TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20.... KARAR NO : 20... BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : OSB Yönetik Kurul Kararının İptali İstemi DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan OSB Yönetik Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları: Davalı ......Kurulu, 05.11.2025 tarihli yazısı ile müvek…
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20.... Esas - 20.... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 20.... KARAR NO : 20... BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : OSB Yönetik Kurul Kararının İptali İstemi DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 15/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan OSB Yönetik Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın iddiaları: Davalı ......Kurulu, 05.11.2025 tarihli yazısı ile müvekkil şirkete, “asfaltlama çalışmaları kapsamında belirlenen ek aidat bedeli” olarak 13.233.206,08.- Türk Lirasının, 15.12.2025 tarihine kadar OSB hesabına yatırılmasını bildirdiği, söz konusu karar, OSB katılımcılarından ek mali yükümlülük tahsiline ilişkin olduğu, ancak bu yükümlülük, katılımcıların görüşü alınmadan, genel kurul onayı olmadan ve bütçe kalemlerinde öngörülmeden yalnızca yönetim kurulu kararıyla tesis edildiği, bu haliyle karar, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu’na, OSB Uygulama Yönetmeliği’ne ve eşitlik şeffaflık ilkelerine ve Karasu OSB’nin 2025 bütçe planlamasına aykırı olduğu, davalı OSB’nin aidat ve benzeri giderleri, ortak altyapı ve hizmetlerden katılım payı esasına göre belirlenmesi gerektiği ancak davalı OSB, somut bir mali rapor, metraj veya ihale sonucu açıklamadan, hangi esaslara göre hesaplandığı belli olmayan şekilde tek taraflı olarak ek aidat tahakkuk ettirdiği, müvekkil şirket, söz konusu talebin hukuka aykırı olduğunu düşünmekte olup, belirtilen bedeli henüz ödemediği, hal böyle olunca hukuka aykırı ek aidat kararının iptali ve ileride doğabilecek haksız tahsilin önlenmesi huzurdaki davanın ikamesi zarureti hasıl olduğu, üstelik davalı OSB’ye ait banka hesaplarında, OSB içinde faaliyet gösteren katılımcıların ödediği katkı paylarından ve elektrik satışından biriken miktarlar, kararda bahsi geçen asfalt yapımına fazlasıyla yetecek miktarda olmasına rağmen bu birikimler harcanmadan, müvekkil şirketin büyük miktarda ödeme yapmaya zorlanması da anlaşılabilir bir tutum olmadığı, yukarıda zikrettiğimiz üzere iptalini talep ettiğimiz karar açıkça usul ve esas hükümlerine aykırı olduğu, Nitekim 2025 yılı bütçe planlamasına istinaden müvekkil şirket üzerine düşen edimleri yerine getirmiş ve 10.870.720,80.- Türk Lirası katkı payının tamamını ödemediği, öte yandan özellikle talep edilen bedelin yüksekliği itibarıyla, söz konusu kararın icra edilecek olması müvekkil şirket açısından ileride telafisi imkansız zararların doğumuna sebebiyet vereceği, hal böyle olunca takdiren teminatsız, huzurdaki davanın sonuna kadar geçerli olmak üzere; 13.233.206,08.- Türk Lirası bedelin tahsil edilmemesine ve davalının, söz konusu kararın uygulanmasına yönelik icra veya tahsil işlemlerinden men edilmesine karar verilmesini talep etmek zarureti hasıl olduğu, öncelikle huzurdaki davanın sonuna kadar geçerli olmak üzere; 13.233.206,08.- Türk Lirası bedelin tahsil edilmemesine ve davalının, söz konusu kararın uygulanmasına yönelik icra veya tahsil işlemlerinden men edilmesini, yapılacak yargılama neticesinde Karasu Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu’nun 05.11.2025 tarihli ve 2025-22 sayılı “ek aidat” konulu kararının iptaline ve her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava OSB Yönetim Kurul Kararının İptali davasıdır. TTK nun 5. Maddesine göre "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. Özellikle belirtmek gerekir ki salt sermaye şirketi ortağı ya da yöneticisi olmak; şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunması itibariyle bir ticari işletmenin kısmen de olsa kendi adına işletilmesi anlamını taşımayacağından bu kimsenin tacir sayılması için yeterli değildir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 2022/1301 Esas 2023/60 Karar sayılı kararı) TTK nun 4/1 maddesinde yer alan bu genel kuralın yanında TTK'nın 4. maddesinin son cümlesindeki düzenleme nedeniyle yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale ve vedia gibi sözleşmelerden doğan davalarla fikri ve sınai haklara ilişkin davalar da ticari davadır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken, burada sayılan davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması yeterli görülmüştür. 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gereklidir. (Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 2022/4599 Esas 2023/3797 Karar sayılı bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi kararı) Somut davada uluşmazlık OSB yönetim kurulu kararının iptali talebine ilişkin olup mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davada mahkememiz görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup dava şartlarındandır. HMK nun 138/1 maddesindeki " Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile aynı yasanın 320/1 maddesindeki "Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir." düzenlemesi ve "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır" şeklindeki HMK nun 115/1 maddesi ile usul ekonomisi nazara alınarak dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; davacı tacir olmadığından ve uyuşmazlık ticari dava niteliğinde bulunmadığından mahkememizin görevsizliğine ve davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, 2-Bu görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulması ve istinaf dairesince verilecek red kararı ile görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize bir dilekçe ile başvurularak gönderme talep edilmesi halinde dosyanın görevli Karasu ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Yukarıda belirtilen yasal süre içinde göndermenin talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve yargılama giderlerine hükmedileceği hususunun ihtarına, 4-Mahkememiz ile Karasu ... Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olduğundan, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, HMK'nın 21. maddesi gereği görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine resen gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile tensiben karar verildi. 15/12/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza