5. Ceza Dairesi 2025/7833 E. , 2025/15018 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/864 Esas, 2025/757 Karar SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz di…
5. Ceza Dairesi 2025/7833 E. , 2025/15018 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/864 Esas, 2025/757 Karar SUÇLAR : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, zimmet, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve iddianame yerine geçen görevsizlik kararıyla zimmet suçlarından açılan kamu davalarında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat ve mahkumiyetine, özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine dair Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2023 tarihli ve 2021/284 Esas, 2023/283 sayılı Kararının sanık müdafii, O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar .. A.Ş. ile ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 02.04.2024 tarihli ve 2024/488 Esas, 2024/814 sayılı Kararı ile "...KİT rejimine tabi bulunan ... Genel Müdürlüğünde 2 33... sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler kapsamında istihdam edilen personelin, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11/b madde ve fıkrası uyarınca “ifa ettikleri görevlerinden doğan suçlardan dolayı” kamu görevlisi sayıldığı, buna göre işlediği iddia olunan suçlar yönünden kamu görevlisi sayılan Sanık ...'in, bankalar ile .. Genel Müdürlüğün yaptığı protokoller gereği maaşlarını .. müdürlüklerinden alan kişiler için .. müdürlükleri aracılığıyla anlaşmalı bankalardan çekebildikleri kredilerde, kendisine yapılan başvuru ve ödeme işlemlerinde usulsüzlükler yaptığı, bu cümleden; sanığın, bir kısım müşterilere hiç talepleri olmadan adlarına tüketici kredisi tahsis ettirip kullanmak, müşterilerin anlamaması için bir kısım kredi taksit ödemesi yapmak, mevcut kredilerini birleştirmek isteyen bir kısım müşterilere kredilerinin kapandığına dair sahte belge düzenleyerek veya kapatıldığını söyleyerek, ilgili kredilerin kapama bakiyeleri kadar tutarı eksik ödeyip kredileri gerçekte kapatmamak, kredi talep eden bir kısım müşterilere talep ettikleri tutar üzerinde kredi tahsis edip, müşterilerin talep ettiği düşük tutarlarda kredi kullanılmış gibi aldatıcı nitelikte sahte belgeler düzenleyip düşük tutarları kendilerine ödemek ve bazı müşterilere de tahsis edilip kullandırılan kredilerin net tutarına dair sahte belgeler üretip eksik ödeme yapmak şeklindeki usulsüzlüklerle müşteriler zararına, kendine haksız menfaat sağlamak suretiyle ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .. Bank, .. Bank, .. Bank, .. .. Bankası ve .. Bank'a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; işlediği iddia olunan suçlar yönünden kamu görevlisi sayılan sanığın, .. Bank müşterileri olan suçtan zarar görenlere yönelik hileli hareketleri nedeniyle bu kişilerden doğrudan menfaat temin etmeyip, ... Bank aracılığıyla anlaşmalı bankalardan kredi başvurusunda bulunan bu kişiler adına, sahte kredi sözleşmeleri ile talep edilenden daha fazla tutarda kredi başvurusunda bulunması ya da hiç talebi olmayanlar adına kredi başvurusunda bulunarak, bu kredilerin bankalarca onaylanması üzerine ... bank hesaplarından müşterilere ödenmiş gibi kayıtlara geçerek kendine mal edinmesi eylemlerinin, söz konusu ödemelerin ilk aşamada ... hesaplarından karşılanıp bilahare bankalardan ... hesaplarına aktarılması ve sanığın yapmış olduğu tüm işlemler nedeniyle ... A.Ş. nin, müşterilerine ve anlaşmalı bankalara karşı sorumlu olması da gözetilerek bütün halinde zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, nitekim Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 24/10/2013 tarihli ve 2012/8959 E. - 2013/10134 K. sayılı, 22.11.2023 tarihli ve 2021/14944 E. - 2023/11370 K. sayılı, 10.10.2023 tarihli ve 2020/7034 E. - 2023/9736 K. sayılı ve 7.12.2012 tarihli ve 2011/3550 E. 2012/13098 K. sayılı ilamlarında da benzer nitelikteki eylemlerin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağına hükmedildiği dikkate alınmaksızın, suçun mağdurunun kişiler ve bankalar olduğu kabulü ve hatalı değerlendirme ile sanığın kişi ve banka sayısınca nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilerek hakkında fazla ceza tayini usul ve yasaya aykırı ... belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini hakime ait olup, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14.10.2003 tarihli ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği gözetilerek; sahteliği iddia olunan belge asıllarının dosyaya getirtilerek, yapılan sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olduğu da dikkate alınarak, söz konusu belgelerin mahkeme tarafından incelenip özelliklerinin zapta geçirilmesi gerektiği ve bu şekilde, sahtecilikte aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespitinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği cihetle, suça kredi başvuru sözleşmeleri ile ödeme dekontlarının aslının getirtilerek incelenmesi ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 17.12.2012 tarihli ve 2011/3550 E. 2012/13098 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; kamu görevlisi sayılan sanığın, görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu kredi başvuru belgeleri ile ödeme belgelerini, müşterilerin kimlik ve imzalarını taklit ederek sahte olarak düzenlemesi eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 204/2 43/1 maddelerinde düzenlenen suçu oluşturacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde zincirleme özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurularak eksik ceza tayini..." gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1 ve 289/1. maddeleri uyarınca hükümlerin bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 01.11.2024 tarihli ve 2024/228 Esas, 2024/402 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 247/1, 247/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan, 204/2 ve 43/1. maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1, 2, 3, 5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf Katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 14.03.2025 tarihli ve 2025/864 Esas, 2025/757 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın birden fazla suç türünü nitelikli işlediği ve oluşan zararı gidermediği hususları göz önüne alındığında sanığa üst sınırdan ve ağırlaştırılmış cezaların verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Sanık ve Müdafinin Temyiz İstemi Atılı suçların maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, savunmada ileri sürülen hususlar dikkate alınmadan çelişkili beyanlara itibar edilmek suretiyle hüküm kurulduğuna, delillerin incelenmediğine, Mali Suçları Araştırma Kurulu raporunun çelişkili olduğuna, yanlı ve taraflı deliller gereğince ceza verildiğine, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, tutuklulukta geçen süreler nazara alınarak tahliye kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.'' Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 02.04.2024 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 01.11.2024 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 14.03.2025 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafi ile katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye değişik gerekçeyle kısmen uygun ve kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık ve müdafiinin tahliye taleplerinin, oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, 20.10.2023 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.