DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1003 E. , 2024/466 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1003 Karar No : 2024/466 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2018/3904, K:2022/4111 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlana
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1003 E. , 2024/466 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1003 Karar No : 2024/466 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2018/3904, K:2022/4111 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2018/3904, K:2022/4111 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verildiği, Buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, görev alanlarına ilişkin olarak yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabileceği, Bu düzenlemeler arasında uyulması gereken "normlar hiyerarşisi" kuramına göre, hukuk düzeninin, farklı kademede yer alan Anayasa, kanun, yönetmelik ve diğer düzenleyici işlemlerden oluşan birçok normu içerdiği ve her normun geçerliliğini bir üst basamakta yer alan normdan aldığı, normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette hükümlere yer verilemeyeceğinin hukukun genel ilkelerinden olduğu, 3289 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinde, Tahkim Kurulunun görev, yetki ve sorumluluklarının, çalışma usul ve esasları ile üyelere verilecek huzur ücretinin miktarının Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan yönetmelikle belirleneceğinin kurala bağlandığı ve anılan Kanun hükmüne dayanılarak çıkartılan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği'nin "Kurulun görev ve yetkileri" başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasında, spor federasyonlarının organ ve kurullarının, sporun disiplinine ilişkin olarak ihtar, kınama, para cezası, küme düşürme, hak mahrumiyeti, ligden ihraç, tescil iptali, üyeliğin askıya alınması ve üyelikten ihraç gibi kararları ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri, müsabakaların icrası, tatili, ertelenmesi gibi verdikleri tüm kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna gidilebileceği düzenlemesine yer verildiğinin görüldüğü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 6214 sayılı Kanunla değişik "Sporun geliştirilmesi ve tahkim" başlıklı 59. maddesinde, spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceği ve tahkim kurulu kararlarının kesin olduğu, 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan haliyle “Bağımsız spor federasyonları” başlıklı Ek 9. maddesinin 7. fıkrasında da, Tahkim Kurulunun, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandıracağının düzenlendiği, Davacı tarafından, sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemelere ilişkin federasyon kararlarının, mevzuatta tahkim kurulunca kesin olarak karar verileceği öngörülen haller kapsamında kalmadığı ileri sürülmekte ise de; gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 59. maddesine tahkim yolunun eklenmesine ilişkin 29/03/2011 tarih ve 27889 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6214 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ilişkin -ayrım yapılmaksızın- bütün kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna başvurulabileceğinin açıkça hükme bağlanması; gerekse anılan Kanun'a ilişkin Anayasa komisyon raporunda, "... Madde, spor federasyonlarının organ ve kurullarının, sporun yönetilmesi ve disiplinine ilişkin olarak ihtar, kınama, para cezası, küme düşürme, hak mahrumiyeti, ligden ihraç, tescil iptali, üyeliğin askıya alınması ve üyelikten ihraç gibi bunun yanı sıra sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri, müsabakaların icrasına, tatiline, ertelenmesine gibi verdikleri tüm kararlarına karşı sadece zorunlu tahkim yoluna gidilebileceği, zorunlu Tahkim Kurullarının kararlarının kesin olduğu, bu kararlara karşı istinaf, temyiz, karar düzeltme gibi kanun yollarına başvurulamayacağı, bu kararların hukuka aykırı olduğu iddiasıyla tespit, iptal ve tazminat davası açılması mümkün olmadığı vurgulanarak yeniden yazılmıştır. ..." şeklinde yer alan detaylı ve gerekçeli açıklamaların da aynı doğrultuda bulunması karşısında, anılan iddiaya itibar edilmediği, Bu durumda, dava konusu Yönetmelik kuralında yer alan "ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri" ibarelerinde Anayasa'ya, Kanuna ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile Tahkim Kurulunun yetkisinin genişletildiği, spor federasyonlarının düzenleyici işlemlerinin yargısal denetiminin idari yargı mercilerinde yapılması gerektiği, dava konusu düzenlemenin yasal dayanağı bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 26/09/2022 tarih ve E:2018/3904, K:2022/4111 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Fazladan yatırılan ...-TL harcın ve kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 05/03/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava, 28/01/2012 tarih ve 28187 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Spor Genel Müdürlüğü Tahkim Kurulu Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "ve sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemeleri" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Sporun geliştirilmesi ve tahkim" başlıklı 59. maddesinde, "Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder. Devlet başarılı sporcuyu korur. Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz." hükmüne; 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte olan haliyle “Bağımsız spor federasyonları” başlıklı Ek 9. maddesinin 7. fıkrasında ise, "Tahkim Kurulu, federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler; kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflarla, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandırır. Tahkim Kurulu; itiraz üzerine Gençlik ve Spor Bakanlığı ile federasyonlar ve federasyonların birbirleri arasında çıkacak ihtilafları inceleyerek sonuçlandırır." kuralına yer verilmiştir. Aktarılan hükümlerin incelenmesinden, Tahkim Kurulunun spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı yapılacak başvuruları inceleyerek sonuçlandırma hususunda görevli olduğu, düzenlemelerde yer alan "karar" ibaresinden federasyonların kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler hakkında aldıkları bireysel nitelikteki kararlarının anlaşılması gerektiği, statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemelerin ise bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmaktadır. Dava konusu Yönetmelik'te ise, Tahkim Kurulunun görevleri arasında sporun yönetilmesine yönelik statü, talimat ve benzeri hukuki düzenlemelere yer verilmek suretiyle, Tahkim Kuruluna Yönetmeliğin dayanağı hükümlerde yer almayan yeni görevlerin verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, dava konusu Yönetmelik kuralında üst normlara ve hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.