İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/09/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili asıl dosyadaki dava dilekçesinde özetle; davacının alacağının sağlanması amacıyl…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : ...... VEKİLLERİ : Av... Av... ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : ...... VEKİLİ : Av... DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ : 25/09/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2025 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili asıl dosyadaki dava dilekçesinde özetle; davacının alacağının sağlanması amacıyla Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile 4.511,14 TL üzerinden borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin borca itiraz ettiğini, dava konusu takibin faturaya dayandığını, davalının faturayı kabul etmesine rağmen takibe itiraz ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile davalı borçlunun icra takibine yaptığı tüm itirazların iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili asıl dosyadaki cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olması sebebiyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı tarafın faturalara dayanarak başlattığı icra takibi sebebiyle davalının davacıya borcunun bulunmadığını, iş bu davanın Mahkemede bulunan ... Esas sayılı dosya ile bağlantılı olduğunu, bu dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen ... Esas sayılı dosyadaki dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketten olan alacağının tahsil edememesi nedeniyle davalı şirket aleyhine Konya ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlandığını, ancak davalının itirazı üzerine de takibin durdurulduğunu belirterek; davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili birleşen ... Esas sayılı dava dosyasının cevap dilekçesinde özetle; davada yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğu, esasa ilişkin olarak davalı şirket ile davacı şirket arasında, davacının üstlendiği asansör yapım işinin kapsamının detaylı bir şekilde belirlenmesi amacıyla 2021 yılının temmuz ayında görüşmeler yapıldığını, davacı şirketin, müvekkiline 09/07/2021 tarihli proformada sunulan teklife göre; 2 adet tamamlanmış asansörün kurulum ve montajı ile 1 metal konstrüksiyon yapımı için davacı şirkete 36.590 USD + KDV olmak üzere toplam 43.176,20 USD iş bedeli ödeneceği, devam eden görüşmelerin sonucunda özetle; davacının kurulumunu ve montajını üstlenmiş olduğu 2 adet asansör için bu rakama camların da dahil olacağı, asansörlerin metal konstrüksiyonun dış tarafının cam ile kaplanacağı, asansörün duvar kenarına montajının yapılacağı, seyir mesafesinin 5 metre olacağı ve bu bilgiler doğrultusunda 63 m², 444 lamine temperli, 1580x2160 mm-1300x2160 mm ebatları olan cam ve camlara göre bağlantı ekipmanları (connector) olacağı, müvekkilinin davacı şirkete iş bedeli olarak 40.090 USD ön ödeme yapacağı hususlarında mutabık kalındığını, davalı şirketin anlaşma doğrultusunda 11/08/2021 tarihinde 7.500 USD, 19/11/2021 tarihinde 20.000 USD, 26/11/2021 tarihinde 12.090 USD ve 500 USD şeklinde 4 kez olmak kaydıyla toplam 40.090 USD ödeme yaptığını, ancak davacı tarafça mutabık kalınan camların kurulumunun yapılmadığını, bununla da kalınmayarak müvekkili tarafından ödemelerin yapılmasının akabinde yukarıda yazılı camlar dahil mutabık kalınan bedel olan 43.176,20 USD ( 36.590 USD + KDV)'den fazla olacak şekilde icra takibine dayanak yapılan ..... numaralı, 47.306,21 USD ( 40.090 USD+KDV)'lik fatura düzenlendiğini, bu faturanın kabul edilemeyeceğini ve tek taraflı olarak fatura düzenlenip ticari defterlere kaydedilmesinin akdi ilişkinin ve iddia edilen alacağın varlığını ispata yeterli olmayacağını, davacının üstlendiği işi eksik yaptığını, alacağının bulunmadığı gibi müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığı müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir. Asıl Dosyamızda; Davaya konu, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 4.511,14 TL asıl alacak 447,98 TL işlemiş faiz olmak üzere 4.959,12 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 3.331,14 TL ve 1.180,00 TL olan faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememiz