Başvuru, mesleğe kabul kararının Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (Hâkimler ve Savcılar Kurulu/HSK) tarafından kaldırılması işlemine karşı açılan davanın incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mesleğe kabul kararının Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (Hâkimler ve Savcılar Kurulu/HSK) tarafından kaldırılması işlemine karşı açılan davanın incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucunun savcılık stajını tamamlaması sonrasında HSK tarafından 23/1/2014 tarihinde mesleğe kabulü yapılmıştır. Başvurucu, Hayrabolu Cumhuriyet savcısı olarak mesleğe başlamıştır. Başvurucunun mesleğe kabul kararı HSK Üçüncü Dairesinin 11/6/2015 tarihli ve 2015/6279 sayılı kararıyla kaldırılmıştır. Anılan kararda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2014/20429 sayılı soruşturma kapsamında alınan 10/2/2015 ve 2/3/2015 tarihli uzman bilirkişi raporlarında adayların cevap örüntülerinin incelenmesinde iki farklı yazılım kullanıldığı, bu yazılımlarda hesaplanan omega indeksi ile çoktan seçmeli sınavlarda kopya çekme girişimlerinin tespit edilmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Bu raporda başvurucunun adı "iki yazılımdan biri tarafından cevap örüntüleri arasında birden fazla kişi ile benzerlik olduğu tespit edilen ve rastgele doğru cevabı bulma olasılığı 0,01 ve altı olan adaylar" arasında sayılmıştır. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebi HSK Üçüncü Dairesinin 6/9/2016 tarihli ve 2016/9206 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Başvurucunun bu karara karşı yaptığı itiraz HSK Genel Kurulunun 1/2/2017 tarihli ve 2017/15 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Başvurucu, HSK Üçüncü Dairesinin 11/6/2015 tarihli ve 2015/6279 sayılı işleminin iptali talebiyle 10/5/2017 tarihinde Danıştayda dava açmıştır. Danıştay Beşinci Dairesi 9/11/2017 tarihli kararıyla söz konusu uyuşmazlığın ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda çözümlenmesi gereken nitelikteki uyuşmazlıklardan olmadığı gerekçesiyle davayı görev yönünden reddetmiş ve Ankara İdare Mahkemesine göndermiştir. Ankara İdare Mahkemesi (Mahkeme) 25/1/2018 tarihinde davanın incelenmeksizin reddine karar vermiştir. Kararda, başvurucunun mesleğe kabul kararının kaldırılmasına ilişkin olarak HSK Üçüncü Dairesinin 11/6/2015 tarihli ve 2015/6279 sayılı kararına karşı Anayasa'nın maddesinin onuncu fıkrası uyarınca yargı yoluna başvurulmasının hukuken mümkün olmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun istinaf talebi, Ankara Bölge İdare Mahkemesi (BİM) İdari Dava Dairesinin 14/9/2018 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Nihai karar, başvurucuya 2/10/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 31/10/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Darbe teşebbüsü sonrasında yürürlüğe giren kanun hükmünde kararnamelerle (KHK) bazı kamu görevlileri görevlerinden uzaklaştırılmıştır. Başvurucu da bu kapsamda 2/1/2017 tarihli ve 679 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Söz konusu KHK’da başvurucunun unvanına “adli yargı hâkim adayı” olarak yer verilmiştir. Başvurucu kamu görevinden çıkarılmasına karşı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna (Komisyon) başvuru yapmıştır. Komisyon 27/10/2020 tarihli ve 2020/12579 sayılı işlemiyle başvurucunun talebini reddetmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarından başvurucunun bu karara karşı açtığı davanın Ankara İdare Mahkemesinin 6/7/2022 tarihli kararıyla reddedildiği, davanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır. Avukatlık mesleğinden adli yargı hâkim ve savcı adaylığına geçmek isteyenler için 6/5/2012 tarihinde yapılan yazılı yarışma sınavında kopya çekildiği iddiaları üzerine açılan ceza davasında başvurucu da yargılanmıştır. Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde başvurucu hakkında resmî belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından açılan davada 11/10/2018 tarihinde verilen beraat kararının istinaf incelemesinden geçerek 14/7/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Başvurucu hakkında aynı davada silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat kararı Yargıtay Ceza Dairesinin 11/4/2022 tarihli ve E.2021/5281, K.2022/1951 numaralı kararı ile onanmıştır. Başvurucu hakkında Ankara Ağır Ceza Mahkemesince verilen beraat kararlarının, başvurucunun cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil ve emare elde edilememesi nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (2) numaralı fıkrasının (e) bendine dayanılarak verildiği anlaşılmıştır.