Başvuru, ithal edilen eşya için yapılan ek tahakkuk nedeniyle mülkiyet hakkının, ek tahakkuk işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ithal edilen eşya için yapılan ek tahakkuk nedeniyle mülkiyet hakkının, ek tahakkuk işlemine karşı açılan davanın reddedilmesi nedeniyle de mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/8/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:A. Uyuşmazlığın Arka Planı Başvurucu, petrol ticaretiyle iştigal eden bir şirkettir. Başvurucu Şirket; yurt dışından getirdiği bir parti motorini Tekirdağ Gümrük Müdürlüğü denetimindeki gümrük antreposuna 31/12/2013 tarihli Antrepo Beyannamesi'ni beyan edip boşaltmıştır. Antrepo Beyannamesi 30/12/2013 tarihli proforma faturasındaki kıymet esas alınarak yapılmıştır. Daha sonra ürünün ithal edilmesi için 27/1/2014 tarihli Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi düzenlenmiştir. Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, satıcı tarafından düzenlenen 3/1/2014 tarihli satış faturasındaki fiyat esas alınarak yapılmıştır. Gümrük muayene memuru, proforma faturasındaki fiyatın satış faturasındaki fiyattan yüksek olduğu yönündeki tespitini Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi'nin arkasına yazmıştır. İlgili gümrük müdür yardımcısı ise bu yazının altına ithalatçıdan bilgi alınması, alınacak cevaba göre konunun değerlendirilmesi gerektiğini yazmıştır. Ayrıca 31/1/2014 tarihinde ek tahakkuk ve para cezası hesaplanarak beyannamenin arkasına yazılmıştır. Başvurucu 31/1/2014 tarihindeTekirdağ Gümrük Müdürlüğüne verdiği dilekçe ile proforma fatura ile kati fatura arasında birim fiyat farkından kaynaklanan katma değer vergisi (KDV) farkının beyan edilmesi gerektiği hususunda oluşan tereddüt nedeniyle beyanname arkasına tahakkuk çıkarıldığını belirterek bu KDV farkını ve para cezasını 7/10/2009 tarihli ve 27369 Mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrük Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) maddesi hükümleri doğrultusunda depo olarak ihtirazi kayıtla yatırılmasını ve ürünün teslimini talep etmiştir. Müteakiben gümrük idaresinin proforma faturasındaki fiyatı üzerinden fark ek vergileri ve beyana göre oluşan vergi farkı nedeniyle düzenlenen para cezasına ilişkin 3/2/2014 tarihli kararları başvurucuya 24/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bunun üzerine başvurucunun anılan ek tahakkuk ve para cezası kararlarına karşı gümrük idaresine yaptığı 6/3/2014 tarihli itirazlar, süresinde yapılmadığı gerekçesiyle 26/3/2014 tarihinde reddedilmiştir. B. Para Cezasının İptaline İlişkin Dava Süreci Başvurucu, Tescilli Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle ek olarak tahakkuk ettirilen KDV üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali talebiyle 20/5/2014 tarihinde Tekirdağ Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) dava açmıştır. Mahkemece 30/12/2014 tarihinde idareye süresinde itirazda bulunulmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, adına yapılan ek tahakkuk işleminden başvurucunun haberdar olduğu vurgulanmıştır. Mahkeme; kararın gerekçesinde tahakkuk işleminin Serbast Dolaşıma Giriş Beyannamesi'nin arkasına 31/1/2014 tarihinde hesaplama yapılarak yazılmış olmasına ve yine başvurucu tarafından aynı tarihte ek tahakkuka yönelik olarak ihtirazi kayıt dilekçesi veriymiş olmasına dayanmıştır. Başvurucu tarafından temyiz edilen karar, Danıştay Yedinci Dairesince 24/12/2015 tarihinde bozulmuştur. Kararın gerekçesi özetle şöyledir:i. Kıymet tespitinin belli bir araştırma yapılmasını gerektirmesi ve bu araştırma sonucu beklenmeksizin eşyanın yükümlüler tarafından gümrükten çekilmek istenmesi hâlinde ise ileride doğması olası vergi farkının eldeki verilere göre hesaplanmak