Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4756 E. , 2024/3026 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4756 Karar No : 2024/3026 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...'nın Baro Levha
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2022/4756 E. , 2024/3026 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4756 Karar No : 2024/3026 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ...'nın Baro Levhasına avukat olarak yazılmasına dair İzmir Barosu Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının uygun bulunmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nca verilen ... tarih ve ... sayılı kararın bir daha görüşülmek üzere Adalet Bakanlığınca geri gönderilmesi üzerine ilk kararda ısrar edilmesine yönelik Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda kovuşturma kavramının bu kanuna münhasır bir anlamda, ceza mahkemelerinde dava açılması öncesindeki soruşturma sürecini de kapsayacak şekilde kullanıldığı, olayda, İzmir Barosu levhasına yazılmak için başvuran ... hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda "silahlı terör örgütüne üye olmak " suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 1.000TL Adli Para Cezası" ile cezalandırılmasına karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu ve mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından adı geçene isnat edilen fiilin niteliği, baro levhasına yazılması durumunda yürütülecek kamu hizmetinin önemi ve özelliği dikkate alındığında, ceza kovuşturma sonucunun (mahkumiyet kararının kesinleşmesinin) beklenmesinin yerinde olacağı, adı geçenin bu aşamada baro levhasına avukat olarak yazılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 1136 sayılı Kanun'un 5. maddesinin üçüncü fıkrasında kovuşturma altında bulunma durumuna yönelik düzenlemenin yer aldığı fakat hakkında soruşturma bulunanlarla ilgili bir hükmün bulunmadığı, kanun koyucunun kovuşturma kavramı ile soruşturma aşamasını da içine alan ceza muhakemesi evresini amaçladığı düşünülse bile hak ve özgürlükleri sınırlandıran hükümlerin kamu makamlarınca geniş yorumlanmasının bireyler açısından öngörülemez sonuçlar doğurabileceği, soruşturma ve kovuşturma kavramlarının tanımının 1136 sayılı Kanun'da yapılmadığı dikkate alındığında söz konusu kavramların kapsamının belirlenmesinde 5271 sayılı Kanun'dan yararlanılması gerektiği, 1136 sayılı Kanun'da avukatlığa kabul konusundaki düzenlemede, aynı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen yazılı cezalardan kovuşturma altında bulunulmuş olması durumunda baro levhasına yazılma ile ilgili başvurunun kovuşturmanın sonuna kadar ertelenmesi konusunda idareye takdir hakkı verilmişse de söz konusu düzenlemenin soruşturma aşamasında da uygulanabileceğine ilişkin bir hüküm yer almadığı göz önününde bulundurulduğunda Mahkemenin 1136 sayılı Yasada belirtilen ceza kovuşturmasının ceza mahkemelerinde dava açılması öncesindeki soruşturma sürecini de kapsadığı yönündeki belirlemesinde hukuki isabet bulunmadığı, öte yandan dava konusu işlemin, terör örgütlerine üyeliği olduğu iddiasıyla hakkında adli kovuşturma yürütülenlerin avukat olması sonucunu doğuracağı, avukatlık mesleğinin önem ve özelliği ile kamu hizmeti niteliği dikkate alındığında, bu durumun hukuk devletinin işlerliğinin sağlanması bakımından yaşamsal bir öneme sahip ve yargının kurucu unsurlarından olan avukatlık mesleğinin etkinlik ve güvenilirliğini zedeleyeceği anlaşıldığından; 1136 sayılı Kanun'un 5/3. maddesinde tanınan takdir yetkisinin, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından dolayı hakkında hapis cezası bulunan ve ilgili suçlarla ilgili kovuşturması devam eden ...'nın baro levhasına yazılması yönünde kullanılmasına dair dava konusu işlemde, kamu yararı ve avukatlık hizmetinin belirtilen vasıf ve nitelikleri yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, 1136 sayılı Kanunun 5. maddesinde belirli suçlardan mahkum olunması halinin avukatlığa engel hal olarak düzenlendiği, ilgilinin kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunmadığı, idarenin takdir hakkı kapsamında tedbir mahiyetinde bekletme kararı verilmesini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı, hükme bağlanmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun "Harçdan müstesna işlemler" başlıklı 13. maddesinde, "Aşağıda yazılı mevzular harçdan müstesnadır: (...) j) Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanunun 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemleri. (Yukarıdaki işlemlerin hesaplanacak harçlarının, Genel Bütçeye dahil idarelerin haklılığı nispetinde karşı taraftan tahsiline ilgili merciince karar verilir.)" hükmüne yer verilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun Ek 1 sayılı cetvelin 8. sırasında Adalet Bakanlığı, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri arasında sayılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yargılama giderlerinin kapsamı" başlıklı 323. maddesinde, "(1) Yargılama giderleri şunlardır: a) Başvurma, karar ve ilam harçları. b) Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri. c) Dosya ve sair evrak giderleri. ç) Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekaletname düzenlenmesine ilişkin giderler. d) Keşif giderleri. e) Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler. f) Resmi dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler. g) Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hakimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu halde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri. ğ) Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti. h) Yargılama sırasında yapılan diğer giderler."; "Yargılama giderlerinden sorumluluk" başlıklı 326/1. maddesinde, "Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."; "Yargılama giderlerine hükmedilmesi" başlıklı 332. maddesinde, "(1) Yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır." hükmü yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında, dava konusu işlemin iptaline karar verildikten sonra posta giderinden ibaret olan 52,00-TL tutar ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.550,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmekle birlikte, genel bütçeye dahil bir idare olan Adalet Bakanlığının harçtan muaf olması sebebiyle dava açılırken alınmayan başvurma harcı, karar harcı, yd harcı ile vekalet harcının dava iptal ile sonuçlandığından 692 sayılı Harçlar Kanununun 13/1-j bendindeki kural gereği Genel Bütçeye dahil idarenin haklılığı nispetinde karşı taraftan (Türkiye Barolar Birliğinden) tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususta hüküm kurulmamasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına "harçtan muaf olması sebebiyle davacı Bakanlıktan dava açılırken alınmayan 59,30 TL başvurma harcı, 59,30 TL karar harcı, 97,70 TL yürütmenin durdurulması harcı ile 8,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 224,80 TL harcın davada haksız çıkan Türkiye Barolar Birliğinden tahsili için ilgili Vergi Dairesine müzekkere yazılmasına" şeklinde hüküm eklenmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmektedir. Öte yandan yargı harçları mahkemelerin sunduğu yargı hizmetine karşılık olmak üzere tahsil edilen bir tutar olup yargılama faaliyeti sonucunda da davada haksız çıkan taraf aleyhine resen hükmedilmesi gerektiği kanunun amir hükmü olduğundan bu hususta eksik hüküm nedeniyle Dairemizce ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasının, temyiz başvurusunda bulunan davalı idare aleyhine bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 21/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.