Başvuru, itirazen şikâyet sürecinde alınan başvuru bedelinin, lehe karar verilmesine rağmen başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, itirazen şikâyet sürecinde alınan başvuru bedelinin, lehe karar verilmesine rağmen başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 29/8/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından, başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Başvurucu tıbbi ürünlerin ticareti ile iştigal eden bir şirkettir. Isparta İli Kamu Hastaneleri Birliği tarafından hemodiyaliz sarf malzemeleri alımı için ihale düzenlenmiş, başvurucu şirket ise ihale komisyonunca ihale dışı bırakılmıştır. Isparta İli Kamu Hastaneleri Birliği tarafından 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca yapılan "323 Kalem Tıbbi Sarf, Laboratuvar Sarf, Cerrahi Sütur ve KBRN Ünitesi Sarf Malzemeleri Alımı" ihalesi idari Şartname'nin maddesinde belirtilen "Yerli malı teklif eden istekliye ihalenin tamamının %1 (yüzdebir) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır" ibarenin 4734 sayılı Kanun'a aykırılık teşkil etmesi ve ilgili ihale teknik şartnamesinin ve ihale kalemlerinde belirtilen değerlerin hatalı olması gerekçeleriyle başvurucu şirket tarafından ihaleyi gerçekleştiren idareye şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. İhaleyi gerçekleştiren idarenin 27/11/2015 tarihli kararı ile başvurucu şirketin ilgili ihale diyalizör teknik şartnamesi bakımından yapmış olduğu şikâyet haklı görülerek düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmiştir. Ancak İhaleyi gerçekleştiren idarenin 27/11/2015 tarihli kararında; başvurucu şirketin ilgili ihale teknik şartnamesi'nin maddesi ile belirlenen fiyat avantajı oranı konusunda herhangi bir karar verilmemiştir. Bunun üzerine başvurucu şirket tarafından 572 TL itirazen şikâyet başvuru bedeli ödenerek Kamu İhale Kurumuna (KİK) itirazen şikâyet başvurusunda bulunulmuştur. KİK 30/12/2015 tarihli kararı ile itirazen şikâyet başvurusunu kabul ederek ihalenin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde şikâyete konu düzenlemenin hukuken denetlenebilir bir geçerliliğe dayanmadığının ortaya çıktığı, bu itibarla anılan düzenlemenin kanunun amacına ve kamu yararına uygun olmadığı açıklanmıştır. Kararda mevzuata aykırı olduğu belirtilen işlemlerin düzeltici işlemle giderilemeyecek nitelikte işlemler olduğu tespit edildiğinden ihalenin iptalinin gerektiği sonucuna varılmıştır. Başvurucu şirket ihalenin iptaline ilişkin kararda ödenen bedelin iadesi konusunda herhangi bir karar verilmemesi üzerine 11/1/2016 tarihli dilekçeyle KİK'ya başvurarak itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi talebinde bulunmuştur. KİK 24/2/2016 tarihinde talebin yerinde olmadığına karar vermiştir.B. İptal Davası Süreci Başvurucu itirazen şikâyetinin kabul edilmesi nedeniyle ödediği başvuru bedelinin iade edilmesi için Kurumdan talepte bulunmuştur. Başvurucunun bu talebi 24/2/2016 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucu bunun üzerine 28/3/2016 tarihinde Kurum aleyhine Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Mahkeme 10/2/2017 tarihinde davanın kabulü ile 572 TL tutarındaki başvuru bedelinin başvurucuya ödenmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, başvurucunun şikâyetinde haklı bulunarak ihalenin iptaline karar verildiği ve buna göre yapılan işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı açıklanmıştır. KİK tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi (Daire) 30/6/2017 tarihinde, istinaf başvurusunun kabulü ile kesin olarak davanın reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, mevzuat hükümlerine göre başvuru bedelinin alınmasının amacının şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunacakları iyi niyetli, esas saiki hak arama amacı olan, özenli bir biçimde hazırlanmış başvurulara sevk etmek ve bununla birlikte şikâyet ve itirazen şikâyet sürecinin hızlı ve etkili biçimde gerçekleşmesini sağlamak olduğu hususlarına vurgu yapılmıştır. Kararda, bu bedelin idarenin itirazen şikâyet başvuruları üzerine kanuni olarak almak zorunda olduğu bir gelir türünü oluşturduğu ifade edildikten sonra anılan bedelin itirazen şikâyet başvurusunun reddi yönünde verilecek olan karar sonrasında itirazen şikâyet başvurusunda bulunan ilgili taraflara ödeneceği konusunda her hangi bir düzenleme bulunmaması nedeniyle iadesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca itirazen şikâyet başvuru bedelinin, idareden tazminini gerektirecek hukuki bir durumun (illiyet bağı) söz konusu olmadığı açıklanmıştır. Nihai karar 2/8/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 29/8/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Mevzuat Hükümleri 4734 sayılı Kanun'un maddesinin (j) bendinin (2) numaralı alt bendi şöyledir: " Kurumun gelirleri aşağıda belirtilmiştir:...2) (Değişik: 6/2/2014-6518/49 md.) Yaklaşık maliyeti beş yüz bin Türk Lirasına kadar olan ihalelerde üç bin Türk Lirası, beş yüz bin Türk Lirasından iki milyon Türk Lirasına kadar olanlarda altı bin Türk Lirası, iki milyon Türk Lirasından on beş milyon Türk Lirasına kadar olanlarda dokuz bin Türk Lirası, on beş milyon Türk Lirası ve üzerinde olanlarda on iki bin Türk Lirası tutarındaki itirazen şikâyet başvuru bedeli...." 