dosyasında birleşen Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Nolu Dosyasında; Davaya konu, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 7.216,21 USD asıl alacak 717,08 USD işlemiş faiz olmak üzere 7.933,29 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak 47.306,21 USD olan faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, ticari ilişkinin açık hesap şeklinde yürütülüp yürütülmediği, açık hesap şeklinde yürütülen ticari ilişki nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K.; 25.11.2020 tarihli ve 2017/(19)11-894 E., 2020/942 K. sayılı ilamları) Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir. Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve 2021/(19)11-990 E 2022/1568 K sayılı ilamı) Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/l E., 2003/l K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir. Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve 2021/(19)11-990 E 2022/1568 K sayılı ilamı) Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın 2017/(19)11-926 E 2021/177 K sayılı ilamı) Asıl Dosyamızda; Her iki tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 30/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı tarafından kesilen dolar kaynaklı faturalar dışında davaya konu edilen 29.11.2021 tarihli ...... seri nolu 3.331,14 TL tutarlı ve 30.11.2021 tarihli ...... seri nolu 1.180,00 TL tutarlı faturalardan dolayı davacının alacaklı olduğuna ilişkin her iki tarafın ticari defterlerinde muhasebe/yevmiye kayıtlarının olduğu, tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkememiz Dosyasında Birleşen Dosyada; Davalı tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 29/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; takibe konu alacağın davalı defter ve kayıtlarına usulüne uygun kayıt edildiği, dava konusu alacağın cari hesap bakiyesinden kaynaklandığı ve davalı ...... Ltd. Şti.'nin davacı ...... Ltd. Şti.'ne 3.086,20 USD borcu olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden kaynaklı davalı tarafça yapılan (USD-EFT) ödemeleri ve düzenlenen fiyat farkı faturasından sonra dava takip tarihi itibariyle; Davacı tarafın Davalı taraftan 3.086,21 USD alacaklı olduğu, tahsilata ilişkin herhangi bir ödeme aracının olmadığı belirtilmiştir. Bu kapsamda, taraflar arasındaki ticari ilişkinin açık hesap şeklinde yürütüldüğü, davacının düzenlediği 3 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde davacıya borcu olduğuna yönelik bilirkişi raporu ile yapılan tespit karşısında, davalının ödeme savunmasını usulünce ispatlayamadığı, ayrıca davalının ticari defterlerindeki kayıtlar karşısında, davalının işin eksik yapıldığı ve mutabık kalınan bedelden fazla bir bedel üzerinden fatura düzenlendiği savunmasına kısmen itibar edilmemiş, davacının ticari defterlerindeki kayıtlar da dikkate alındığında, davacının Konya .... İcra müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında fazladan takip yaptığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacının takip tarihi itibariyle Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında davalıdan 4.511,14 TL tutarında alacaklı olduğu, Konya .... İcra müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında davalıdan 3.086,20 USD tutarında alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının takibe konu alacağın ödenmesi için takipten önce davalıya ihtarname göndermediği ve davalıyı temerrüde düşürmediği dikkate alınarak, takip tarihine kadar faiz talebinde bulunamayacağı sonucuna varılmıştır. Tarafların feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın kısmen haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında, davacı lehine icra inkar tazminatına, davacının defterlerindeki kayıtlar dikkate alındığında ..... nolu faturaya bağlı olarak fazladan yaptığı takip nedeniyle, reddedilen kısım nedeniyle davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle; ASIL DAVA: Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Konya ....İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 4.511,14 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 902,23 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, BİRLEŞEN DAVA: Birleşen Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Konya .... İcra müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 3.086,20 USD üzerinden devamına, asıl alacak olan 3.086,20 USD’ye icra takip tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD hesabına uygulanan en yüksek faizin yürütülmesine (%9’u geçmemek üzere), takip tarihine kadar işletilen faiz talebinin ve fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 11.604,48 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine Haksız olarak yapılan takip miktarı dikkate alınarak, 15.529,33 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davaya konu 47.306,20 USD'lik ..... seri nolu faturanın müvekkili tarafından davalı şirkete gönderildiğini, sonrasında mutabakat ile teslim edilen ürünlerin camsız olarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, dosyada bulunan profarma faturalardan, ticari defter, mail ve whatsapp yazışmalarından taraflar arasındaki iş ilişkisi tüm ayrıntılarıyla anlaşıldığını, 28.06.2021 tarihli proforma faturadan anlaşılacağı üzere, ilk anlaşmanın 47.306,20 USD bedelle işin yapılacağı şeklinde olduğunu, proformada "metal Construction with Glass(for two elevators)" ibararesinin yer aldığını, ilk anlaşmaya göre metal konstrüksiyonların camlı olarak yapılacağının kararlaştırıldığını ve bu anlaşma kapsamında 47.306,21 USD bedelli faturanın müvekkili şirket tarafından kesilerek davalı şirkete gönderildiğini, ancak sonradan gelişen durumda yine dosyada bulunan 09.07.2021 tarihli proforma faturaya göre metal konstrüksiyonların camsız olarak yapılacağının ve bedelin 43.176,20 USD olacağının kararlaştırıldığını, söz konusu proformada "metal Construction without Glass(for two elevators)" ibararesinin yer aldığını, camlara ilişkin işlemin yapılmaması sebebiyle 3500USD+KDV=4130USD iade faturası kesilip gönderilmesi gerektiğini, dosyada bulunan mail yazışmalarından da görüleceği üzere müvekkili şirket tarafından davalı şirkete bildirildiğini, ilk anlaşmaya göre kesilen 47.306,20 USD faturdan KDV dahil 4.130 USD(cam bedeli) çıkarılacağını ve kalan 43.176,20 USD'nin davalı tarafından ödenmesi gerekeceğini, iade faturasını kestiğini müvekkiline bildirmeyen davalı şirketin toplamda 40.090,00 USD ödeme yaptığını, ayrıca dosyada bulunan bilirkişi raporlarında yer verilen davalının kestiği fatura iade faturası olarak değil kur farkı faturası olarak kesildiğini, davalı tarafın bu şekilde bir fatura tanzim etmesi ve müvekkiline bildirmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın iyi niyet kurallarına aykırı şekilde; yaptıkları 40.090 USD ödemeyi ve KDV dahil 4.130 USD olan cam bedelini; camlı olarak kararlaştırılan 47.306,20 USD'den düşmek yerine, yaptıkları 40.090 USD'yi zaten KDV dahil 4.130 USD olan cam bedeli düşüldükten sonra ortaya çıkan 43.176,20 USD'den mahsup ederek borçsuz olduğunu iddia ettiğini, mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece dosyaya sunulan cevap ve beyanlarının incelenmediğini, cevap ve beyanlarına gerekçeli kararda bile yer verilmediğini, tek taraflı bir şekilde objektiflik ilkesinden ayrılarak salt davacı vekilinin beyanlarına ve hatalı inceleme içeren bilirkişi raporuna itibar edildiğini, bu nedenle kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın fazla bedelden düzenlediği faturayı dayanak göstererek kötüniyetli bir şekilde alacaklı olduğunu ileri sürerek takip yaptığını, davalı şirket ile davacı şirket arasında, davacının üstlendiği asansör yapım işinin kapsamının detaylı bir şekilde belirlenmesi amacıyla 2021 yılının temmuz ayında görüşmeler yapıldığını, davacı şirketin, müvekkiline 09/07/2021 tarihli proformada sunulan teklife göre; 2 adet tamamlanmış asansörün kurulum ve montajı ile 1 metal konstrüksiyon yapımı için davacı şirkete 36.590 USD + KDV olmak üzere toplam 43.176,20 USD iş bedeli ödeneceğini, devam eden görüşmelerin sonucunda özetle; davacının kurulumunu ve montajını üstlenmiş olduğu 2 adet asansör için bu rakama camların da dahil olacağı, asansörlerin metal konstrüksiyonun dış tarafının cam ile kaplanacağı, asansörün duvar kenarına montajının yapılacağı, seyir mesafesinin 5 metre olacağı ve bu bilgiler doğrultusunda 63 m², 444 lamine temperli, 1580x2160 mm-1300x2160 