Başvuru, kamu görevlilerinin ihmali sonucu gerçekleştiği ileri sürülen ölüm olayına ilişkin yürütülen ceza soruşturmasının etkili olmadığı gerekçesiyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamu görevlilerinin ihmali sonucu gerçekleştiği ileri sürülen ölüm olayına ilişkin yürütülen ceza soruşturmasının etkili olmadığı gerekçesiyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 11/11/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun annesi kamuya ait huzurevinde kalmakta iken 1/7/2015 tarihinde vefat etmiştir. Başvurucu Avustralya'da ikamet etmekte olup annesinin cenaze işlemleri için 3/7/2015 tarihinde Türkiye'ye gelmiştir. Başvurucu; annesinin ölümünde huzur evindeki görevlilerin ihmali olduğunu düşündüğünü, zamanında doktora götürülmemiş ya da annesine ilaçlarının zamanında verilmemiş olabileceğini belirterek kamu görevlileri hakkında şikâyetçi olmuştur. Başvurucunun beyanları şöyledir:"... 01/07/2015 tarihinde huzur evinde kalan annem E. 'nin vefat ettiğini Avustralya ülkesindeyken duydum. Hacıbektaş İlçesine 03/07/2015 tarihinde geldim. Bu zamana kadar annemin cenazesi hastane morgunda bekliyordu. Benim geldiğim gün annemin cenazesini alarak Hacıbektaş İlçesine Çilehane Mezarlığında defnettik. Ben annem defnedildikten sonra annemin neden öldüğünü huzur evi yetkililerinden dilekçe ile sordum. Huzur evi yetkilileri bana yazılı olarak cevap verdiler. Annem vefat etmeden önce annemde kalp ritim bozukluğu, sağ dizinde eklem ağrıları ve kısıtlılığı yine bazı kronik hastalıkları vardı. Çeşitli ilaçlar kullanıyordu. Annem yanlış hatırlamıyorsam bildiğim kadarıyla 1938 doğumluydu yani 77 yaşlarında idi. Huzur evi görevlilerinin annemin ölümünde ihmali olduğunu düşünüyorum. Zamanında doktora götürülmemiş olabilir. Şüphelendiğim herhangi bir kimse yoktur. Zaten kimsenin kasıtla böyle bir şeyi yapacağını tahmin etmiyorum. Annemin ölümünde ihmal olup olmadığını tam olarak bilmiyorum ancak ihmal varsa araştırılıp sorumluların cezalandırılmasını istiyorum. Annem son dönem rahatsızlığı sırasında yakınlarına haber verilmemiştir. Ayrıca annem en son ölmeden önce Nevşehir Devlet Hastanesinden kayıtlara göre 05:07 saatinde çıkış yaparak huzur evine gelmiş. Bir gün sonra gece saat 02:00 sıralarında huzur evinde vefat etmiş. Ayrıca annemin kullandığı ilaçların zamanında verilip verilmediğinin araştırılmasını istiyorum. Bu hususların araştırılmasını istiyorum." Hacıbektaş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında ölenin vefat etmeden önce tedavi gördüğü Nevşehir ve Hacıbektaş Devlet Hastanelerindeki tedavilerine ilişkin tedavi evrakları ve ölüm belgesi, ilaç ve tedavi kayıt formları getirtilmiş; ölenin bakım ve gözetiminden sorumlu personelin kimlikleri tespit edilerek şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmış; huzurevi müdürünün tanık sıfatıyla ve başvurucunun annesi ile aynı huzurevinde birlikte kalmakta olduğu başvurucunun babası, müteveffanın eşi İ.nin müşteki sıfatıyla beyanları alınmıştır. İ., vefat etmeden önce eşi ile huzurevinde birlikte kaldıklarını, oğlunun evlerini satması nedeniyle evsiz kaldıkları için huzurevine yerleşmek zorunda kaldıklarını, eşinin tansiyon ve kalp gibi rahatsızlıkları olduğunu, bu nedenlerle ara sıra hastaneye götürüldüğünü, eşinin ilaçlarının görevlilerce zamanında verildiğini, kendisine ve eşine bu görevlilerin çok iyi davrandığını, eşinin ölümünde kimsenin bir ihmali olmadığını, oğlunun kendisiyle arasının iyi olmadığını, kendilerini ziyarete gelmediğini ve kendilerine nasıl bakıldığını da bilmediğini, tazminat alabilmek için kötü niyetli olarak şikâyette bulunduğunu düşündüğünü belirtmiştir. Hacıbektaş Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/8/2015 tarihinde, ilaç ve tedavi kayıt formları incelendiğinde müteveffaya ilaçlarının zamanında verildiğinin anlaşıldığı, ölüm belgesinde ölümün şeklinin doğal ölüm olduğunun belirtildiği, müteveffanın ölmeden önce 84 yaşında olduğunun anlaşıldığı, ölüme şüphelilerin ihmal sonucu neden olduklarına ilişkin herhangi bir şüphe bulunmadığı, başvurucunun iddialarının soyut nitelikte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Başvurucunun itirazı, Nevşehir Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/9/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Anılan karar başvurucuya 26/10/2015 tarihinde tebliğ edilmiş, başvurucu 11/11/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.