(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/7129 E. , 2011/16994 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, kararın niteliğine göre duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/7129 E. , 2011/16994 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, kararın niteliğine göre duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı şirket, ... mevkinde yapılması planlanan "Dünya Ticaret Merkezi" olarak anılan projenin hayata geçirilmesi için, davalılardan ... Gayrimenkul A. Ş. ile birlikte geliştirici sıfatına sahip oldukları 02.07.2008 tarihli prensip anlaşmasının imzalandığını, ayrıca davalılardan ... A.Ş. ile de, 08.08.2008 tarihli menkul kıymet rehin sözleşmesi ve 12.09.2008 tarihli intifa hakkı sözleşmesinin de yapıldığını, prensip anlaşmasının 9.maddesinde, geliştiricilerin satıcılara 5.000.000 Dolar tutarında avans ödemesi yapacaklarının belirtildiğini, ilk avans diliminin kendileri tarafından ödendiğini, ikinci dilim ödemenin ise davalılar tarafından yapılması gerekirken yapılmadığını, davalıların 09.01.2009 tarihli ihtarla anlaşmayı feshettiklerini, ortaklık gereğince ödemeleri gereken 5.000.000 Doların yarısı olan 2.500.000 Doları da ödemediklerini, ayrıca Borçlar Kanununun 83.maddesi gereğince 50.000 TL de zarara uğradıklarını ileri sürerek, anılan miktarların davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar; her iki davalı şirketin merkezinin ... olması nedeni ile genel yetki kuralına göre, davada ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, 02.07.2008 tarihli prensip anlaşmasının bağlayıcı olmadığını, tarafların yükümlülüklerini belirleyecek olan asıl bağlayıcı sözleşmenin ise yapılmadığını savunarak, davanın öncelikle yetkisizlik, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemişlerdir. Mahkemece, "davalılar tarafından 2.7.2008 tarihli prensip anlaşmasının bir sözleşme olmadığının savunulması nedeniyle, mahkemenin yetkili olup olmadığının tespiti bakımından öncelikle bu hususun irdelenmesi gerektiği, zira akdi ilişkinin inkar edilmesi halinde, HUMK'nun genel yetkiye ilişkin hükümlerinin esas alınacağı, somut olayda ise söz konusu anlaşmanın, ilerde yapılacak olan bağlayıcı sözleşmenin bir ön hazırlığı niteliğinde olduğu, taraflar yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı, bu durumda, HUMK 9.maddesine göre, her iki davalı şirketin merkezinin bulunduğu ... Mahkemelerinin davaya bakmakla yetkili olduğu, kaldı ki bir an için taraflar arasında adi ortaklığın tesis edildiği veya sözleşmenin kurulduğu düşünülse dahi, 02.07.2008 tarihli prensip anlaşmasının 14.maddesinde, tüm ihtilaflar için ... Mahkemelerinin yetkili kılındığı belirtilmiş olmakla, davada yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğu" kabul edilerek, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.