T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 12/09/2023 Dava Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi: 16/02/2022 Karar Yazım T: 08/01/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DA…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İncelenen Kararın Mahkemesi : Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 12/09/2023 Dava Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi: 16/02/2022 Karar Yazım T: 08/01/2026 İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile, davacı ile davalı yüklenici arasında davacıya ait Antalya ili ...ilçesinde bulunan otelde elektrik ve mekanik tesisat işlerinin yapımı, lobinin ve bar bölümünün, kitap okuma bölümü ve şömine kısmının yapımı için anlaşma sağlandığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmayıp sözlü olarak anlaştıklarını, 6 haftalık süre kararlaştırıldığını, davalı mimar .. na anlaşma gereğince 350.000,00 TL banka vasıtasıyla ödeme yapıldığını, davalıların işi tamamlamadığını ve ertelediğini, 26/10/2021 tarihinde işi bıraktıklarını, davalıların birlikte sorumlu olduklarını, davacının sözleşmeye katlanmasının beklenemeyeceğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, 250.000,00 TL alacağın 14/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevabında, davacının sözleşmeyi feshedilerek alacak talep ettiğini, davacının davalı şirkete bir ödemesinin bulunmadığını, davalı ... Grup ile davacı araksında elektronik ortamda mutabakata varılarak eser ve danışmanlık sözleşmesi düzenlendiğini, ....mekanik- elektrik sözleşmesi ve proje mühendislik sözleşmeleri yapıldığını, ...Mekanik ve Elektrik Sözleşmesine göre, otelin sözleşmede belirtilen tadilat işlerinin toplam 865.000,00 TL bedel karşılığının davalılar tarafından tamamlanmasının kararlaştırıldığını, proje mühendislik sözleşmesine göre de, aylık 7.500,00 TL danışmanlık hizmeti verilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, sözleşme gereğince işe başlandığını, ancak 26/10/2021 tarihinde sözleşmenin davacı tarafça feshedildiğini ve şantiyeden atıldıklarını, feshin haksız olduğunu, işverenden kaynaklı sözleşmenin ifasını imkansız hale getiren durumlar olduğunu, davacının talimatıyla davacıya başka yerlerdeki otel ve fabrikaların proje danışmanlığı ve imalat işlerinin yapıldığını, davacının haksız fesih sebebiyle işlerin tamamlanamadığını, yapılan işler bedelinin ve hak edişin davacıdan tahsil edilemediğini, dava konusu olay üzerine taraflar arasında yapılan ve İstanbul ilinde bulunan bir sözleşme ile de yaşandığı, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Esas sayılı dosyanın halen bu konuda derdest olduğunu, sözleşme gereği yapılan işlerin ve sözleşme dışı yapılan işlerin belirlenmesi halinde, davalı tarafın yapmış olduğu masraf ve uğradığı zararın iadesi istenen bedelden daha fazla olduğunun anlaşılacağını, haksız fesih sebebiyle uğranılan zararın ve tahsil edilemeyen alacaklar yönünden hakların saklı tutulduğunu, elinde sözleşme bulunmasına rağmen mahkemeye davacının sunmadığını, davalı ... nun davalı şirketin anlaşmalı çalışanı olup taraf sıfatının bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, eser sözleşmesinin geriye etkili şekilde feshedilmesi (sözleşmeden dönme) halinde sözleşmenin hiç yapılmamış gibi başa dönüleceği, bu durumda tarafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre aldıklarını geri vermekle yükümlü oldukları, (TBK'nın 77 ve 125/Ⅲ) ayrıca eser sözleşmesinde yüklenici işin teslimi ile bedele hak kazandığından, bundan önce yükleniciye yapılan ödemeler veya kat karşılığı eser sözleşmesinde olduğu gibi devri yapılan payların avans niteliğinde olduğu, sözleşmenin geriye etkili olacak şekilde feshedilmesinin başka bir anlatımla sözleşmeden dönülmesi halinde