h er ne kadar işten çıkarmanın şüphe feshine dayalı olduğu, dolayısıyla niteliği gereği şüphen in veya şüpheye götüren olguların ispatının imkânsız olduğu haklı olarak ileri sürülebi lirse de -Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere- derece mahkemelerince işvereni şüpheye g ötüren olguların ispat koşulu aranmadan bir bütün olarak değerlendirilmesine engel bir durum yoktur. Aksi takdirde işverenin şüphesine dayanak olguların değerlendirilememesi, böy lece feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının incelenememesi şüphe feshinde yargı yolu nun açık olmasını anlamsız kılar. Dolayısıyla derece mahkemelerinin başvurucunun iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığını inceleme yükümlülüğünün bulunmadığı sonuc una ulaşılmasını gerektirecek herhangi bir neden söz konusu değildi r (Berrin Baran Eker 69). 38. Kısacası 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde belirtilen örgüt, yapı, oluşum veya gruplara üye olunması ya da bunlara mensubiyetin veya iltisakın yahut irtibatın bulunması geçerli bir fesih sebebi olarak öngörülmüştür. Ancak bu düzenle me sözü edilen yapılarla irtibatının bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilen bir işçinin açtığı işe iade davasında derece mahkemelerinin geçerli fesih sebebi olarak gös terilen olguyu, diğer bir ifadeyle işçinin kuralda belirtilen yapılarla irtibatının bulun up bulunmadığını iş hukukunun kurallarını da gözeterek araştırma ve ortaya koyma yükümlülüğün ü ortadan kaldırmamaktadır (Berrin Baran Eker 71). ii. İlkelerin Olaya Uygulanması 39. Somut olayda da anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir dur umun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Derece mahkemeleri, adil yargılanma hakkının b ir unsuru olan mahkeme hakkı gereği asıl işverenin başvurucu hakkındaki değerlendirmes inin objektif ve makul dayanakları olup olmadığını, dolayısıyla geçerli feshin koşulla rının oluşup oluşmadığını incelemeden asıl işverenin şüphesine bağlı kalarak sonuca varmı ştır. Başka bir ifadeyle derece mahkemeleri yargısal fonksiyonun esasını oluşturan uyuşm azlığın içinde yer alan maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınması ve karara bağ lanması işlevini yerine getirmemiş, gerçek anlamda bir yargısal faaliyet icra etmemişti r. Dolayısıyla hukuk düzeni tarafından başvurucuya tanınan feshe karşı yargı yolunun açık o lması teorik olmaktan öteye geçememiştir. Bu durumda başvurucuların mahkeme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmaktadır. 40. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun Anayasa nın 36. maddesin de güvence altına alınan mahkeme hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. 41. Adil yargılanma hakkı yönünden ulaşılan sonuç gözetildiğinde başvurucuların diğer ihlal iddialarının ayrıca incelenmesine gerek görülmemişt ir. D. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 42. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 8 (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir... (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 43. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesi ve makul sürede yargı lanma haklarının ihlali nedeniyle 15.000 TL manevi tazminata karar verilmesi tal ebinde bulunmuştur. 44. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kal dırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmiştir. Anayasa Mahkemesi diğer bir kararında i se bu ilkelerle birlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiy le sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 45. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural, mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 46. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı ve mahkemenin ihlal i gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun'un 50. maddesin in (2) numaralı fıkrası ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü nün 79. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendi uyarınca ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeni den yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak ihlali ortadan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde usul hukukundaki yargılam anın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). 47. İncelenen başvuruda, yargılama süreçlerinin uzun sürmesi ned eniyle makul sürede yargılanma hakkının; derece mahkemelerinin dava konusu u yuşmazlığın esasını incelememeleri sebebiyle mahkeme hakkının ihlal edildiği sonucu na ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kararından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 948. Bu durumda makul sürede yargılanma hakkının ihlali neticesin de; ihlalin tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararları karşılığında, her bir başvurunun somut özelliği ile Anayasa Mahkemesi kararlarında belirlenen ilkelere göre tespit edilerek ekli tablonun (H) sütununda yer verilen net tutarlarda manevi tazmin atın başvuruculara tabloda gösterilen şekilde ödenmesine karar verilmesi gerekir. 49. Mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapılacak ye niden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun'un 5 0. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına y öneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı verilerek Anayas a Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında belirtile n ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yenid en yargılama yapılmak üzere Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. 50. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tablonun (E) sütunu nda gösterilen tutarlardaki harcın başvuruculara ayrı ayrı 3.000 TL vekâlet üc retinin müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle; A. Adli yardım talebinde bulunan başvurucuların adli yardım tale binin KABULÜNE, B. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Mahkeme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİL EBİLİR OLDUĞUNA, C. 1. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sür ede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, 2. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıl anma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, D. Ekli tablonun (H) sütununda belirtilen net tutarlarda manevi tazminatın başvuruculara AYRI AYRI ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taz minat taleplerini n REDDİNE, E. Kararın bir örneğinin mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere Tatvan 1. As liye Hukuk Mahkemesine (Esas numaraları ekli tablonun (D) sütununda gösterilmiştir.) G ÖNDERİLMESİNE, F. Ekli tablonun (E) sütununda gösterilen harcın başvuruculara A YRI AYRI, 3.000 TL vekâlet ücretinin MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, Başvuru Numarası : 2019/38034 Karar Tarihi : 4/11/2020 10G. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmas ına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar ge çen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, H. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 4/11/ 2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahadd in MENTEŞ