Başvuru, meslek hastalığına bağlı ölüm iddiasıyla açılan tazminat davasında eksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, meslek hastalığına bağlı ölüm iddiasıyla açılan tazminat davasındaeksik inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/5/2014 tarihinde Zonguldak İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm İkinci Komisyonunca 25/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlığın 26/11/2014 tarihli yazısında Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve ekleri ile başvuruya konu yargılama dosyası çerçevesinde tespit edilen ilgili olaylar özetle şöyledir:Başvurucunun eşi 1937 doğumlu olup Türkiye Taş Kömürü (TTK) maden ocaklarında 1956 ile 1981 yılları arasında maden işçisi olarak çalışmış, 20/6/2011 tarihinde 74 yaşında iken vefat etmiştir. Başvurucu, eşinin ölümü üzerine 15/7/2011 tarihinden itibaren Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) emeklisi olarak aylık almaktadır.Murisin sağlığındaSSK İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesinin 9/12/1986 tarihli ve 1677 sayılı sağlık kurulu raporuna istinaden yaklaşık %40 oranında, SSK Zonguldak Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesinin 6/4/2004 tarihli ve M-149 sayılı sağlık kurulu raporunda ise %70 oranında kendisinde mesleki maluliyet belirlenmiştir. Muris 3/6/2011 ile 16/6/2011 tarihleri arasında Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yatarak tedavi görmüş ve daha sonra evine gönderilmiştir. Ölüm belgesi, bir aile sağlık merkezinde görevli aile hekimi tarafından düzenlenmiştir. Ölüm sebepleri kronolojik olarak pnömokonyoz, kronik obstrüktif AC (akciğer) hastalığı, ölümü sınırları belirsiz ven trombozu diğer nedenler şeklinde gösterilmiştir. Başvurucu, SGK'ya başvurarak eşinin meslek hastalığı nedeniyle vefat ettiğini belirtmiş ve bu durumun tespit edilmesini talep etmiştir.SGK Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulunun 29/8/2012 tarihli ve 18550 sayılı raporu ile müteveffanın ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu, bunun üzerine Zonguldak İş Mahkemesi nezdinde 18/1/2013 tarihindemurisin meslek hastalığına bağlı olarak gelişen kalp hastalığı sonucu vefat ettiğini belirterek TTK aleyhine belirsiz alacak davası açmıştır. Mahkeme 21/1/2013 tarihinde tensip tutanağı ile ölüm nedenini gösteren Konsey raporunun bulunup bulunmadığını SGK Zonguldak İl Müdürlüğü Karaelmas Sosyal Güvenlik Merkezinden sormuş ve ölüm gelir bağlama evraklarının gönderilmesini istemiştir. SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilik Daire Başkanlığı 11/2/2013 tarihli yazıyla murisin ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığını Mahkemeye bildirmiştir. 12/2/2013 tarihinde 1956 ile 1981 yılları arasındaki mesai listesi davalı tarafça Mahkemenin isteği üzerine dosyaya sunulmuştur. 27/2/2013 tarihinde Mahkeme; başvurucunun talebi üzerineKarabük Devlet Hastanesinden, Uzunmehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi ve Yeniçe İlçe Devlet Hastanesinden murisin tedavisine dair tüm evrakların, film ve grafilerinin gönderilmesini istemiştir. 11/4/2013 tarihinde yapılan duruşmada Mahkeme, Karabük Devlet Hastanesine yazılan yazı yanıtının beklenmesine ve yazı yanıtı geldiğinde duruşma günü beklenmeksizin dosyanın rapor düzenlenmek üzere Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna (SSYSK) gönderilmesine karar vermiştir. 16/4/2013 tarihinde başvurucu, murisin sağlık karnesi ve ölüm belgesini Mahkemeye sunmuştur. Bu sırada 7/3/2013 ve 18/3/2013 tarihli yazılarla ilgili belgeler Mahkemeye intikal etmiştir. 7/6/2013 tarihinde Mahkeme, görülmekte olan tazminat davasının meslek hastalığından kaynaklandığını belirterek müteveffanın ölümünün meslek hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunda Yüksek Sağlık Kurulundan bilirkişi raporu istemiş ve ilgili Hastaneden gelen belgeleri ekinde ilgili Kuruma yollamıştır. SSYSK 26/7/2013 tarihli ve E.2013/3890, K.58/5861 sayılı kararla sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığına oybirliğiyle karar vermiştir. Raporun ilgili kısmı şu şekildedir: "... Yürütülen İşlem Özeti: ... ...Sigortalının hak sahipleri, Zonguldak İş Mahkemesi Hakimliğinde TTK Genel Müdürlüğü aleyhine Tazminat (Meslek Hastalığından Kaynaklanan) davası açmıştır. Dava dosyası ilgili hakimliğin 2013 tarih, 2013/34 sayılı müzekkeresi ekinde; sigortalının ölüm nedeninin tespiti isteğiyle Kurulumuza gönderilmiştir. Karar (5861): Dava dosyası incelendi. Mevcut belgelere göre sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığına, konunun ilgili hakimliğe cevaben duyurulmasına oy birliği ile karar verildi." 