4. Hukuk Dairesi 2009/14900 E. , 2010/11279 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 31/01/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten…
**4. Hukuk Dairesi 2009/14900 E. , 2010/11279 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Av. ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 31/01/2007 gününde verilen dilekçe ile haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 07/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; a)dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, davalılardan ... ile ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; diğer davalı ... hakkındaki istem kabul edilmiş; karar, davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, kendisine ait aracın, davalılardan ... tarafından alkollü olarak kullanıldığı sırada diğer davalı ...'un sürücüsü olduğu öteki davalı ...’a ait kamyon ile çarpışması nedeniyle yaralandığını, aracının hurda haline geldiğini belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın davalılardan alınmasını istemiş; yargılama sırasında davalılardan ... ile ve ... hakkındaki davayı takip etmediğini bildirmiştir. Davalılardan ... ise, alkollü olan davacının evine gelerek gezmeye çıkma önerisinde bulunduğunu, eşiyle birlikte davacının aracına bindiklerini, bir süre sonra alkollü olması nedeniyle aracı kendisinin kullanmasını istediğini, kendisi de alkol aldığından davacının istemini kabul etmediğini, davacının ısrarı sonucu aracı kullanmak zorunda kaldığını, davacının yönlendirmesi üzerine U dönüşü yaptığı sırada kamyonu görmediğini ve kazanın meydana geldiğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, kazada davalı sürücü ...'ın %70, davacının % 30 oranlarda bölüşük kusurlu bulunduğu, kamyon sürücüsü diğer davalının kusurunun bulunmadığı biçimindeki Adli Tıp Kurumu'nun 04.03.2009 günlü raporu benimsenerek belirlenen tazminat tutarlarından indirim yapılmış; ayrıca, yargılama aşamasında davacı tarafından sunulan basit (adi) yazılı oto satış sözleşmesinde belirtilen tutar aracın hurda değeri olarak kabul edilmiştir. 2009/14900-2010/11279 Borçlar Yasası'nın 43. maddesi gereğince yargıç, tazminatın biçimini ve tutarını belirlerken, kusur yanında durumun özelliklerini de göz önünde tutmak zorundadır. Bu özel durumlara; zarar görenin bölüşük kusuru, zarar tutarının önceden saptanamaması, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, hak ve adalet düşüncesi, olayın oluş biçimi, zarar görenin zararın artmaması için aldığı önlemler gibi olguların girdiği kabul edilmektedir. Dava konusu olayın gelişim biçimi, yargıcın Adli Tıp Kurumu'nun belirlediği kusur oranı ile bağlı olmaması ve yukarıda açıklanan özel durumlar gözetildiğinde davacıya verilen % 30 kusur oranı azdır. Davalının alkollü olduğunu bildiği davalıya aracını kullandırmış olması olgusu gözetilerek tarafların yarı yarıya kusurlu oldukları kabul edilmeli ve buna göre indirim yapılmalıdır. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b)Davacı dava dilekçesinde, hurda haline gelen aracı 9.000,00 TL’ye sattığını bildirdiği halde sonradan sunduğu belgeye değer verilerek maddi zarar hesabında aracın hurda değeri olarak 6.500,00 TL indirim yapılmış olması doğru olmadığından karar bu nedenle de bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2/a ve b) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 01/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.