kural olarak ve öncelikle bu avansların yine kural olarak aynen iade edilmesi gerektiği, bunun için sözleşmenin feshinde kimin haksız olduğunun bir önemi olmadığı, sözleşmenin haksız yere feshedilmiş olması halinde, buna bağlı sonuçların kanunla veya içtihatlarla kabul edilmiş olduğu, bunların kusur ve zarar incelemesi gerektiren hususlardan olup avans ödemelerinin bu kapsama girmeyeceğinin açık olduğu, eser sözleşmesi iki taraflı bir sözleşme olduğu için, her iki tarafın hem alacaklı, hem de borçlu olabileceği, sözleşmeden dönülmesi halinde tasfiye sonucu her iki tarafın da alacaklı çıkabileceği, bu durumda takas-mahsup veya karşı davayla alacak talebinde bulunulmuş ise, karşılıklı olarak ve borçlar mahsuplaştırılarak sadeleştirme yapılacağı veya karşı davada hükmedilmek suretiyle sonuca gidileceği, bunun için davalı tarafından da belirtilen şekilde talepte bulunulmuş olması gerektiği, bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı yüklenici tarafından, taraflar arasındaki davaya konu eser sözleşmesi ilişkisi kapsamında henüz ifanın tamamlanmadığı ve alınan bilirkişi rapor ile de makul sürede tamamlanmayacağının anlaşıldığı aşamada, davacı iş sahibi tarafından sözleşmeden dönülmüş ve yukarıda açıklandığı üzere nakit bedel karşılığı eser sözleşmelerinin özelliği gereğince tek taraflı bu dönme beyanı karşı tarafa ulaştığı andan itibaren geçerli olduğundan, davacı iş sahibinin bu sözleşme kapsamında avans mahiyetinde davalıya ödemiş olduğu bedeli iade talebinin haklı bulunduğu, davalı taraf bu sözleşme kapsamında işin devam edeceği inancı ile anlaşmalar ve giderler yaptığını, bunların davacıdan tahsili gerektiğini savunduğu, davalı tarafın bu kapsamda yapmış olduğu işlerin bedeli mahsup edilerek davacının alacağının hesaplanması gerektiği, ek raporda belirtlen ....mimarlık’a yapılan ödeme cevap dileçesinde delil olarak bildirildiğinden savunmanın genişletilmesi kapsamında değerlendirilmediği, bu bedelin de mahkemece dikkate alındığı ve 209.800,00 TL giderin bulunduğunun anlaşıldığı, netice itibariyle bedel karşılığı eser sözleşmelerinde tek taraflı irade beyanı olan dönme açıklaması bozucu yenilik doğuran bir hak olduğundan dönme açıklamasının karşı tarafa ulaşmasıyla sözleşmeden dönülmüş olup sözleşme bedeli olarak verilen ücretin iadesi gerektiği, eldeki davada taraflar arasında sözleşme konusu işin zamanında yapılıp teslim edilmemesi nedeniyle davacı iş sahibinin sözleşmeden döndüğü anlaşıldığından, işin bedeli olarak ödenen avansın davalı tarafça yapılan giderler mahsup edilerek iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı .. na açılan dava yönünden ise, davalı şirket ortak ve yetkilisinin ... olduğu, dosya kapsamında alınan tanık beyanlarında .. nun şirket çalışanı olduğunun anlaşıldığı, bu davalı yönünden husumet nedeniyle reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar dosya içerisinde ve sistem üzerinde arabuluculuk sarf kararı bulunmadığı tespit edilmiş ise de, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26. maddesi, HMK.nun 297/1-ç ve 326. maddeleri gözetilerek, dava öncesi ödenen arabuluculuk ücreti ile zorunlu giderlerin yargılama giderleri olarak hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 140.200,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...