1. Hukuk Dairesi 2010/12024 E. , 2010/13573 K. "" MAHKEMESİ : KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı olduğu 19 parsel sayılı taşınmaza davalıların ağaç dikmek ve tuvalet yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur. Davalı G.., yatalak hasta olduğu, 10 yıldır taşınmaza uğramadığını, 19 parselde oğlu C..'in paydaş bulunduğunu bildirip…
**1. Hukuk Dairesi 2010/12024 E. , 2010/13573 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2010 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden paydaşı olduğu 19 parsel sayılı taşınmaza davalıların ağaç dikmek ve tuvalet yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur. Davalı G.., yatalak hasta olduğu, 10 yıldır taşınmaza uğramadığını, 19 parselde oğlu C..'in paydaş bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, keşfen düzenlenen bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı G.. .D. vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğiyle açılmış; mahkemece, davalıların kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı benimsenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı G.. .tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 19 parsel sayılı taşınmazda davacı ile birlikte dava dışı kişilerin paydaş olduğu, davalı G.’nin taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmazda davalı G.’nin oğlunun paydaş olduğu, davalı savunmasında da, oğlunun payına teb’an bu taşınmazı kullandığını belirttiği görülmektedir. Gerçektende davalı G..’nin oğluna teb’an taşınmazı kullandığı belirlenir ise davanın, paydaşın paydaş aleyhine açmış olduğu dava olarak değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Bilindiği üzere; paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki elatmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.