suretiyle güvenceye alınması amacıyla teminata bağlanarak eşyanın gümrükten çekilmesine izin verilebileceği açıklanmıştır.ii. Ayrıca 31/1/2014 tarihinde beyannamenin arkasına yapılan işlemin teminat miktarının belirlenmesine yönelik olduğu vurgulanmış, idarece ek olarak tahakkuk ettirilen KDV üzerinden hesaplanarak karara bağlanan para cezasının 24/2/2014 tarihinde tebliği üzerine başvurucu tarafından yapılan itirazın süresinde olduğu belirtilmiştir. Davalı idare tarafından yapılan karar düzeltme talebi aynı Daire tarafından 1/3/2018 tarihinde reddedilmiştir. Bozma sonrası Mahkemece bozmaya uyularak 5/6/2018 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, beyannamenin arkasına yapılan işlemin teminat miktarının belirlenmesine yönelik olarak idarenin hazırlayıcı iç işlemi niteliğinde olduğu açıklanmıştır. Ayrıca gümrük para cezası kararının 24/2/2014 tarihinde tebliği üzerine başvurucu tarafından 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun maddesi uyarınca 7/3/2014 tarihinde yapılan itirazın süresinde olduğu belirtilmiştir. Davalı idare tarafından temyiz edilen karar, temyiz aşamasındadır. Başvuru Konusu Ek Tahakkukun İptaline İlişkin Dava Süreci Başvurucu, Tescilli Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiğinden bahisle yapılan ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddine dair işlemin iptali talebiyle 20/5/2014 tarihinde Mahkemede dava açmıştır. Mahkemece 30/12/2014 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde, adına yapılan ek tahakkuk işleminden başvurucunun haberdar olduğu vurgulanmıştır. Mahkeme; kararın gerekçesinde tahakkuk işleminin Serbast Dolaşıma Giriş Beyannamesi'nin arkasına 31/1/2014 tarihinde hesaplama yapılarak yazılmış olmasına ve yine başvurucu tarafından aynı tarihte ek tahakkuka yönelik olarak ihtirazi kayıt dilekçesi veriymiş olmasına dayanmıştır. Ayrıca sonradan sehven düzenlenen 3/2/2014 tarihli ek tahakkuk ve para cezası kararlarının itiraz süresini yeniden canlandırmayacağı açıklanmıştır. Başvurucu tarafından itiraz edilen karar, Edirne Bölge İdare Mahkemesince 27/11/2015 tarihinde onanmıştır. Para cezasına ilişkin olarak dosyada verilen bozma kararına dair açıklamaları da içeren başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Bölge İdare Mahkemesince 27/5/2016 tarihinde reddedilmiştir. Nihai karar 11/7/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 8/8/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 4458 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Gümrük vergileri, tahakkukundan hemen sonra yükümlüye tebliğ edilir.... (Ek: 18/6/2009-5911/47 md.) Bu madde hükümlerine göre tebliğ edilen gümrük vergileri; 242 nci maddede belirtilen sürelerde itirazda bulunulmaması veya süresi içinde idari yargı mercilerine başvurulmaması hallerinde bu sürelerin bittiği tarihte kesinleşir; dava açılması halinde mahkemece yükümlü aleyhine verilen kararın gümrük idaresine tebliğ edildiği tarihte tahsil edilebilir hale gelir." 4458 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Gümrük mevzuatı uyarınca, gümrük idarelerinin gümrük vergilerinin ve diğer amme alacaklarının ödenmesini sağlamak üzere bir teminat verilmesini gerekli görmeleri halinde, bu teminat söz konusu vergiler tutarının % 20 fazlasıyla yükümlü veya yükümlü olması muhtemel kişi tarafından verilir." 4458 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "202 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen teminat tutarı, teminata konu gümrük vergileri tutarının kesin olarak tespiti halinde bu miktar, diğer hallerde ise tahakkuk edilen veya edilebilecek gümrük vergilerinin en yüksek tutarı esas alınarak belirlenir." 