(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/9131 E. , 2010/13119 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/9131 E. , 2010/13119 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.09.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili ile davalı ... vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 30.11.2010 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av.... ile karşı taraftan davacılar vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı yüklenici, adi yazılı satış sözleşmesinin davacılara hak sağlamayacağını, kaldı ki sözleşmede kararlaştırılan kalan bedelin ödenmediğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Diğer davalı arsa sahipleri, sözleşmenin kendilerini bağlamayacağını, harici satış sözleşmesine de değer tanınamayacağını, davanın reddini bildirmiştir. Mahkemece, 10.01.2007 tarihli sözleşmede ödeneceği öngörülen 130.000,00 TL’nin depo edilmesi koşuluyla dava kabul edilmiştir. Hükmü, arsa sahipleri ve yüklenici temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı yüklenicinin bütün, arsa sahiplerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davalı arsa sahiplerinin temyiz itirazlarına gelince; Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri yükleniciye şahsi hak sağlar. Yüklenici, eserin tesliminde hak edeceği bağımsız bölümlere özgülenen arsa payının tescilini doğrudan arsa sahiplerinden talep edebileceği gibi, şahsi hakkını Borçlar Kanununun 162.maddesinden yararlanarak üçüncü kişilere de yazılı olması koşuluyla (BK m.163) ve borçlunun (arsa sahiplerinin) rızası gerekmeksizin temlik edebilir. Davadaki istemin dayanağı, Borçlar Kanununun 162.maddesidir. Ne var ki, davacıların (üçüncü kişilerin) tescil talebine muhatap olan ve sözleşmenin arsa sahibi bulunan tarafı (davalı arsa sahipleri) temlik işlemini öğrenince, Borçlar Kanununun 167.maddesinden yararlanarak temlik edene (yükleniciye) karşı haiz olduğu bütün def’ileri temellük edene davacı (üçüncü kişilere) karşı da ileri sürebilir. Somut olaya gelince; davalılar arasındaki 24.05.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin “Yapımcı Firmanın Yükümlülükleri” başlıklı 6.maddesinde aynen “inşaatın sözleşmeye ve projesine uygun olarak tamamlanmasından sonra, binanın genel iskanının alınması ve bağımsız bölümlerin iskan raporları için belediyece ve elektrik, su aboneleri için ilgili kuruluşlarca talep edilen iş bitim ve ilişiksizlik belgelerinin mal sahiplerine teslim etmek, genel iskanın alınması için mülk sahiplerinin hiçbir harç ve vergi talep edilmeyecektir…” hükmüne yer verilmiştir. Görülüyor ki, yapının genel iskanının alınması ve bununla ilgili giderlerden sorumluluk yükleniciye aittir. Aksi takdirde, eserin hukuken teslim edildiğinden bahsedilemez. Davalı arsa sahipleri, davanın reddini savunmakla iskan alınmasıyla ilgili işlemler ve giderlerin yüklenici tarafından yerine getirilmediğini de savunmuş olduklarından, mahkemece sözleşme hükmünün gözetilmesi zorunludur. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; yükleniciye veya onun şahsi hakkını temlik alan üçüncü kişilere yetki ve süre verilerek, yapının genel iskanının alınması için gerekli işlemleri tamamlatmak, bundan sonra talep hakkında bir karar vermek olmalıdır. Değinilen yönün gözetilmemesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalı yüklenicinin bütün, arsa sahiplerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davalı arsa sahipleri yararına BOZULMASINA,750,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı arsa sahiplerine verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 30.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.