4. Hukuk Dairesi 2021/18400 E. , 2021/5855 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş vekili Av.... tarafından, davalı ... aleyhine 01/08/2019 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen 24/12/2019 günlü karara yönelik Adalet Bakanlığı tarafından Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından k…
**4. Hukuk Dairesi 2021/18400 E. , 2021/5855 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı Otoyol Yatırım ve İşletme A.Ş vekili Av.... tarafından, davalı ... aleyhine 01/08/2019 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine dair verilen 24/12/2019 günlü karara yönelik Adalet Bakanlığı tarafından Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından kanun yararına bozma talep edilmesi üzerine dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. KARAR Davacı vekili, davalıya ait aracın, müvekkili şirketin işlettiği otoyoldan ihlalli geçişi nedeniyle geçiş ücreti ve geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki ceza tutarı toplamından ibaret alacağın tahsili amacıyla ... 32. İcra Müdürlüğünün 2019/3479 sayılı dosyasından başlattıkları ilamsız takibe davalı/borçlu tarafından yetkiye ve borca itiraz edilmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının yüzde kırktan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6. maddesine göre genel yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu, ayrıca 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73. maddesinin 5. fıkrası uyarınca tüketici davalarının tüketicinin ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği, otoyol geçiş ihlalinden kaynaklı alacağın varlığının öncelikle sözleşmenin mevcudiyeti, daha sonra da davacının edimini yerine getirip getirmediğinin tespitinden sonra belirleneceği, dolayısıyla davanın konusunun münhasıran para borcuna ilişkin olmadığı, aksi halde tüm borç ilişkilerinden doğan borçların para borcu olduğu şeklinde bir sonuca ulaşılacağı, bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen yetki kuralının uygulanamayacağı, davalının ... olan yerleşim yeri itibariyle usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulunmadığı, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde takip yapılması gerektiği gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine kesin olarak karar verilmiştir. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Adalet Bakanlığı, kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun yetkiyi düzenleyen 50. maddesinin 1. fıkrasına göre, para ve teminat borçlarına dair icra takiplerinde yetkili icra dairesi, 6100 sayılı HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. 6100 sayılı Kanun’un 6. maddesine göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın