10. Hukuk Dairesi 2024/2142 E. , 2024/3111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/362 E., 2023/340 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki maluliyet oranının ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı,
**10. Hukuk Dairesi 2024/2142 E. , 2024/3111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/362 E., 2023/340 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki maluliyet oranının ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıda hiperkolesterolemi, hipotirodizm, paranoid psikoz sanrısal, retropatellar artoz, omuz sıkışma sendromu, artık şizofreni, somatoform ağrı bozukluğu, arteryel hipertansiyon, gonarthrose, miyokardiyal enfarktüs, koroner 3 damar hastalığı, mitral yetersizliği, priapizm, lomber ve sakral omurga osteochondrosis, hiperaktif mesane, perikard, obezite hastalıklar ile başka birtakım hastalıklar bulunduğu; davacının %80 oranında yürüme güçlüğü çektiği; davacının uzun süre Almanya'da yaşadığı ve orada da birçok tedavi gördüğü; davacıya Almanya'da yetkili Kurumlar tarafından davacının %100 oranında sakat olduğuna ilişkin raporlar verildiği; ayrıca yine davacıya Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından da davacının %81 oranında malul olduğuna ilişkin rapor verildiği; davacının çalışma gücünün %60'dan fazlasını kaybettiğinin sabit olduğu; bunun üzerine davacıya maluliyet aylığı bağlanması talebi ile davalı Kuruma başvuru yaptığı; SGKB Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdüriüğü’nce davacının çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmediğinin hukuki dayanaktan yoksun ve fiili durumla çelişkili olarak karar verilerek davacı hakkında maluliyet sigortası gereği yapılamayacağı; SGKB Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğümün kararına davacının itiraz etmesi üzerine davacının dosyası Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu nun 08.01.2018 tarih 02/409 sayılı karan ile hukuki ve fiili duruma aykırı olarak davacının çalışma gücünün en az %60'ını kaybetmemiş olduğu gerekçesiyle davacının malul sayılmayacağına hukuka aykırı olarak karar verildiği; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulucun 02/409 sayılı kararına itirazları doğrultusunda davacının çalışma gücünün en az %60 oranında kaybetmesi nedeniyle davacının malul sayılmasına ve maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının daha önce de Kuruma malulen emeklilik için müracaatta bulunduğu, bunun üzerine Kocaeli Bölge Sağlık Kurulu'na sevk edildiği ve 07.03.2017 tarih ve *********** sayılı kurul kararı ile çalışma gücünün % 60'ını kaybetmediğine karar verildiği, daha sonra davacının Düzce Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden 11.10.2017 tarih ve 29021/1138-1862 rapor numarası ile hastalığının ilerlediğine dair belge ile yeniden başvuru yaptığı, bunun üzerine davacının yeniden Kocaeli Bölge Sağlık Kurulu'na sevk edildiği ve 14.11.2017 tarih ve *********** sayılı kurul kararı ile tekrardan çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine karar verildiği ve kararın davacıya tebliğ edildiği, davacının 04.12.2017 tarih 14680641 sayılı dilekçesi ile kararlara itiraz ettiği ve dosyanın incelenmek üzere Ankara Yüksek Sağlık Kurulu'na gönderildiği, Yüksek Sağlık Kurulu'nun incelemesi sonucunda 08.01.2018 tarih ve 02/409 sayılı karar ile davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediğine ve malul sayılamayacağına karar verildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının malul sayılması ve kendisinin malullük aylığına hak kazanmasının mümkün olmadığı, davacının yasanın aradığı şartları taşımadığı, davacının çalışma gücünü %60'ını kaybetmediğine ve malul sayılamayacağına dair raporlar tüzük ve yönetmeliklere uygun olarak hazırlanmış olduğu, yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 11.11.2019 tarihli ve 2018/44 Esas, 2019/533 Karar sayılı kararla; SGKB Kocaeli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün 14.11.2017 karar tarih ve *********** karar sayılı raporunda adı geçenin çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmediğine karar verildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 08.01.2018 karar tarih ve 02/409 karar sayılı raporunda dosyanın incelendiği, sigortalının mevcut hastalık ve arızalarına göre maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 17.07.2019 tarih ve 12293 sayılı kararı ile ... oğlu 04.04.1960 doğumlu ...’un mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı dair görüş bildirdiği, davacı hakkında gerçekleştirilen Kurum işlemleri ve Kurum işlemi ile aynı doğrultuda ve çelişki bulunmayacak şekilde alınan Adli Tıp Raporu bir arada değerlendirildiğinde davacının maluliyetinin en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu ve malülen emekli olmasının kanunen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/9 Esas, 2022/650 Karar sayılı kararla dosya kapsamından davacının 2015/1 ay 4 gün, 2016/8 ay 6 gün 4-a sigortalılığı bulunduğu, Kocaeli Kurum Sağlık Kurulunun 14.11.2017 tarihli raporu ile davacının çalışma gücünün en az %60 oranında kaybetmediğine, Yüksek Sağlık Kurulunun 08.01.2018 tarihli kararı ile çalışma gücünün en az %60 ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 17.07.2019 tarih ve 12293 karar sayılı raporu ile de davacının çalışma gücünün %60 oranında kaybetmemiş olduğu ve malul sayılamayacağına karar verildiği görülmekle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/9 Esas, 2022/650 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce 21.06.2022 tarihli ve 2022/5968 Esas, 2022/9467 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur: "...Dosya kapsamından, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 08.01.2018 tarihli kararında, sigortalının mevcut hastalık ve arızalarına göre, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60’ını kaybetmemiş olduğundan malul sayılmayacağının belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nin 17.07.2019 tarihli raporunda, davacının mevcut hastalık ve arızaları nedeniyle 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağının bildirildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada; gerek Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu ve gerekse de Adli Tıp Kurumu raporları nazarında yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkeme kararı sonrası 28.09.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp aynı tarihte yürürlüğe giren Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile 03.08.2013 tarihli ve 28727 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlükten kaldırıldığı anlaşılmıştır. Yargılama safhasında yürürlüğe giren söz konusu mevzuat kapsamında da değerlendirme yapılması gerektiğinden, Mahkemece 28.09.2021 tarihli Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespiti İşlemleri Yönetmeliği kapsamında, maluliyetin bulunup bulunmadığı konusunda, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan ve raporlar arasında çelişki bulunması halinde, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu’ndan rapor alınıp (maluliyetin bulunduğuna karar verilmesi durumunda başlangıcının, yönetmeliğin yürürlük tarihi olduğu gözetilmek kaydıyla) sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir..." B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı, Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu'nun 05.06.2023 tarih ve 12939 karar sayılı raporunda "... oğlu, 04.04.1960 doğumlu ...’un mevcut hastalık ve arızaları 28.09.2021 tarih ve 31612 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Maluliyet ve Çalışma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında; B5 maddesine göre orta düzeyde (%50-59) çalışma gücü kaybı olduğu, çalışma gücünün en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağı," tespit edildiği, davacı hakkında gerçekleştirilen Kurum işlemleri ve Kurum işlemi ile aynı doğrultuda ve çelişki bulunmayacak şekilde alınan Adli Tıp Raporu bir arada değerlendirildiğinde davacının maluliyetinin en az %60 (yüzdealtmış)'ını kaybetmemiş olduğu ve malülen emekli olmasının kanunen mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının hiperkolesterolemi, hipotirodizm, paranoid psikoz sanrısal, retropatellar artoz, omuz sıkışma sendromu, artık şizofreni, somatoform ağrı bozukluğu, arteryel hipertansiyon, gonarthrose, miyokardiyal enfarktüs, koroner 3 damar hastalığı, mitral yetersizliği, priapizm, lomber ve sakral omurga osteochondrosis, hiperaktif mesane, perikard, obezite hastalıklar nedeniyle %80 oranında yürüme güçlüğü çektiği, Almanya'da yaşadığı ve orada da bir çok tedavi gördüğü, Almanya'da yetkili Kurumların davacının %100 oranında sakat olduğuna karar verdiği, davacıya Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından da %81 oranın malul olduğuna dair rapor verildiği, raporlar arasında çelişkinin giderilmediği, davacının ruhsal ve fiziksel olarak çalışabilir durumda olmadığı, davanın kabulü gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, maluliyet oranının ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 58 inci maddesi ilgili hükümlerdir. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.