T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/903 - 2025/1125 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/903 KARAR NO : 2025/1125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2025 NUMARASI : 2020/144 Esas - 2025/120 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/903 - 2025/1125 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/903 KARAR NO : 2025/1125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2025 NUMARASI : 2020/144 Esas - 2025/120 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 25/09/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07/10/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 14/02/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralandığını, kazaya sebebiyet veren aracın plakası tespit edilemediğinden 5684 sayılı Yasa gereğince davalı ... davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunu, yapılan başvuru neticesinde davalı tarafından bir miktar ödeme yapılmış ise de davacının zararlarını karşılamadığını belirterek, HMK'nın 107. maddesi gereğince belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17/01/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesiyle dava değerini 193.067,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece davanın kabulüne, 193.067,00 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının 24/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava açılmadan önce ek tazminat sebebiyle de davalı kuruma başvuru koşulu arandığından ve huzurdaki davanın da gerekli şart yerine getirilmeden açılması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, dava konusu zararlandırıcı olay sebebiyle, dava öncesinde davalıya yapılan başvurunun değerlendirilmesiyle 19.12.2016 tarihinde 116.933,00 TL ödemede bulunulduğunu, hükme dayanak yapılan raporlara itirazlarının mahkemece değerlendirilmediğini, davalının davadan önce ödemede esas aldığı maluliyet oranı (%28) ile yargılama sırasında alınan raporda belirlenen oran (%32) arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hükme esas alınan raporun uygun yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığı gibi, heyet teşkilinin de sağlanmadığını, raporda görme kaybı için maluliyet oranı belirlenmiş ise de raporu hazırlayan kurulda, göz branşı konusunda uzman hekim bulunmadığını, hükme esas alınan A.Ü. Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığı’nın 29.07.2024 tarihli raporunda, ihtisas dalları belli olmayan öğretim üyelerinin imzalarının yer aldığını, davacının sakatlık oranına katkısı tespit edilen arazlar arasında görme kaybı yer almakta ise de, raporda göz branşı konusunda uzman hekim imzası bulunmadığını, davalı tarafından davacının olayda 2/8 oranında (%25) kusurlu olduğu kabulü ile ödeme yapıldığını, hükme esas alınan raporda bu oranın %15 olarak kabul edildiğini, çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davacıya yapılan ödeme tarihi itibariyle ödemenin yeterli olduğunu, ödeme güncellenmesi yapılırken asgari ücretteki artış oranının göz önünde bulundurulmadığını, raporda 1.8 teknik faiz indirimi uygulanması gerektiğini, güncel tazminat değişen asgari ücret üzerinden hesaplanırken, ödenen tazminatın güncel tutarının yasal faiz üzerinden hesaplanmasının yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, artan maluliyet oranı üzerinden (%32-%28) tazminat hesabı yapılması gerektiğini, ıslah tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu, ek tazminata ilişkin davalıya başvuru yapılmadığından davalının temerrüde düşmemiş olması nazara alınarak mahkemece hükmedilen tazminat miktarlarına temerrüt tarihinden faiz işletilmesinin yerinde olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece verilen karar kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceme neticesinde; Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 14.02.2016 tarihinde plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsünün, sevk ve idaresindeki otomobil ile bölünmüş yolda orta şeritte seyri sırasında geldiği olay mahalli yol bölümündeki refüj aralığından, sağdan sola doğrultu değiştirmesi sırasında, sol şeritte geriden seyir halinde gelen sürücü ...’ın da idaresindeki otomobille, önünü kapatan araçla çarpışmamak için sola manevra sonrası, kontrolden çıkan aracıyla orta refüj üzerinden, karşı yönden gelen araçlara ait yol bölümüne geçmesiyle, karşı yönden sol şeridi takiben gelen sürücü ...’in idaresindeki ... plakalı kamyonetin sol yan kısımlarıyla, aracının ön kesimleriyle çarpışmasıyla meydana gelen kazada plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsü'nün KTK'nın 84/f ve 47/1-c maddesindeki kural ihlali ile kusurlu olduğu, sürücü ...'