mm ebatları olan cam ve camlara göre bağlantı ekipmanları (connector) olacağını, müvekkilinin davacı şirkete iş bedeli olarak 40.090 USD ön ödeme yapacağı hususlarında mutabık kalındığını, davalı şirketin anlaşma doğrultusunda 11/08/2021 tarihinde 7.500 USD, 19/11/2021 tarihinde 20.000 USD, 26/11/2021 tarihinde 12.090 USD ve 500 USD şeklinde 4 kez olmak kaydıyla toplam 40.090 USD ödeme yaptığını, ancak davacı tarafça mutabık kalınan camların kurulumunun yapılmadığını, bununla da kalınmayarak müvekkili tarafından ödemelerin yapılmasının akabinde yukarıda yazılı camlar dahil mutabık kalınan bedel olan 43.176,20 USD ( 36.590 USD + KDV)'den fazla olacak şekilde icra takibine dayanak yapılan ..... numaralı, 47.306,21 USD ( 40.090 USD+KDV)'lik fatura düzenlendiğini, bu faturanın kabul edilemeyeceğini ve tek taraflı olarak fatura düzenlenip ticari defterlere kaydedilmesinin akdi ilişkinin ve iddia edilen alacağın varlığını ispata yeterli olmayacağını, davacının üstlendiği işi eksik yaptığını, davacı şirket tarafından 30/01/2022 itibariyle asansörlerin kurulumuna başlandığını, 14/02/2022 tarihinde davacı şirketin tek ortağı ve yetkili müdürü ...... tarafından müvekkili şirketin müdürü ......’e e-posta aracılığıyla asansörlerin kurulum ve montajlarının bitirildiğinin ve müvekkili tarafından yapılan ödemeleri tarih ve miktarları ayrı olarak belirtmek suretiyle aldıklarının bildirildiğini, ...... tarafından işe dahil olacağı kararlaştırılan camların akıbetine ilişkin bir karışıklık olduğunu, camların davacı şirket tarafından gönderilmediğini ve üstelik buna ilişkin camlar varmışçasına fatura kesildiğini, müvekkiline fazladan fatura çıkışları olduğunun ifade edildiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından camlar hususunda davacı şirket yetkililerinin e-maillerinde sabit olan talepleri üzerine 3.500 USD + KDV = 4.130,00 USD bedelli iade faturası kesildiğini, bilirkişinin ise temmuz ayındaki proformayı dikkate almayıp davacı yanın beyanlarındaki rakamı dikkate alarak tek taraflı düzenlenen 47.306,21 USD’lik fatura üzerinden hesaplama yaptığını, bu çerçevede ise müvekkilinin 3.086,20 USD ve 4511,14 TL borçlu olduğununun ifade edildiğini, yerel Mahkeme tarafından da bu hatalı hesaplama dikkate alınarak yanlış hüküm tesis edildiğini, davacı ve müvekkilinin 09/07/2021 tarihli proforma ile sabit olduğu üzere 36.590 USD + KDV = 43.176,20 USD bedelde anlaştığını, daha sonra camlara ilişkin işlem yapılmaması sebebiyle 3.500 USD + KDV = 4.130,00 USD’lik iade faturası düzenlendiğini, bu kapsamda ilgili iş neticesinde müvekkili tarafından davacı tarafa ödenmesi gereken bedelin 43.176,20 USD – 4.130,00 USD = 39.046,20 USD olduğunu, müvekkilinin 40.090 USD ödeme yaptığını, buna göre davacı tarafın müvekkilinden herhangi bir alacağının olmadığını, aksine müvekkilinin davacı taraftan 1.043,80 USD alacaklı olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. Ana davaya ilişkin mahkemenin hükmü davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup mahkemece kararın kesin olması nedeniyle istinaf talebinin reddedildiği, istinaf talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf talebinde bulunulmadığı ve kararın kesinleştiği anlaşılmakla eldeki dosyada birleşen davaya hasren istinaf incelemesi yapılmıştır. Dosya kapsamına, toplanan delillere ve özellikle dosya kapsamında bulunan proforma faturalarına göre işin camlı olarak yapılması halinde iş bedelinin 47.306,20 USD, camsız olarak yapılması halinde 43.176,00 USD olduğunun, davalı şirketin 40.090,00 USD ödeme yaptığının, buna göre bakiye iş bedeli alacağının 3.086 USD olduğunun anlaşılmasına göre mevcut delillerin takdirinin ve yazılı gerekçeyle birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalıların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/03/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalıdan alınması gereken 4.104,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.026,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.078,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen taraflara idesine, 6-İstinaf karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.25/09/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