Başvuru, menkul kıymet alım satım sözleşmesine davalı olarak açılan aynen teslim ve alacak davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi; yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, menkul kıymet alım satım sözleşmesine davalı olarak açılan aynen teslim ve alacak davasında usul ve kanuna aykırı karar verilmesi; yargılamanın uzun sürmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1997-1999 yılları arasında Ş.. Yatırım Menkul Değerler A.Ş. (Şirket, Aracı Kurum) aracılığıyla menkul kıymet alım satımı yapmıştır. Başvurucunun iddiasına göre Aracı Kurumun hesap özetlerini düzenli olarak göndermemesi üzerine başvurucu talepte bulunmuş, Aracı Kurum nakit ve hisse senetlerine ilişkin portföy dökümünü en son 18/10/1999 tarihinde başvurucuya bildirmiştir. Başvurucu, 4/5/2000 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davada, Aracı Kurumda hesaplarla hisse senetleri işlem müdürü olarak görev yapan A.A.nın ilgilendiğini, yatırım işlemlerini telefon talimatı ile yaptırdığını, hesaplardan hisse senedi satışları ve alışları açısından para transferleri olduğu gibi kendisi tarafından nakit çekimlerinde bulunduğunu, süreç içindeki işlemlerden A.A.nın devamlı olarak kendisini bilgilendirmediğini ve sonradan yazılı olarak faks ile bilgileriilettiğini, A.A.nın Şirket'i terk ederek kaçtığını öğrenmesi üzerine Aracı Kurumdan hesap bakiyesi istediğini, ancak hesapta herhangi bir alacağın olmadığının söylendiğini belirterek kendisine ait hisse senetlerinin aynen teslimine, olmadığı takdirde bedelinin Aracı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Buna karşın Aracı Kurum tarafından 24/9/2003 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, Şirket çalışanı A.A.dan alınan belgenin geçerliliğinin olmadığı, başvurucunun böyle bir portföyünün bulunmadığı, A.A.nın bir kısım müşterilerle işbirliği içerisinde hareket ederek gerçeğe aykırı belgeler düzenlediği, başvurucunun yaptığı işlemler nedeniyle Şirket'in zarara uğradığı, şahısların hesabından başvurucunun hesabına gönderilen ve şahıslarca kabul edilmediği için Şirket tarafından ödenen paralar nedeniyle başvurucunun Aracı Kuruma borcu olduğu iddia edilerek başvurucudan alacak talebinde bulunulmuş, dosya 27/2/2004 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dosya ile birleştirilmiştir. Başvurucu, yargılama devam ederken 7/10/2004 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davada, önceki davaya (bkz. § 10) konu olan senetlerin temerrüt tarihi itibarıyla nakit karşılığının Aracı Kurumdan tahsilini talep etmiş ve dosya 21/10/2004 tarihinde İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan dava dosyası ile birleştirilmiştir. İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi 12/12/2005 tarihli kararında, 18/10/1999 tarihinde Aracı Kurum kaşesi basılarak yetkili imzalı olarak başvurucuya verilen belgede imzası bulunan A.A.nın o tarihte Aracı Kurumun hisse senedi işlemleri müdürü olarak görev yaptığını ve birinci derece imza yetkisine sahip olduğunu, bu açıdan belgenin Aracı Kurumu hukuken bağlayacağını belirterek bilirkişi raporu doğrultusunda başvurucunun açtığı esas davayı tümden, birleşen davayı kısmen kabul etmiş ve Aracı Kurumun açtığı davayı ise reddetmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Hukuk Dairesinin 5/7/2007 tarihli kararında, dava dışı A.A.nın Aracı Kurum tarafından birinci derecede yetkili kılındığı, bu nedenle başvurucunun dayandığı belgelerin Şirket'i temsilen A.A. tarafından imzalandığının kabulünün gerekeceği, Sermaye Piyasası Kurumunun (SPK) Seri: 5 No: 6 sayılı Aracılık Faaliyetlerinde Belge ve Kayıt Düzeni Hakkında Tebliğin madesinde sayılan belgelerin örnek olarak gösterilen belgeler olduğu, davalı Şirket'in cihazından gönderilen belgelerin başvurucu lehine delil teşkil edeceği ancak bu belgelerin aksinin başka delillerle kanıtlanmasının mümkün olduğu, Mahkemece davalının çalışanının İstanbul'dan Ankara'ya gelmek suretiyle başvurucunun ilgilisi olduğu Şirket'e ait "DiaMed" antetli kağıda yazdığı 14/10/1999 tarihli yazının A.A.nın Cumhuriyet Savcılığı ve Sulh Ceza Mahkemesindeki beyanları gözetilerek Aracı Kurumu bağlayıp bağlamayacağı, başvurucunun tüm paraları banka havalesi yoluyla gönderdiği iddiası dikkate alınarak davalı Şirket tarafından başvurucunun banka hesabına geri gönderilen paraların miktarları da kıyaslanarak başvurucu lehine delil teşkil eden davalı Şirket cihazından gönderilen belgeler ile tarafların tüm iddia ve savunmaları değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 25/12/2007 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bozma sonrası yargılama devam ederken Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Birinci Dairesinin 16/5/2011 ve 15/7/2011 tarihli kararları ile dosya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine (Mahkeme) devredilmiştir. Mahkeme 24/11/2011 tarihli kararında, başvurucunun hesabında yapılan hisse senedi alım satım işlemlerinin incelenmesinde; toplam 15 harekette olmak üzere 5 ayrı hisse senedinde işlem yapıldığı ve alınan hisse senetlerinin aynı miktarda tekrar satıldığı, hesaba fiziken ya da virman yoluyla hisse senedi girmediği gibi hesaptan fiziki hisse senedi ya da hisse virmanı olmadığı, başka bir anlatımla alım satımların denk olduğu, bu nedenle hesapta herhangi bir hisse senedinin mevcut olmadığı, başvurucunun Şirket nezdindeki hisse senedi portföy hesabında dava dilekçesinde belirttiği hisse senedi mevcudunun bulunduğu yönünde bir tespit yapılamadığı, Şirket ve başvurucu tarafından birbirlerine gönderilen paraların kıyasına göre Şirket'in fazla gönderdiği tutarın 170,82 TL olduğu belirtilerek başvurucu tarafından açılan asıl ve birleşen davanın reddine, Şirket tarafından açılan birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz üzerine karar Yargıtay Hukuk Dairesinin 19/11/2013 tarihli kararıyla onanmıştır. Karar düzeltme talebi aynı Dairenin 12/6/2014 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ret kararı 6/8/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, 2/9/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur.