T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/899 KARAR NO: 2026/474 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/02/2023 NUMARASI: 2020/238 Esas - 2023/126 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 27/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/899 KARAR NO: 2026/474 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/02/2023 NUMARASI: 2020/238 Esas - 2023/126 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 27/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;13.09.2009 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı ticari yolcu taşımacılığı yapan otobüs ile... istikametinden ... İstikametine seyri sırasından direksiyon hakimiyetini kaybedip bariyerlere çarpması neticesinde tek taraflı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkillerinin kaza yapan araçta yolcu konumundan bulunduklarından kazanın meydana gelmesine her hangi bir kusurlarının bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilini ağır şekilde yaralanmış ve sağ kolunu dirsek üzerinden kaybetmiş olduğunu, bu nedenle müvekkilin protez bedeli, bakım gideri ve tamir giderine ilişkin davalıdan ............ poliçesi tedavi gideri kapsamında ödeme alındığını, alınan ödeme haricinde Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1114 E. Sayılı dosyasından bakiye limit kadar hüküm verilmiş olduğunu, ancak müvekkilinin zararının teminat limitinin çok üzerinde olduğunu, bu nedenle ....... poliçesi tedavi gideri teminatı kapsamında ödeme yapılması gerekmekte olduğunu, müvekkilinin protez bedeli, bakım gideri ve tamir gideri karşılanmayan zararlarının karşılanması için ...ye 03.10.2019 (tebliğ tarihi 07.10.2019) tarihinde taraflarınca başvuruda bulunulduğunu ancak davalı şirket tarafından taleplerine herhangi bir cevap verilmediğini, tüm bu sayılan nedenlerden dolayı iş bu davayı açma zarureti hâsıl olduğunu, müvekkili ...'in protez bedeli, bakım gideri ve tamir giderinin dolayısıyla fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00-TLmaddi tazminatın davalının temerrüte düştüğü andan itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar tarafından müşterek ve müteselsilen tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, meydana gelen kaza başvuran bakımından bir iş kazası olduğunu, başvurana ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı ve aylık bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, müterafik kusur indiriminin yapılmasının gerektiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin de reddi gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle iş kazası nedeniyle ...’dan ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasına ve hak edilen ödemenin hesaplanan tazminattan tenzil edilmesine, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebinin ... poliçe teminatı kapsamında olmaması nedeniyle reddine, eğer esas incelemesi yapılacak ise müterafik kusur indirimi yapılmasına, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkili şirket temerrüde düşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, ............. Sigortası poliçesinin kişi başına sağlık gideri teminat limiti olan 150.000,00 TL' nin 27/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafından ikame olunan Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1114 E. sayılı davada da talep konusu protez bedeli olup alınan 14/06/2017 tarihli rapor ile tazminat tutarının belirli hale geldiğini, bu sebeplerle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, belirli alacak davası olarak ikame edilmesi gerektiğini, ıslah ile arttırılan taleplerin zamanaşımına uğradığını, protez bedelinin ............. ... poliçesi teminat kapsamında olmadığını, protez bedelinin karayolları trafik kanunu uyarınca ... sorumluluğunda olduğunu, maluliyetin tespitine esas alınan ATK raporunu kabul etmediklerini, Mahkeme tarafından kişinin maluliyetine ilişkin araştırma yapılmamış, protez ihtiyacının yalnızca karşı taraf vekilince sunulan evrak üzerinden değerlendirildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, dosya kapsamında müterafik kusur araştırması yapılmasını talep ettiklerini, faize hatalı olarak hükmedildiğini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 13/09/2009 tarihinde dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki... plakalı ticari yolcu taşımacılığı yapan otobüs ile direksiyon hakimiyetini kaybedip bariyerlere çarpması neticesinde tek taraflı meydana gelen trafik kazasında yolcu olan davacının yaralandığı, yaralanması nedeni ile protez giderinin tahsili için Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1114 E. Sayılı dosyasında davalının Zorunlu Taşıma Sigortası Kapsamında açılan davada bakiye poliçe limiti üzerinden karar verildiği, eldeki davada o dosyada tespit edilen limitin üstünde kalan kısım için ... poliçesi tedavi gideri teminatından tahsili talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesin de "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nın kısmi davayı düzenleyen 109. maddesine göre, talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. Somut olayda dava trafik kazası nedeniyle protez giderine dayanan maddi tazminat istemine dayanmaktadır. Maddi tazminat talebinin niteliği gereği, dava tarihi itibariyle tam olarak bilinebilir olmadığından HMK'nın 107.maddesi gereğince başvurunun belirsiz alacak davası yine bir kısmı için harç yatırılarak kısmi dava olarak açılmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.06.2019 tarih, 2016/20495 E.ve 2019/7842 K.sayılı kararı). Davalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf başvurusu yerinde değildir. Davalı vekilinin olayda kusur incelemesi yaptırılması gerektiğine ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde davacının tek taraflı kaza yapan sigortalı araçta yolcu konumunda bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla kusurun tespiti yolcu olan davacı için sonuca etkili olmadığından istinaf talebi yerinde değildir. Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında desteğin emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi otobüste kemer takılmasının zorunlu olmadığı aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davacı, yaralanması nedeniyle tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı ve ileride yapmak zorunda kalacağı tüm giderleri, yapılması zorunlu tedaviler ve ameliyat masrafları, yaşam boyu kullanılacak ilâçlar, protez ve benzeri aygıtlar için yapılacak masrafları isteyebilir.Dolayısıyla davacı, henüz yapılmamış olan, ancak ileride değişecek protez bedellerinin tahsilini de talep edebilir. Trafik kazasında yaralanan davacının ileride yapılacak protez giderleri 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olmadığından ... sorumlu olmayıp işleten, sürücü ve trafik sigorta şirketinin sorumluluğundadır. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 2024/2868 E. ve 2024/8360 K. sayılı kararı) Davalı ... Şirketi'nin taraf olduğu , istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1114 E. Sayılı dosyası ile davacının protez ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Bu dosyadaki değerlendirmeler eldeki dosya tarafları için güçlü delil niteliğinde olduğundan mahkemece Ankara 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1114 E. Sayılı dosyasındaki değerlendirme çerçevesinde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı vekilinin dava tarihinden önce davalı ... şirketine 07/10/2019 tarihinde başvurduğu ancak eksik belge verildiğinden işlem yapılamadığı, eksik belge ile müracaat yapılmış olsa dahi başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile başvuru tarihinden sonraki 8. işgününün sonu itibariyle 18/10/2019 tarihinde davalının temerrüde düşmüş olacağının gözetilerek karar verilmesi gerekirken gerekçesi açıklanmadan başvuru tarihinden çok önceki bir tarih olan 27/10/2014 tarihinden itibaren başlatılması doğru olmamıştır. Bu nedenle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ...... ......... Sigortası poliçesinin kişi başına sağlık gideri teminat limiti olan 150.000,00 TL ' nin 18/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin REDDİNE, 2-Alınması gereken 10.246,50TL karar ve ilam harcının, peşin yatan 54,40 TL harçtan ve ıslah harcı olarak yatırılan 545,00 TL ' den mahsubu ile bakiye 9.647,10 TL' nin davalıdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 545,00 TL ' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça bu yargılama nedeni ile ödenen 54,40 TL başvuru harcı ile posta, tebligat ve bilirkişi ücreti olarak ödenen 3.718,25-TL olmak üzere toplam 3.772,65 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3.536,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 23.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereği hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 7-Gider avansının harcanmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabulucu ücretinin 1.237,50 TL'sinin davalıdan, 82,50 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 91,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/02/2026