Ceza Genel Kurulu 2010/1-189 E. , 2010/237 K. "" İtirazname : 2010/36165 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Davacının haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zararlar nedeniyle yasal faizi ile birlikte 5.000 Lira maddi ve 10.000 Lira manevi tazminatın davalı hazineden tahsiline yönelik isteminin kısmen kabulü ile 1156,36 Lira maddi ve 5.250 Lira manevi tazminatın haksız tutuk¬lama tarihi olan 16.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak…
**Ceza Genel Kurulu 2010/1-189 E. , 2010/237 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2010/36165 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Davacının haksız tutuklanma sonucu uğramış olduğu zararlar nedeniyle yasal faizi ile birlikte 5.000 Lira maddi ve 10.000 Lira manevi tazminatın davalı hazineden tahsiline yönelik isteminin kısmen kabulü ile 1156,36 Lira maddi ve 5.250 Lira manevi tazminatın haksız tutuk¬lama tarihi olan 16.01.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve 1250 Lira vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.05.2009 gün ve 105-161 sayılı hüküm, davalı hazine vekili tarafından temyiz edilmekle dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 29.06.2010 gün ve 2107-4979 sayı ile; “Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 21.04.1975 gün ve 1975/3-5 sayılı kararında belirtildiği gibi; '466 sayılı Yasanın uygulanması yönünden, yerel mahkemelerce a) Sanıkların yokluğunda hükmolunan beraat kararları ile, b) Yargıtay’ca onanan, c) Ya da CMUK’nun 322. maddesi uyarınca verilen beraat kararlarının ilgili sanıklara tebliği gereke¬ceği, sözü edilen 466 sayılı Yasanın ikinci maddesinde gösterilen üç aylık sürenin mahkemelerce yapılacak tebliğ tarihinden başlaması gerekir’. Görüldüğü gibi sanığın yüzüne karşı verildikten sonra, taraflarca temyiz edilmeden kesinleşen beraat kararlarının sanığa tebliğinin gerektiği, İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun kararında yazılı değildir. Yine beraat kararı sanığın yüzüne karşı verilmiş oldu¬ğun¬dan, onun karardan haberdar olmadığından söz edilemez. Somut olayda; 1- Davacının yargılandığı ve beraat ettiği davada, 29.03.2002 tarihinde davacının yüzüne karşı verilen ve 01.08.2002 tarihinde kesinleşen beraat kararından 7 yıl sonra açılan davanın, süresinde açılmadığından reddi yerine kabulüne karar verilmesi, 2- Kabule göre de; talep tarihine göre duruşmalı inceleme yapılması gerekirken naip hakim atanarak dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu hüküm kurulmak suretiyle 5353 sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 142/7. maddesine aykırı davranılması” isabetsizliğinden, (1) nolu bozma yönünden Daire Üyeleri S.Z.İ...ve S.E.Y...'nın karşıoyuyla oyçokluğuyla bozulmuştur. Yargıtay C.Başsavcılığınca 30.07.2010 gün ve 36165 sayı ile;