11. Ceza Dairesi 2024/1495 E. , 2024/14149 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 06.12.2023 EK KARAR TARİHİ : 22.12.2023 EK KARAR SAYISI : 2023/2462 E., 2023/2518 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Temyiz isteminin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu mad
**11. Ceza Dairesi 2024/1495 E. , 2024/14149 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 06.12.2023 EK KARAR TARİHİ : 22.12.2023 EK KARAR SAYISI : 2023/2462 E., 2023/2518 K. SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma KARAR : Temyiz isteminin reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesine eklenen beşinci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen 06.12.2023 tarihli asıl kararının temyiz edilebilir hâle geldiği belirlenmekle, 22.12.2023 tarihli yukarıda sayısı yazılı temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak inceleme yapılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 59 uncu maddesi delâletiyle 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararı sonrasında İlk derece mahkemesince sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi; ek kararın hukuka aykırı olduğuna, sanığa atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığın, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 19.10.2018 ile sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği 15.06.2020 tarihleri arasında ve 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri ile Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemleri sırasında dava zamanaşımının durduğu gözetilmiş olup sanığın üzerine atılı suçun CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; İzmir Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, daha öncesinde katılanın vekilliğini üstlendiği, olay tarihinde katılanın, sanığın yönlendirmesi sonucunda kendisinin başka bir müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyasındaki hacizli taşınmazı almasının karlı olacağını söylemesi üzerine eşi ...'in hesabından sanığın hesabına 28.04.2011 tarihinde 40.000,00TL para gönderdiği, katılanın aynı amaçla sanığa 25.000,00TL elden nakit para verdiği ve sanığın sekreteri olduğu belirtilen Yeliz Arslan'a da 35.000,00TL değerindeki aracını 04.05.2011 tarihinde devrettiği, bahse konu Karşıyaka İlçesi Şemikler Mahallesi 32014 Ada, 34 Parselde kayıtlı 4. Kat 8 Nolu bağımsız bölümünün 27.05.2011 tarihinde katılan ... adına haciz yüklü olarak tapu devrinin yapıldığı, sanık ...'ın devir tarihinde taşınmaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması talebinde bulunmadığı gibi, bu tarihten sonra icra dosyasından taşınmazın icrai yolla satışına ilişkin işlemlere devam ettiği, taşınmaz katılan tarafından 14.08.2012 tarihinde İbrahim Kartal adına aynı hacizlerle yüklü olarak devredildiği daha sonra sanık avukatın, dosyadaki hacizli diğer taşınmazların dosya borcunu karşılıyor olması nedeniyle anılan taşınmazdaki hacizlerin kaldırılması yönündeki talebi doğrultusunda hacizlerin kaldırılması için müzekkere yazıldığı, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediğinin iddia ve kabul edildiği olayda; Sanık ile katılan arasındaki hukuki ilişkinin araştırılarak aydınlatılması, sanığın savunmasının değerlendirilmesi ve maddi gerçeğin her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya çıkartılabilmesi için, kendisine araç satışı yapılan ve sanığın çalıştığı büroda suç tarihinde sekreter olduğu bildirilen Yeliz Arslan ile katılanın davaya konu taşınmazı satın aldığı Alatin Yılmaz, yine bu yeri sattığı İbrahim Kartal ve icra takiplerinde alacaklı sıfatı bulunan Canan Doğan'ın kimlik ve adres bilgileri tespit edilip, tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak 5271 sayılı CMK'nın 48. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak suça konu olay ile ilgili ayrıntılı beyanlarının alınması, katılan ile hangi şartlarda ne şekilde anlaştıkları, taşımaz üzerindeki hacizlerin kaldırılması ile ilgili bilgi ve görgülerinin ne olduğunun sorulması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi; Kabule göre de; İlk derece mahkemesi tarafından hüküm kurulurken sanık hakkında TCK'nın 155/2, 62/1 ve 52/2 maddelerine göre verilen 1 yıl 3 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezasının sonuç ceza olarak belirlenmesi ve usulü kazanılmış hak nedeniyle infazın 1 yıl 3 ay hapis cezası olarak yapılması gerektiğinin belirtilmesi gerekirken sonuç cezanın 1 yıl 3 ay olarak belirlenmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.