10. Hukuk Dairesi 2011/2799 E. , 2012/7697 K. Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :169-292 Davacı Kurum, iş kazası sonucu hak sahiplerine bağlanan ve kusur farkından kaynaklanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Anayasa Mahkemesi İptal Kararı resen gözetilerek yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı anonim şirket avukatı tarafından temyiz …
**10. Hukuk Dairesi 2011/2799 E. , 2012/7697 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi No :169-292 Davacı Kurum, iş kazası sonucu hak sahiplerine bağlanan ve kusur farkından kaynaklanan gelirlerin 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleri uyarınca tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Anayasa Mahkemesi İptal Kararı resen gözetilerek yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı anonim şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı anonim şirket avukatının temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı Kurum avukatının temyizine gelince, dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 sayılı Kanunun 26/1'inci maddesindeki “....sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün, Anayasa Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, ilk rücuda 10. madde kapsamında toplam %95 oranındaki davalılar kusurunun kesinleşip, anılan kusur oranına göre ilk peşin değerli gelir tutarı 24.723,59 TL olarak belirlenip istek gibi 8.000 TL ilk peşin değerli gelirin hüküm altına alındığı gözetilerek, iş bu ikinci rücu davasında; %90 kusur karşılığı 15.422,35 TL ilk peşin değerli gelirin istek gibi ve 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 506 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında ve %95 kusur oranı gözetilerek, %5 fark kusur karşılığı bakiye 1.301,24 TL ilk peşin değerli gelirin sadece davalı işveren kooperatiften tahsilinin istenmiş bulunması gözetilerek bu yöndeki istemin dahi kabulüne karar verilmesi gerekirken, söz konusu talep hakkında herhangi bir hüküm tesis edilmeksizin ve bu çerçevede davanın kısmen kabul edildiği değerlendirilip davacı Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Hüküm fıkrasının, (1) no’lu bendinin silinerek, yerine, “1-Davanın kabulü ile 16.723,59 TL ilk peşin değerli gelirin 15.422,35 TL’sinin onay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.301,24 TL ilk peşin değerli gelirin ise onay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı işveren kooperatiften tahsili ile davacı Kuruma verilmesine” hükmünün yazılmasına, (2) no’lu bendin silinerek, yerine, “2-Davacı tarafından yapılan 28,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Kuruma verilmesine” hükmünün yazılmasına, (3) no’lu bendin ikinci satırında yer alan “832,81” rakamlarının silinerek, yerine, “993,38” rakamlarının yazılmasına, aynı bendin üçüncü satırında yer alan “847,60” rakamlarının silinerek yerine “1.008,38” rakamlarının yazılmasına, (4) no’lu bentte yer alan “1.851,00” rakamlarının silinerek, yerine, “2006,83” rakamlarının yazılmasına, kısa kararın da bu şekilde düzeltilmesine ve kararın bu biçimiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... Teknoloji A.Ş.'den alınmasına, 02.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.