İnş. San. Tic. Ltd. Şti’den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ....yönünden açılan davanın reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı şirket vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, davalı .. nun sadece bir çalışanı olmadığının tanık anlatımlarıyla birlikte sabit olduğunu, davalı şirket ile hareket ettiğini, 350.000,00 TL'lik tahsilatı yaptığını, bu nedenle müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, aksinin kabulü halinde, adı geçen davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemenin davalı şirketin dava dışı firmayla yaptığı anlaşmaya göre sunduğu tahsilat makbuzu dikkate alınarak, davacı alacağından 130.000,00 TL indirim yaptığı, bu durumu kabul etmekle birlikte davalı şirketin ticari defterlerinde bu ödemeye ilişkin kayıt ve belge bulunmadığını, davalı tarafın sunduğu teklif mektubuna göre, ücretin alınmasından 18 gün sonra iş başı yaptıklarını ve sembolik bir eser ortaya koydukları, mahkemece davalı şirket lehine hüküm altına vekalet ücretine yönelik olarak başlatılan icra takibinde alacaklı olarak .. nun yetkilisi olduğu ....Yöneticiliğinin belirtildiği, adı geçen davalı yanında bu kişinin yönettiği diğer firmaların da davalı şirket hesabına hareket ettiğinin anlaşıldığı, sözleşmeden dönme ve işin başkasına yaptırılmasında haklı oldukları gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. Davalı şirket vekili, mahkemece taraflar arasında sözleşme bulunmadığının tespitinin yapılması halinde davanın tamamen reddi gerektiği, alınan bilirkişi raporunda sözleşmenin varlığının kabulüyle işin yapılabileceği makul sürenin belirlenip bu süre içerisinde yapılamayacağının anlaşıldığının tespitinin yapıldığı, bu belirlemenin mahkemece kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi incelemelerinin eksik ve hatalı olduğu, davalı tarafından söz konusu iş sebebiyle zaman ve emek kaybı yaşandığı, işçiye malzeme harcaması yapıldığı, bu hususun göz önüne alınmadığı, davanın reddi gerektiğini, davalı şirkete yapılan bir ödeme bulunmadığını, elektronik ortamda anlaşma sağlandığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı, davalının sözleşme bedeli olan 865.000,00 TL'nin tamamına hak kazandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı şirket yüklenici, diğer davalı ise yüklenici olduğu iddia edilen şahıstır. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1.İlk derece mahkemesi yaptığı yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar vermiş ise de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Davacı ile davalı şirket arasında elektrik ve mekanik tesisat projelerine ilişkin eser sözleşmesi bulunduğu, davacı iş sahibinin sözleşmeden döndüğü ve yapılan ödemenin iade edilmediği mahkemenin kabulündedir. Taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş ise de, tarafların imzalarını taşıyan yazılı bir sözleşme bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Taraflar arasında sözleşme bedeli ve yapılan iş konusunda anlaşmazlık bulunduğundan davalı yüklenici şirket tarafından gerçekleştirilen imalatın bedelin yapıldığı yıldaki mahalli rayice (Mahalli rayice KDV ve yüklenici karı dahildir.) göre belirlenmesi gerekir. Hal böyle iken ilk derece mahkemesince yapılan işin mahalli rayiç yerine dava tarihindeki yapım bedelinin esas alınması doğru olmamıştır. 3.2. Mahkemece davalı yüklenici şirketin yapım tarihindeki mahalli rayice göre yaptığı işlerin bedeli belirlenmeli, ayrıca davalı yüklenicinin faturalara konu ettiği mermer vs işlerin davacı iş sahibine teslim edilip edilmediği, bunların mahallinde yapılan imalatla uyumlu olup olmadığı hususları da araştırılıp bu konuda rapor/ek rapor alınmak suretiyle davalı yüklenicinin hak edişi belirlenmeli, bundan sonra davacı iş sahibi tarafından yapılan ve ispatlanan ödemeler düşülerek iş sahibinin davalı yüklenici şirketin hak edişten fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.3. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, kararın esası incelenmeden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran davacı ve davalı şirkete iadesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 08/01/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.