ın KTK’nın 52/1-a maddesindeki kural ihlali ile kusurlu olduğu, diğer sürücü ...’in ve park halindeki ... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiği, mahkemece alınan 09/07/2020 tarihli ATK raporunda, kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsü'nün %85 oranında, sürücü ...’ın %15 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirlendiği, Ankara 1.Ağır CM’nin 2016/138 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu uyarınca sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen kırmızı renkli opel marka aracın sürücüsünün doğrultu değiştirme manevraları yanlış yapma kuralını ihlal ettiği ve yine trafik ve ışık levhalarını uymadığı, solundan gelen araç trafiğini kontrol etmeden ve orta refüjdeki ileri mecburi yön lehvasına dikkat etmeden sola kontrolsüz ve ani şekilde dönüş yaparak kazaya sebep olduğu olayda asli kusurlu bulunduğu, sanık ...'ın ise hızını kullandığı aracın yük ve teknik özelliği yol ve trafik durumu şartlarına uyulmadan kullandığı için tali kusurlu olduğu ... plakalı aracın sürücüsü ...'in ise kusursuz olduğunun belirlendiği, neticeten sanık ...'ın sübut bulan birden fazla kişiyi taksirle öldürme suçundan dolayı eylemine uyan TCK'nın 85/2.maddesi uyarınca cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, mahkemece A.Ü.Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan 29/07/2024 tarihli raporda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının sol gözde görme kaybı niteliğindeki yaralanmasına ilişkin özür oranının %32 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlem Yönetmeliğinin 12. maddesine göre, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının belirlendiği, mahkemece alınan 03/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacının olay nedeniyle uğradığı gerçek net maddi bakiye zararının 3.401.344,82 TL olduğu, ... sorumluluğu yönünden ise, 2016 yılı teminat limiti olan 310.000,00 TL’den yapılan 116.933,00 TL ödeme düşünüldüğünde, ... sorumlu olacağı miktarın 193.067,00 TL ile sınırlı olacağının belirlendiği, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkeme kararının gerekçesine göre, mahkemece hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşu ve ceza yargılamasında maddi vaka olarak kesinleşen kusur durumuna uyumlu olduğu, buna göre kazanın meydana gelmesinde plakası tespit edilemeyen aracın kimliği belirlenemeyen sürücüsü'nün %85 oranında, sürücü ...’ın %15 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'in kusursuz olduğunun belirlenmesine, davanın açılmasından önce davalı ... usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığı anlaşılmakla eldeki ek talebe yönelik davada yeniden başvuru yapılmamış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, rapor tanziminde, Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 19.03.2024 tarihli sağlık kurulu raporunun nazara alındığının anlaşılmasına, anılan raporda, "Geçirilmiş sol gözde siklopeterya, brüch membran rüptürü bulunduğu, mevcut retina bulgularının çok, yüksek olasılıkla geçirilmiş travmaya bağlı olduğu" açıkça belirtilmesine, bu kapsamda davacının sol gözde görme kaybı niteliğindeki yaralanmasına ilişkin özür oranının %32 olduğu, 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 hafta süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu, Maluliyet Tespiti İşlem Yönetmeliğinin 12. maddesine göre, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının belirlenmesine, mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, raporda davacıya davadan önce yapılan ödemenin yetersiz kaldığı belirlemesinin usulüne uygun şekilde yapılmış olmasına, yerleşik Yargıtay uygulamaları uyarınca raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi uygulanmış olmasında bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, eldeki davanın artan maluliyet iddiasına değil yetersiz ödeme iddiasına dayalı olarak açılmış olması nazara alındığında aktüer hesaplamada bu yönden de bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına, davanın belirsiz alacak davası mahiyetinde açılmış olması ve dahi ıslah tarihi itibarıyla da ceza zamanaşımının dolmamış olması birlikte nazara alındığında ıslah edilen kısma ilişkin davalı tarafın zamanaşımı itirazının yerinde olmadığının anlaşılmasına, davacı tarafça davanın açılmasından önce usulüne uygun eksiksiz başvuru yapılmış olması nazara alınarak davalı aleyhine hükmedilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 13.188,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 3.297,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.891,20 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.