2. Ceza Dairesi 2022/10956 E. , 2022/19583 K. Mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 kez 1.200,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2013/254 esas, 2014/48 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/06/2022 gün ve 8394-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dav…
**2. Ceza Dairesi 2022/10956 E. , 2022/19583 K.** **"İçtihat Metni"** Mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1, 31/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 kez 1.200,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 11/02/2014 tarihli ve 2013/254 esas, 2014/48 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/06/2022 gün ve 8394-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/10/2022 gün ve 2022/104387 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Suça sürüklenen çocuğun nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin Yargıtay tarafından bozulmasını müteakip, yargılamanın Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/31 esas sayılı dosyasında derdest bulunduğunun anlaşılması karşısında, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan “(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir” şeklindeki düzenlemelere nazaran, 1) Suça sürüklenen çocuk hakkında Dr. Behçet Uz Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 07/06/2013 tarihli uzman hekim raporunda, üzerine atılı suçlar yönünden, fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve bu fiillere ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirildiği, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda çocuk hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasının uygun görüldüğü, suça sürüklenen çocuğun özürlü olduğuna dair rapor sunulması üzerine istenen Karşıyaka Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 22/11/2013 tarihli raporunda ise bu fiillere ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunun bildirilmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun ceza ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden kurul raporu alınmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında, Kabule göre de; 2) Karşıyaka Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 22/11/2013 tarihli raporunda atılı fiilere ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunun bildirilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/2. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmamasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Suça sürüklenen çocuk ...’in hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyetine ilişkin hükümlerin Yargıtay tarafından bozulmasını müteakip, Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/31 esas sayılı onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesinde yer alan “(1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur. (2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi beş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir” şeklindeki düzenlemelere nazaran, Suça sürüklenen çocuk hakkında Dr. Behçet Uz Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 07/06/2013 tarihli uzman hekim raporunda, üzerine atılı suçlar yönünden, fiilin anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve bu fiilere ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğinin bildirildiği, düzenlenen sosyal inceleme raporunda çocuk hakkında danışmanlık tedbiri uygulanmasının uygun görüldüğü, suça sürüklenen çocuğun özürlü olduğuna dair rapor sunulması üzerine istenen Karşıyaka Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 22/11/2013 tarihli raporunda ise bu fiillere ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olduğunun bildirilmesi karşısında; suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükümler için ceza ehliyeti bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden kurul raporu alınmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DİKİLİ) Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 11/02/2014 tarihli ve 2013/254 E. ve 2014/48 K. sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, verilen kararın niteliği itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.