6. Hukuk Dairesi 2011/5881 E. , 2011/10196 K. MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından…
**6. Hukuk Dairesi 2011/5881 E. , 2011/10196 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, çeyiz ve ziynet eşyalarının aynen olmadığı takdirde bedellerinin davalıdan tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından kabulüne karar verilen ziynet ve eşyalara yönelik olarak temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeler göre, davalı vekilinin hükmün b ve c bentlerinde sayılan davacı ve müşterek çocuk Halil İbrahim’e ait eşyaların aynen, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 150.00 TL’nin davalıdan tahsiline ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin ziynet eşyalarına ilişkin temyizine gelince; Davacı vekili; Dava dilekçesinde, davacıya nişan ve düğün merasiminde takılan ziynet eşyalarından altı adet bileziğin, davalı tarafça kendisinden alınarak servis aracı alımında kullanıldığını, dört adet bileziğin davalının babasına verildiğini, bozdurulan bu takı bedellerinin davalının anne ve babasının ihtiyaçlarında kullandıklarını yine bir adet bileziğinde servis işi yapılırken mazot borcu olduğu için davalı tarafından alınıp harcandığı iddiasıyla ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 100 YTL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, ziynet eşyalarının varlığını ve davalı tarafça bozdurulup harcandığı iddiasının davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden yada savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına hak çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. Düğün sırasında kadına takılan ziynetler kendisine bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malıdır. Davacı kadın, dava konusu edilen ziynet eşyalarının davalı tarafından bozdurularak harcandığını ileri sürdüğüne göre bu iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Davacının dinletmiş olduğu tanıklar, duyuma dayalı beyanda bulunmuş olup, davacı iddiasını ispata yeterli nitelikte kabul edilemez. Ancak davacı vekili dava dilekçesinde “her türlü yasal kanıt” demekle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacı tarafa kabulüne karar verilen ve varlığı ispatlanan ziynetlerin davalı tarafından bozdurulup, harcandığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle b ve c bentte yazılı eşyalara ilişkin hükmün ONANMASINA, 2. bentte yazılı nedenlerle ziynet alacağına ilişkin kısmen kabule yönelik hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 4.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.