6. Hukuk Dairesi 2013/9718 E. , 2014/3277 K. "" MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/12/2012 NUMARASI : 2010/24-2012/744 Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından kiraya veren aleyhine açılan kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan fiili …
**6. Hukuk Dairesi 2013/9718 E. , 2014/3277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/12/2012 NUMARASI : 2010/24-2012/744 Mahalli mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kiracı tarafından kiraya veren aleyhine açılan kira sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranılan fiili zarar ve yoksun kalınan kâr mahrumiyetinden oluşan 10.000 TL tazminatın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, fiili zarar ile ilgili talebin vazgeçme nedeniyle reddine, yoksun kalınan kâr mahrumiyeti ile ilgili davanın taleple bağlı kalınarak kabulü ile, 5000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davalı vekilinin yoksun kalınan kar mahrumiyeti hesabına ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Yasasının 96. maddesine göre alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla, müsbet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır: kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Kâr kaybı, kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir. Dava konusu büfenin davalı tarafından dava dışı Osman Dinçer'e 25.11.2001 tarihli ve 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığı, daha sonra dava dışı Osman Dinçer ile 26.11.2000 tarihinde 20 yıl süreli ek sözleşme yapıldığı, davacının davalının bilgisi ve onayı ile bu yeri Kayseri 8. Noterliğinin 13.07.2006 tarihli devir sözleşmesi ile işletmesini devraldığı, davacının böylece 26.11.2000 tarihli ve 20 yıl süreli kira sözleşmesinin halefi