28/8/2013 tarihli dilekçesinde başvurucu, SSYSK kararına karşı itiraz etmiş; sigortalının sağlığında tespit edilen en son maluliyetinin %70 olduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda SSYSK raporunda murisin ne sebeple öldüğü açıklamadığını, düzenlenen raporun yeterli olmadığını ileri sürmüş ve meslek hastalığının ölüme etkisi olup olmadığı hususlarında tıp fakültelerinin ilgili ana bilim dalı başkanlıklarından seçilecek bilirkişi kurulundan rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkeme 26/9/2013 tarihli ve E.2013/34, K.2013/457 sayılı kararla davayı reddetmiştir. Gerekçenin ilgili kısmı şu şekildedir:"SGK dan belgeler getirtilmiş, mesai listesi sunulmuş, SGK Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu'nun 29/08/2012 tarih, 18550 sayılı raporu ile; müteveffanın ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığının belirlendiği görülmüş, davacı vekilinin itirazı üzerine dosya YSK Başkanlığı'na gönderilmiş, düzenlenen 26/07/2013 tarih, 58/5861 Karar sayılı rapor ile; sigortalının ölümünün meslek hastalığı sonucu olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının murisi Recep Karaş ta sağlığında meslek hastalığı bulunduğu ve 20/06/2011 tarihinde 74 yaşındayken vefat ettiği, sunulan konsey raporu ve mahkememizce aldırılan Yüksek Sağlık Kurulu Raporunda; ölümün meslek hastalığından kaynaklanmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafça murisin ölümünün meslek hastalığı sonucu olduğuna ilişkin aksi yönde bir delil de sunulmadığından davanın reddine karar verilmiştir." Başvurucu, süresi içinde temyiz talebinde bulunmuş; SSYSK kararına karşı itirazda bulunduğunu, SSYSK'nın kurum işlemlerine karşı itiraz merci olduğunu, kararlarının SGK'yı bağlayacağını, diğer üçüncü kişileri bağlayıcı nitelikte olmadığını, rapora göre sigortalının gerçek ölüm sebebinin %70 maluliyete rağmen tespit edilemediğini, çelişkinin olması nedeniyle rapora itiraz edilmesi hâlinde Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini ve önceki içtihatların bu şekilde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Yargıtay Hukuk Dairesi 4/3/2014 tarihli ve E.2013/20939, K.2014/3840 sayılı ilamla başvurucunun itirazlarını yerinde görmeyerek kararı onamıştır.Onama kararı, başvurucuya 1/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.Başvurucu 2/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 2/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun maddesi şöyledir:"(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.(2) Mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden, yeni sorular düzenlemek suretiyle ek rapor alabileceği gibi, tayin edeceği duruşmada, sözlü olarak açıklamalarda bulunmasını da kendiliğinden isteyebilir.(3) Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabilir." 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun maddesi şöyledir:"Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade ederek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malûllük derecesini iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.Bu maddenin uygulamasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir." 5510 sayılı Kanun'un maddesinin birinci, dördüncü ve beşinci fıkraları şöyledir:"Bu Kanunda yazılı olan görevleri yerine getirmek üzere branşları Kurum tarafından belirlenecek uzman hekimlerden oluşan Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu kurulur. Kurul; Millî Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu, en fazla üyeye sahip işveren, işçi ve kamu çalışanlarını temsil eden konfederasyonlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu, Türk Tabipleri Birliği, Türkiye Ziraat Odaları Birliği ile Kurum tarafından görevlendirilecek birer uzman hekimden oluşur. Aynı usûlle birden fazla Kurul oluşturmaya Bakanlık yetkilidir....Kurul, sigortalılar hakkında vazife malûllük derecesi, iş kazası ve meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik derecesi tespiti ile çalışma gücünün malûliyeti gerektirecek derecede kaybına ilişkin Kurumca verilen kararlardan itiraza konu olanları inceleyerek karara bağlar. Kurul, sigortalı veya hak sahiplerinin talebi üzerine görevlendirdiği uzman bir hekimi dinlemek zorundadır. Kurul, bu Kanunda yazılı görevlerle sınırlı olmak kaydıyla, mahkemelerden intikal eden ve bilirkişi sıfatıyla rapor düzenlenmesi talep edilen dava dosyaları hakkında, gerekli incelemeleri yaparak görüş bildirir. Mahkemeler, bahse konu dosyalar için belirlediği bilirkişi ücretini kurul üyelerine iletilmek üzere Kuruma gönderir..."