4734 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısımları şöyledir:"İhale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday veya istekli ile istekli olabilecekler, bu Kanunda belirtilen şekil ve usul kurallarına uygun olmak şartıyla şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabilirler. Şikâyet ve itirazen şikâyet başvuruları, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yollarıdır. Şikâyet başvuruları idareye, itirazen şikâyet başvuruları Kuruma hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle yapılır. ...İtirazen şikâyette bulunanlardan 53 üncü maddenin (j) bendinin (2) nolu alt bendinde belirtilen bedelin dört katı tutarına kadar başvuru teminatı alınmasına Cumhurbaşkanınca karar verilebilir. Başvuru teminatları Kurum hesaplarına yatırılır. Bu teminatlar Kurum gelirleri ile ilişkilendirilmeksizin ayrı hesaplarda tutulur. İtirazen şikâyet dilekçelerine, başvuruda bulunmaya yetkili olunduğuna dair belgeler ile imza sirkülerinin aslı veya yetkili mercilerce onaylı örneklerinin, varsa şikâyete idarece verilen cevabın bir örneği ile başvuru bedeli ve teminatının Kurum hesaplarına yatırıldığına dair belgenin eklenmesi zorunludur.Aynı kişi tarafından birden fazla ihaleye, birden fazla kişi tarafından ise aynı ihaleye tek dilekçe ile başvuruda bulunulamaz.Belirtilen hususlara aykırılık içeren ve henüz başvuru süresi dolmamış olan başvurulardaki eksiklikler, idare veya Kurumun bildirim yapma zorunluluğu bulunmaksızın, başvuru süresinin sonuna kadar başvuru sahibi tarafından giderilebilir.(Ek: 6/2/2014-6518/50 md.) Başvuruların ihaleyi yapan idare veya Kurum dışındaki idari mercilere ya da yargı mercilerine yapılması ve başvuru dilekçelerinin bu merciler tarafından ilgisine göre idareye veya Kuruma gönderilmesi hâlinde, dilekçelerin idare veya Kurum kayıtlarına girdiği tarih, başvuru tarihi olarak kabul edilir.Başvurular üzerine ihaleyi yapan idare veya Kurum tarafından gerekçeli olarak;a) İhale sürecinin devam etmesine engel oluşturacak ve düzeltici işlemle giderilemeyecek hukuka aykırılığın tespit edilmesi halinde ihalenin iptaline,b) İdare tarafından düzeltme yapılması yoluyla giderilebilecek ve ihale sürecinin kesintiye uğratılmasına gerek bulunmayan durumlarda, düzeltici işlem belirlenmesine,c) Başvurunun süre, usul ve şekil kurallarına uygun olmaması, usulüne uygun olarak sözleşme imzalanmış olması veya şikâyete konu işlemlerde hukuka aykırılığın tespit edilememesi veya itirazen şikâyet başvurusuna konu hususun Kurumun görev alanında bulunmaması hallerinde başvurunun reddine,karar verilir. Kurumun görev alanında bulunmaması hali hariç, itirazen şikâyet başvurusunun reddedilmesi durumunda, başvuru teminatı yatırılan hallerde teminatın gelir kaydedilmesine de karar verilir...."B. Anayasa Mahkemesi Kararı 4734 sayılı Kanun'un 20/11/2008 tarihli ve 5812 sayılı Kanun'un maddesiyle değiştirilen maddesinin (j) fıkrasının değiştirilen ikinci bendinin iptali istemine ilişkin Anayasa Mahkemesince verilen 16/6/2011 tarihli ve E.2009/9, K.2011/103 sayılı kararın ilgili kısımları şöyledir: "Dava dilekçesinde, iptali istenen kural ile Kamu İhale Kurumu'na yapılacak itirazen şikâyet başvurularında getirilen yüksek başvuru ücretlerinin, ihaleye aday ve istekli olmuş gerçek ve tüzel kişilerin başvurularını ölçüsüzce sınırlandırdığı, bu nedenle kuralın Anayasa'nın , ve maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.İptali istenilen kural ile mal, hizmet veya yapım işleri ihalelerine ilişkin olarak Kamu İhale Kurumu'na yapılacak itirazen şikâyet başvurusu bedelleri yaklaşık maliyetle ilişkilendirilmiş ve buna göre mal, hizmet, yapım işleri ihalelerinde itirazen şikâyet başvuru bedellerinin, ihalelerin yaklaşık maliyetlerine göre kademeli olarak artırılıp azaltılması esası getirilmiştir.Anayasa'nın maddesinde belirtilen hukuk devletinin önemli ilkelerinden birisi de ölçülülük ilkesidir. Buna göre, hak ve özgürlüklerin kullanım alanına ilişkin kuralların hakkaniyete uygun, dengeli ve ölçülü bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir.İptali istenilen kural ile Kuruma yapılan itirazen şikâyet başvurularından alınmakta olan başvuru bedeli, ihalelerin niteliği ve parasal büyüklükleri göz önünde tutularak yeniden belirlenmiştir. Düzenlemenin amacının; şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunacakları iyi niyetli, esas saiki hak arama amacı olan, özenli biçimde hazırlanmış başvurulara sevk etmek, bununla birlikte şikâyet ve itirazen şikâyet sürecinin hızlı ve etkili biçimde gerçekleşmesini temin etmek olduğu anlaşıldığından, itirazen şikâyet başvurularından bedel alınmasının ve bu bedelin yaklaşık maliyete göre kademeli olarak artmasının amaç ve araç arasında makul ve uygun bir ilişki kurduğu ve düzenlemenin amacına ulaşmaya elverişli olduğu görülmekle, kuralın ölçüsüzce düzenlendiği söylenemeyeceğinden söz konusu düzenleme Anayasa'nın maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir."