11. Ceza Dairesi 2021/9746 E. , 2024/5194 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/738 E., 2016/558 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği…
**11. Ceza Dairesi 2021/9746 E. , 2024/5194 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/738 E., 2016/558 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Anamur 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/738 Esas, 2016/558 Karar sayılı Kararı ile sanık hakkında 1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, 2. 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan, 6136 sayılı Kanun’un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık, aldığı cezayı temyiz etmek istediğini belirterek hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Meydana gelen üç ayrı hırsızlık olayında 34 UCZ ... sayılı plakanın kullanıldığının tespiti üzerine yapılan çalışmada, kolluk kuvvetlerince yol kapaması sonucu durdurulmak isterken kaçması sonucu kovalamaca sonrası, suç tarihinde kesinleşmiş ilamlar ve soruşturmalar nedeniyle de aranan sanığın yakalandığı esnada yanında benzer suçlardan aranan ... ile brlikte seyir halindeyken kolluk görevlilerinin dur ihtarı üzerine kaçtığı, yapılan takip sonunda yaya olarak kaçarken yakalandığı, üzerinde ve aracında yapılan aramalar ... adına düzenlenmiş ve sanık ...'nin resminin yapıştırıldığı D09 seri: ... numaralı sahte nüfus cüzdanını, 34 UCZ ... plakalı araç için düzenlenmiş sahte motorlu araç trafik belgesi ile araç tescil belgesinin 07 NMF ... orijinal plakalı olan çalıntı araca takılmış sahte 34 UCZ ... plaka levhasının (bir çift) aracın içerisinde ise 34 YJ ... sayılı sahte plaka levhasının (bir çift) ve bir adet sustalı bıçağın ele geçtiği, yapılan incelemelerde Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Uzmanlık Raporunda söz konusu belgelerin sahte olup iğfal kabiliyetlerinin haiz olduklarının belirtildiği somut olayda sanığın üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında; 34 UCZ ... plakalı aracı Faysal isimli soyadını bilmediği bir arkadaşımdan satın aldığını, olay günü yanında ... isimli arkadaşının da olduğunu, aracın çalıntı olduğunu jandarmadan öğrendiğini, üzerinde taşıdığı nüfus cüzdanını yıllar önce İzmir'de sokakta bulduğunu, kesinleşmiş cezasından dolayı yanında taşıdığını, aracın üzerindeki plakanın sahte olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir. 3. 29.09.2015 tarihli kriminal raporda; inceleme konusu nüfus cüzdanının baskı tekniği ve kalitesi, renk tonu, soğuk ve mürekkepli mühür izlerinin yapısı yönünden oriinallerine farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş olup, söz konusu nüfus cüzdanının bütünüyle sahte olarak oluşturulduğu, Motorlu Araç Trafik Belgesi ve Araç Tescil Belgesinin güvenlik özellikleri yönünden orijinallerine göre farklılıklar gösterdikleri görülmüş olup, anılan bulgulara atfen söz konusu belgelerin sahte olduğu sonucuna varıldığı tespit edilmiştir. 4. 30.09.2015 tarihli kriminal raporda; üzerlerinde TR 34 UCZ ... harf ve rakam grupları ile iki adet soğuk mühür izi bulunan 2 adet araç tescil plakası ile üzerlerinde TR 34 YJ ... harf ve rakam grupları ile iki adet soğuk mühür izi bulanan 2 adet araç tescil plakasının sahte oldukları, ayrıca inceleme konusu araç tescil plakaları üzerinde gerçekleştirilen mühür izi sahteciliğinin yapılacak kontrollerde dikkati çekmeyeceği cihetle iğfal kabiliyetine haiz oldukları tespit edilmiştir. 5. 29.09.2015 tarihli kriminal raporda; tetkik için gönderilen tek ağızlı, sivri uçlu, sırtı küt, 7 cm uzunluğundaki namlusunu yana doğru otomatik olarak açılmasını sağlayan susta mandalı ile açılan namluyu sapa sabitleyen susta kilidi sistemlerine haiz, metal üzeri ağaç kaplama sapının üzerinde fener tertibatı bulunan, toplam uzunluğu 16.3 cm olan bıçak, imal durumu, tip ve nitelikleri bakımından bir sustalı çakı olduğu, namlusunun yana doğru otomatik olarak açılmasını temin eden susta mandalı ile açılan namluyu sapa tespit ederek sabit hale getiren susta kilidi tertibatlarının sağlam ve işler durumda olduğu, tetkik konusu sustalı çakının 6136 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yasak niteliği haiz bıçaklardan olduğu tespit edilmiştir. 6. Mahkemece sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabulü ile mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Soruşturma aşamasında alınan uzmanlık raporuna göre; suça konu belgelerin sahte olarak düzenlendikleri ve aldatıcılık niteliklerinin bulunduğunun belirlendiği, bu hususun iddianamede de belirtildiği ve duruşmada sanığa tüm bilgi ve belgelerin okunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 271 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri ve düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 5. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.06.2013 tarihli, 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın sabıka kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2009 tarihli 2005/123 Esas ve 2009/110 Karar sayılı ilâmına konu mahkûmiyet ilâmı yerine Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/218 Esas, 2007/1031 Karar sayılı mahkûmiyet ilâmının tekerrüre esas alınması hususu hukuka aykırı bulunmuş ise de bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. B. 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçundan kurulan hükümden sonra, 02..08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış," ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin on birinci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen "Seri muhakeme usulü bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz." şeklindeki yasal düzenleme 14.07.2021 tarihinden sonra işlenecek suçlar yönünden uygulanabileceğinden, resmi belgede sahtecilik suçuyla seri muhakeme usulüne tabi olan 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçu birlikte işlenmesine rağmen, suç tarihi itibarıyla 6136 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık suçunda seri muhakeme usulünün uygulanmasına gerektiğinden, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Anamur 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/738 Esas, 2016/558 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine '' Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 29.04.2009 tarihli 2005/123 Esas ve 2009/110 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünden dolayı tekerrür şartları oluştuğundan, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetim serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin eklenmesine ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususununda infaz aşamasında gözetilmesine, B. Sanık Hakkında 6136 sayılı Kanuna Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Anamur 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2015/738 Esas, 2016/558 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.