3. Ceza Dairesi 2021/13015 E. , 2022/8561 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarih ve 2016/174 - 2017/409 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 221/4, 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.
**3. Ceza Dairesi 2021/13015 E. , 2022/8561 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; Mahkemesi :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesi : Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2017 tarih ve 2016/174 - 2017/409 sayılı kararı Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma Hüküm : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK'nın 221/4, 62, 53, 58/9, 63 maddeleri uyarınca hükmedilen mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge adliye mahkemesince kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen 5. maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içinde temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 26.10.2017 tarihli son celse öncesinde, sanık müdafii tarafından 18.10.2017 tarihli dilekçeyle, 20-29 Ekim aralığında Türkiye Barolar Birliğinin Etkinlikleri çerçevesinde Antalya'da bulunacak olması nedeniyle yapılacak duruşmaya katılamayacağına ilişkin UYAP üzerinden mesleki mazeret dilekçesi sunulduğu, son celse sanık müdafi tarafından gönderilen mazeret dilekçesinin kabulüne ya da reddine dair mahkemece bir karar verilmediği gibi, duruşma zaptına da geçirilmediği, birinci celseden itibaren beklenen ByLock içerik dökümünün beklenilmesinden vazgeçilerek sanık ve müdafiinin yokluğunda iddia makamı tarafından esas hakkındaki mütalaanın sunulduğu ancak sanık ve müdafiinin mütalaa hakkındaki savunması alınmadan mahkumiyet hükmü kurularak yargılamanın bitirildiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 197. maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; adaletin selameti ve sanığa isnat edilen suçun niteliği dikkate alındığında, sanığın esasa ilişkin son savunmasını almadan sanık ve müdafiinin yokluğunda mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasını doğuracak biçimde CMK'nın 101/3, 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi; Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.