10. Hukuk Dairesi 2025/10431 E. , 2025/17942 K. "" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/520 E., 2025/774 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/197 E., 2025/17 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazı…
10. Hukuk Dairesi 2025/10431 E. , 2025/17942 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/520 E., 2025/774 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/197 E., 2025/17 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; davacı Kurumdan aylık almakta olan davalının aylığının 5510 sayılı Kanun gereği boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespiti sonucu gelir aylığının aylığın bağlandığı tarihten itibaren kesildiğini, hak sahibine ödenen yersiz ödemenin borç kaydının davacı Kurumca yapılarak tahsil edilebilmesi için Rize İcra Müdürlüğünde ilamsız icra takibi açıldığını, davalının itirazı neticesinde davalı yönünden takibin 03.08.2023 tarihinde durdurulmasına karar verildiğini, davacının aylık başlamaya tarihinin 15.12.2012 olduğunu, davalı hakkında ALO 170 hattına yapılan şikayet üzerine araştırmalar yapıldığını, inceleme sonucu düzenlenen araştırma raporu ile davalının boşandıktan sonra fiilen eski eşi ile birlikte yaşadığı ve bu boşanmayı kurumu zarara uğratma amacıyla davalının babasından kaynaklı olarak gelir elde etmek/aylık almak için yaptığının sabit olduğunu, MEDUSA sistemine göre ilaç aldığı ve sağlık hizmetinden yararlandığı yerlerin eski eşi ile aynı yerler ve aynı tarihlere denk düştüğünü belirterek Rize İcra Müdürlüğünün 2023/1987 E. sayılı dosyası ile açılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, alacağın %20’si oranında inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dosyanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, yetki itirazında bulunduğunu, davacı Kurumun taleplerinin zamanaşımına uğradığı, 2012 yılında vefat edecek babasının aylığını alabilmek için 2003 yılında boşanmasının mantıksız olduğunu, SGK incelem raporunda iddia edilen hususların Mahkemede de ispat edilmesi gerektiğini, davaya konu tespitin yapıldığı dönemde Trabzon'da kızının ve damadının yanında kaldığını, eski eşiyle fiilen birlikte bir hayat kurmasının ya da yaşamasının kesinlikle söz konusu olmadığını, seçmen bilgileri geri izleme raporunda kendisinin ve eski eşinin adreslerinin göründüğünü, 2012 yılından sonra çoğu zaman ayrı şehirlerde olduklarını, aynı şehirde olsalar bile ayrı konutlarda yaşadıklarının anlaşıldığını, eşiyle müşterek 3 çocukları bulunduğunu, müşterek çocuklarından torunları olmakla birlikte özel günler için torunlarına gittiklerini, bu durumların aylık alabilmek için boşandığı olarak kesinlikle yorumlanmaması gerektiğini savunarak yetki itirazının kabulünü, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali davasının reddini, davacı Kurum tarafından kamu gücünün yerinde kullanılmamış olması nedeniyle talep edilen alacağı en az %20'si kadar kötü niyet tazminatının tarafına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmadığından açılan itirazın iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçesi ile kararının çelişkili olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; Mahkeme yetkisiz olduğundan bahisle gerekçe kurarken hükümde yetkili Mahkemeyi göstererek ve taraflara yetkili Mahkemeye göndermeleri için süre vererek yetkisizlik kararı vermesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, süresi içinde sunulmuş bir yetki itirazı yokken ve iş bu davada kesin yetki kuralı yokken; Mahkemece yetkisiz olduğu gerekçesi ile tesis edilen dava şartı yokluğundan davanın reddi şeklindeki kararın hukuka aykırı olduğunu, yetki itirazı bir ilk itiraz olduğunu, dava şartı olmadığını, Mahkemece davalının ilk itiraz olarak ileri sürdüğü yetki itirazı hakkında gerekli incelemeyi yapmadan karar tesisinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilirken hüküm kısmında görevli ve yetkili Mahkemeyi gösterilmemesinin davacıya başvuru yapması için süre tanınmadan davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde; davacı Kurumca davalının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı iddiasıyla yersiz ödenen aylıkların tahsili amacıyla davalıya yönelik takibe başlanılmış, davalının yetki ve esas yönünden takibe itiraz etmesi üzerine itiraz eden davalı aleyhine iş bu itirazın iptali davası açılmış, Mahkemece somut uyuşmazlıkta kesin yetki kurallarının söz konusu olmadığı belirtilmekle birlikte, davalı borçlu tarafından süresi içinde takibe yetki yönünden itiraz edildiği ve yetkili icra dairesinin doğru şekilde belirtildiği, davalının yerleşim yeri adresinin Ardeşen ilçesi, yetkili icra dairesinin ise Pazar İcra Müdürlüğü olduğu, davalının ikametgahında yapılmış usulüne uygun icra takibi bulunmadığı gerekçelerine dayalı olarak itirazın iptali davası yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Yargıtayın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören Mahkeme, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyebilir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, sonuca etkili değildir. Başka bir ifadeyle, itirazın iptali davasında, Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, Mahkeme öncelikle tetkik merciinin (İcra Hukuk Mahkemesinin) yerine geçerek, İcra Dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda Mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Üstündağ S., İcra Hukukunun Esasları, İstanbul 1995, 6. Bası, s. 101-102 ). Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.03.2001 tarih ve 2001/19-267 E., 2001/311 K.; 20.03.2002 tarih ve 2002/13-241 E., 2002/208 K.; 20.11.2002 tarih ve 2002/19-900 E., 2002/994 K. sayılı kararlarında da aynı ilkelere işaret edilmiştir. Borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasında Mahkemenin yetkisine de itiraz edilmiştir. Yetkili icra dairesinde takip yapılması, itirazın iptali davasının koşullarından biridir. Bu durumda Mahkemece İİK.’nın 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.