İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :20/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2025 tarih, 2025/679 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 26/03/2014 tarihinde kurulmuş olup, parfüm, kozmetik ürünleri ve kolonya toptan ticareti alanında faaliyet…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/199 - 2026/931 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/199 KARAR NO : 2026/931 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/11/2025 NUMARASI : 2025/679 Esas ve 2025/912 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. MÜDAHİLLER : 1- VEKİLİ : Av. DAVA : Konkordato İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ :20/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :20/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2025 tarih, 2025/679 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 26/03/2014 tarihinde kurulmuş olup, parfüm, kozmetik ürünleri ve kolonya toptan ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin sorunsuz bir şekilde faaliyetine devam ederken ülkede yaşanan enflasyon ve bankaların kredi vermeyi durdurması, verse dahi yüksek faiz oranları nedeniyle ödeme dengesinin bozulduğunu, nakit sıkıntısının oluştuğunu, vadesi gelmiş veya yakın vadeli çeklerin ödenmeme riskinin meydana geldiğini, müvekkilinin borca batık olmadığını, dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesi kapsamında müvekkili şirkete tanınacak konkordato süresi içerisinde borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceğini, İİK'nun 287.maddesi uyarınca üç aylık geçici mühlet kararı ile mal varlığının muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2025 tarih, 2025/679 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararında, davacı şirketin konkordato başvuru bilançosunda 30/06/2025 döneminde 1.042.397,48.TL dönem karı olduğunu, 30/09/2024 tarihi itibariyle ise 2.474.085,71.TL dönem zararı oluştuğunu, davacı şirketin konkordato projesinde gösterilen ve proje kaynağının büyük bölümünü oluşturan satış projeksiyonundaki öngörülen uygun piyasa koşullarında ciddi satış-sipariş sözleşmelerinin olmadığını, sadece ileride gerçekleştirilmesi beklenen bir öngörü olarak değerlendirilebileceğini, ayrıca hedeflenen karlılığın geçmiş dönem karlılığa kıyasla gerçekleşme olanağının bulunmadığını, 2025 yılı 3 aylık dönem net karı ortalama 2.291.741,00.TL beklenirken 2.474.085,71.TL dönem zararı oluştuğunu, hedef sapmasının %100'ün üstünde olduğunu, ayrıca şirketin hali hazırdaki işletme sermayesinin de yetersiz olduğunu, konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığını, İİK'un 288. Maddesinde Geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağının belirtilmesinden sonra "Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması" başlıklı 292. Maddesi hangi durumlarda konkordato talebinin reddine karar verildikten sonra borçlunun iflasına karar verileceğinini, özellikle eldeki dava açısından konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin borca batık olduğu gerekçesi ile konkordato talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ödeme dengesi ile nakit akışı bozulduğundan konkordato talebinde bulunma gereği hasıl olduğunu, konkordato komiserinin gerekçesinin aydınlatıcı olmayan raporuna karşı bilirkişi raporu alınması gerekirken mahkemece yeterince inceleme ve hukuki değerlendirme yapılmadığını, Konkordato mühletinde ve tasdikte esas amacın borçlunun konkordato komiserinin denetiminde malvarlığını yönetmeye devam etmesi, işletmesinin sürdürülesi ve borçlunun şirketin faaliyetlerini sürdüren bir yapıda iflas etmeden normal ekonomik yaşamına dönmediğini, hem geçici mühlet hem de kesin mühlete dair düzenlemeler, borçlunun kendi işletmesinin/malvarlığının başında durması ve tasarruf yetkisinin ancak sınırlı ve gerek görülen hallerde sınırlanması gerekliliğini açıkça vurgulamadığını, ancak usule ve yasaya aykırı şekilde konkordato talebinin reddi ve tüm tedbirlerin kaldırılması şirketi ciddi bir haciz tehdidi altında bırakmış olduğunu, şirket faaliyetlerinin durduğunu, hali hazırda cebri icra yoluyla satışa çıkarılacak olan mal varlıkları yok pahasına satılacak olduğunu, rehinli alacaklılar alacağını tahsil edecek ve adi alacaklılar alacağına kavuşamayacağını, bu durumda konkordato yasa maddelerinden beklenen faydanın gerçekleşmeyeceğini, hal böyleylen konkordato talebinin reddine dair verilen karar hem borçluyu hem de alacaklıyı zarara uğrattığını, konkordatonun hem borçlu hem de alacaklı menfaatine bir kurum olması ve konkordatoya muhtemel bir iflasın engellenmesi için başvurulması, konkordatoda alacaklı ve borçlu menfaatlerinin telifi için izlenen yöntemi de değiştirmediğini, nitekim kollektif bir cebri icra müessesesi olsa da konkordato, iflastan farklı olduğunu, İflasta temel gayenin iflas kararı ile beraber borçlunun mallarının masa oluşturması ve bu masa malları üzerinde borçlunun tasarruf yetkisini kaybetmesi, malların iflas idaresince tasfiyesi iken, konkordato borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kaybetmeden ekonomik hayatını sürdürmesi amaçlandığını, İİK'nın konkordatoyu düzenleyen maddelerinde “Alacaklıların Menfaatlerinin Korunması” koşulu gözetildiğinde müvekkillerin derhal iflasına nazaran konkordato sayesinde alacaklıların menfaatleri korunabilecek ve alacaklarına ana paranın tamamı ve + yıllık %17 faiz ile kavuşabileceğini, açıklanan nedenlerle; ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/679 E. 2025/912 K. Sayılı dosyası ile verilen kararın kaldırılmasını, konkordato talebimizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2025 tarih, 2025/679 Esas ve 2025/912 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince davanın reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. «Konkordato», elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 Sayılı İİK.'nın 286/1-a maddesinde " borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceği kapsamında, Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de ifade edildiği gibi "ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir." Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. Somut olayda; davacı şirketin konkordato projesini 41.023.846,00.TL borcunu 22.768.235,00.TL faiz ödemesi ile birlikte toplamda 63.792.081,00.TL olarak 3 yıllık vade ile 36 aylık eşit taksitler halinde ödemeye dayandırmakta olup borcun ticari faaliyetlerinde elde edeceği gelirle ödenmesi ile alacaklılardan yapılacak tahsilatlar esasına dayanmakta olup, Konkordato komiseri raporları, konkordato projesi, şirketin borçları, mevcut faaliyetleri ve gelir durumu, ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı şirketin konkordato başvuru bilançosunda 30/06/2025 döneminde 1.042.397,48.TL dönem karı olduğu, konkordato projesinde hedeflenen 2025 yılı 3 aylık dönem net karı 2.291.741.TL iken - 2.474.085,71.TL dönem zararı oluştuğunun tespit edildiği, davacının hedeflenen karlılığının gerçekleşme olanağı bulunmadığı, bu durumda davacının konkordato projesinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı, mahkemece konkordato talebinin reddine ve davacı şirket borca batık olduğundan iflasına karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı görülmüştür. Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2025 tarih, 2025/679 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 116,60.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-HMK. 333 maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-İnceleme duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 20/04/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır