10. Hukuk Dairesi 2016/7375 E. , 2018/4978 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 16.12.1996 tarihinde geçird…
**10. Hukuk Dairesi 2016/7375 E. , 2018/4978 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacı Kurum, 16.12.1996 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez olan sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir, nedeniyle Kurum zararının rücûan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı işverene ait makine imalatı yapılan işyerinde çalışmakta olan kazazede işçi, olay günü torna makinasının ucunda bulunan 2 mm’lik elmas ucunun yerinden çıkarak sol gözüne isabet etmesi sonucu yaralamıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonucu alınan bilirkişi raporunda, kazanın gerçekleşmesinde % 50 oranında işveren kusurunun, % 30 oranında sigortalının kusurunun, % 20 oranında kaçınılmazlık (kötü tesadüf) olgusunun olduğu kabul edilmiş ve Mahkemece hükme esas alınan bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Somut olayda, kaçınılmazlık olgusunun raporda yanılgılı olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olup, davalı işverenin, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. İş kazalarında ilgililerin kusur durumları belirlenirken kaçınılmazlığın da göz önünde bulundurulması ve belirlenen kaçınılmazlık payından işverenin sorumlu tutulmaması gerekmektedir. Kaçınılmazlık olgusundan ise, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda geçerli mevzuat hükümleri çerçevesinde, doğabilecek olası zararlı sonuçların önlenmesi yönünde, duruma ve koşullara göre ilgililerden beklenebilecek tüm özenli ve dikkatli çabaya karşın sigortalıyı bedence veya ruhça arızaya uğratan iş kazasının meydana gelmesi durumunda söz edilebilir. Günümüz teknolojisinde bir takım olayların sonuçlarının kısmen kaçınılmazlık/kötü rastlantılarla açıklanması, alınabilecek önlemler düşünüldüğünde olanaksızdır. Kaçınılmazlık/kötü rastlantı olarak adlandırılan olguların birçoğunun temelinde insan yanılgı ve savsamaları, özen eksikliği bulunduğu bir gerçektir. Unutulmamalıdır ki, her birey, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların kendisine yüklediği özen ve dikkat yükümünü göstermek zorundadır. Öngörülebilir sonuçlar karşısında kaçınılmazlık/kötü rastlantı yönünde değerlendirme yapılamaz.