4458 sayılı Kanun'un maddesinin ilgili kısmı şöyledir: " Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir.... İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir." Yönetmelik'in "İtirazların karara bağlanmasından önce eşyanın çekilebilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Yükümlüler, mercilerince verilecek kararlardan önce, ihtilaf konusu eşyayı çekmek isterlerse, aşağıda yazılı şartlarla istekleri kabul olunur ve eşyanın çekilmesine izin verilir.a) Kararların yükümlüce tebellüğ edilmiş olması ve taleplerinin bir dilekçe ile gümrüğe verilmiş olması,b) Yükümlünün beyanına göre yapılan vergi tahakkukları ile gümrük idaresince tahakkuk ettirilen bütün vergiler arasındaki farkın ve para cezalarının teminata bağlanması,c) Uyuşmazlığın idari yargı merciine intikali halinde bu hususun belgelenmesi,ç) İdarece gerekli görülecek her türlü bilgi veya belgenin sunulması. (2) Vergi tahakkukunun kesinleşmesinden önce idare ile yükümlü arasında çıkan uyuşmazlık yürürlükteki yasaklama ve kısıtlama hükümlerini ihlal eder mahiyette olduğu takdirde bu madde hükmü uygulanmaz. (3) Birinci fıkranın (b) bendinin uygulanmasında düşük kıymet beyanı şüphesiyle kıymet araştırması yapılan hallerde, araştırmanın bu maddenin uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren bir yılda sonuçlanmaması halinde, gümrük idaresinde mevcut verilere göre işlem sonuçlandırılır. Bu süreden sonra alınan cevaplar çerçevesinde vergi farkı ortaya çıkan hallerde gerekli işlemler yerine getirilir." B. Uluslararası Hukuk Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (Sözleşme) maddesinin ilgili kısmı şöyledir:"Herkes davasının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde, görülmesini isteme hakkına sahiptir..." Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) mahkemeye erişim hakkının Sözleşme'nin maddesinde yerini bulan güvencelerin doğal bir parçası olduğunu (Lawyer Partners A.S./Slovakya, B. No: 54252/07, 16/6/2009, § 52), bu kapsamda herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını bir mahkeme veya yargı yeri önüne getirme hakkının güvence altına alındığını (Golder/Birleşik Krallık [GK], B. No: 4451/70, 21/2/1975, § 36) belirtmiştir. AİHM, mahkemeye erişim hakkına yönelik birtakım sınırlamaların kabul edilebileceğini ancak sınırlamaların meşru bir amaca yönelik olmadığı veya kullanılan yöntem ile ulaşılması hedeflenen amaç arasında makul bir orantılılık ilişkisinin bulunmadığı durumlarda kısıtlamaların Sözleşme'nin maddenin birinci fıkrasına uygun olmayacağını belirtmiştir (Ashingdane/Birleşik Krallık, B. No: 8225/78, 28/5/1985, § 57). Mahkemeye etkili erişim hakkı; mahkemeye başvuru konusunda tutarlı bir sistemin var olmasını, dava açmak veya kanun yoluna başvurmak isteyen kişilerin ilgili mahkemeye ulaşmada açık, pratik ve etkili fırsatlara sahip olmasını gerektirmektedir. Özellikle hukuki belirsizlikler kişilerin mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilmektedir (Geffre/Fransa (k.k.), B. No: 51307/99, 23/1/2003). Bu nedenle mahkemeler usul kurallarını uygularken bir yandan adil yargılanma hakkını ihlal edebilecek aşırı şekilcilikten, diğer yandan da yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek aşırı gevşeklikten kaçınmalıdır (Walchli/Fransa, B. No: 35787/03, 26/7/2007, § 29; Eşim/Türkiye, B. No: 59601/09, 17/9/2013, § 21). AİHM'e göre mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hâle getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkının ihlaline yol açabilir. Ne var ki öngörülen süre koşullarının açıkça hukuka aykırı olarak yanlış uygulanması ya da yanlış hesaplanması nedeniyle kişiler dava açma ya da kanun yollarına başvuru hakkını kullanamamışsa mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini kabul etmek gerekir (Osu/İtalya, B. No: 36534/97, 11/7/2002, §§ 36-40).