8. Hukuk Dairesi 2018/6235 E. , 2018/15453 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza davacının payı oranında davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiş olup hükmün davalılar ... ve ... Ayyıldız tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, ... pars…
**8. Hukuk Dairesi 2018/6235 E. , 2018/15453 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza davacının payı oranında davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiş olup hükmün davalılar ... ve ... Ayyıldız tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, ... parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, davalıların payına tecavüzde bulunduklarını ileri sürerek müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ..., dava konusu taşınmazla ilgili bilgisi olmadığını,davalı babasının muhatap olduğunu, diğer davalılar ve davacının kendi aralarında anlaşmalarını, anlaşamadıkları takdirde mahkemenin takdirine bıraktığını belirtmiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza davacının payı oranında davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmiştir. Karar, davalılar ... ve ... tarafından süresinde temyiz edilmiş Dava; elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Her ne kadar hükümde davacının payı oranında davalının elatmasının önlenmesine şeklinde karar verilmiş ise de kararın infazı kabil değildir. Diğer yandan davalılar ile dahili davalıların dava konusu taşınmaz ile ilişkileri hüküm kurmaya elverişli olarak sağlanmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş; öncelikle davalılar ve dahili davalıların tapunun 1/5 pay maliki ... ile 2/5 pay maliki Hüseyin arasındaki bağlantıyı kurmak, bu doğrultuda her iki paydaşın mirasçılık belgesini dosya arasına almak, davalılar ve dahili davalıların adı geçen maliklere tebaen kullanıp kullanmadıklarını belirlemek iken, yeterince araştırma yapılmadan hüküm tesis edilmiştir. Diğer yandan her ne kadar bir kısım davalılar duruşmada kullandıkları yeri krokiye esas olarak belirtmişlerse de diğer davalı ve dahili davalıların krokide gösterdikleri ve değişik harflerle işaretli bölümleri kullanıp kullanmadıkları da duraksamaya yer vermeyecek şekilde araştırılarak tespit edilmemiştir. Yargıtayın ve Dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre taraf tanıklarının taşınmaz başında dinlenip, gösterdikleri yerlerin krokide işaretlenip hüküm kurulması yerine, ağırlıklı olarak tanıklar duruşmada dinlenmiş, ayrıca tanık ifadeleri de dosyayı aydınlatmaya yeterli olarak alınmamıştır. Yukarıda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda yeniden keşif yapılarak yerel ve teknik bilirkişilerle tanıkların taşınmaz başında, duraksamaya yer vermeksizin, hangi davalının ve dahili davalıların kime tebaen, ne zamandan beri ve ne şekilde kullandığının,tapu paydaşları ya da mirasçılar arasında fiili taksim olup olmadığının ,özel parselasyon bulunup bulunmadığının, uzun süreden beri her bir paydaş ya da mirasçının itiraz edilmeksizin kullandığı yerin olup olmadığının sorularak belirlenmesi, krokiye işaretlenmesi, her bir paydaşın itirazsız kullandığı bölüm bulunmaz ise TMK'nin 688 ve devamı maddeleri gereği paylı mülkiyet esas alınıp uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ...'nın temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nin 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 11.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.