T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2435 KARAR NO : 2026/972 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/127 KARAR NO : 2023/451 DAVA TARİHİ : 26.07.2022 KARAR TARİHİ : 17.05.2023 DAVANIN KONUSU : İpoteğin Kaldırılması KARAR TARİHİ : 27.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.03.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli, 2023/127 Esas ve 2023/…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2435 KARAR NO : 2026/972 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/127 KARAR NO : 2023/451 DAVA TARİHİ : 26.07.2022 KARAR TARİHİ : 17.05.2023 DAVANIN KONUSU : İpoteğin Kaldırılması KARAR TARİHİ : 27.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27.03.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli, 2023/127 Esas ve 2023/451 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, raportör üye tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin kendisine ait .... ili .... ilçesi ... Mahallesi ... ada... parselde kayıtlı taşınmazını 05.10.2016 tarihinde ... isimli kişiye satarak devretmiş ise de, bu satışın hata, hile ve gabine dayalı olarak gerçekleştiğini, müvekkilinin aldatıldığını ve iradesinin sakatlandığını fark eder etmez 06.06.2018 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açtığını, davanın açılması ile birlikte verilen ihtiyati tedbir kararının 08.06.2018 tarihinde tapu kaydına şerh edildiğini, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/198 esas ve 2022/139 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın 20.05.2022 tarihinde kesinleştiğini, ....'in tapuyu alır almaz... Bankası ...Şubesine ipotek ederek bankadan kredi kullanmaya başladığını, dava konusu taşınmaz üzerinde ... Bankası lehine 07.12.2016 tarihli işlem ile ipotek tesis edildiğini, davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin açıkça yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parselde kain taşınmazın kaydı üzerinde bulunan 07.12.2016 tarih ve 26971 yevmiye numaralı ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ...Şirketi arasında "Genel Kredi Sözleşmesi" imzalandığını, imzalanan sözleşmeye dava dışı ....'in kefil olduğunu, dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına teminat olmak üzere ...adına kayıtlı... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine 07.12.2016 tarih ve 26791 yevmiye numaralı ipotek konulduğunu, müvekkili banka ile dava dışı borçlu şirket arasındaki borç ilişkisi ticari bir ilişki olduğundan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, borcun tahsili amacıyla müvekkili banka tarafından İzmir 19. İcra Dairesinin 2019/15105 sayılı dosyası ile Ahmet Özdemir ve Panel Otomotiv İnşaat Turizm Tekstil ve Dayanıklı Tüketim Malları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine icra takiplerine başlanıldığını, ipoteğe bağlı olarak kullandırılan kredilerle alakalı icra takipleri bundan ibaret olmakla müvekkili bankanın davacıya karşı herhangi bir ödeme istemi ve buna bağlı icra takibinin bulunmadığını, müvekkili bankanın iyi niyetinin korunması gerektiğini, taraflar arasındaki ipotek işleminin ihtiyati tedbir şerhinden yaklaşık iki yıl önce gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin incelemesinin eksik olduğunu, davalı bankanın yaptığı işlemlerde özen yükümlülüğüne uygun davranıp davranmadığı, yolsuz tescilin varlığını gösteren olguların varlığı, taşınmazın tapudaki değeri ve gerçek değeri arasında ne denli farklılık olduğu, üçüncü kişiye sağlanan fayda miktarı, kullandırılan kredi tutarları gibi hususların davalının iyiniyetini ve kusur durumunu belirleyeceğini, tapu kaydındaki ihtiyati tedbir şerhinin davalı bankanın iyiniyetini bertaraf edici nitelikte olduğunu, ihtiyati tedbir şerhi konulmasına rağmen bankanın üçüncü kişi yararına kredi kullandırmaya devam ettiğini, taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir şerhinin konulduğu 04.06.2018 tarihinden sonra kullandırılan kredi ve borç tutarının tespiti halinde bu tutarın ipotek borcuna dahil edilmemesi, bu tutar için ipoteğin kaldırılması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek inceleme yapılmıştır. Dava, tapu kaydındaki ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir. Kural olarak ipotek, alacağın ve alacağa bağlı diğer feri borçların ödenmesi halinde iradi olarak kaldırılır. Ancak, bazı koşulların varlığı halinde mahkemece de ipoteğin kayıttan terkini mümkündür. Somut olayda; dava konusu İzmir ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada .. parsel sayılı taşınmaz, dava dışı eski malik ... ..adına kayıtlı iken, davalı ... Bankası A.Ş lehine 07.12.2016 tarihinde 26971 yevmiye sayılı işlem ile dava dışı ... Şirketi'nin ...Bankası A.Ş'ye doğmuş ya da doğacak borçlarına karşılık ipotek tesis edilmiştir. Davacı, İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/292 esas sayılı dosyası ile ... aleyhine irade sakatlığı hukuksal nedenine dayalı olarak dava konusu .. ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ....parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tesciline yönelik dava açmış; yargılama aşamasında 08.06.2018 tarihinde taşınmazın tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi işlenmiştir. Yargılamanın sonunda davanın kabulüne ve dava konusu ...ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş ve karar 20.05.2022 günü kesinleşmiştir. Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus, TMK'nın 1020. maddesi uyarınca tapu sicilinin açıklığı ilkesidir. Gerçekten, anılan hükme göre tapu sicili herkese açıktır. Hiç kimse de tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremez. Öte yandan aynı yasanın 1023. maddesi gereğince de, tapu kütüğündeki tescile iyiniyete dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur. Açıklanan bu ilkelere göre, ihtiyati tedbir şerhinin 08.06.2018 tarihinde işlendiği gözetildiğinde, tapu sicilinin aleniliği ilkesi ve TMK'nın 1023. maddesinde sözü edilen iyiniyet kuralı uyarınca kayda 07.12.2016 tarihinde lehine ipotek tesis edilen davalı bankanın iyiniyetli olduğunun kabulü zorunludur. Davacı, ayni hak sahibi bankanın diğer tarafla el ve işbirliği yaparak kötüniyetle ipotek tesis ettiğini iddia edip kanıtlamadan iyiniyetli davalının kazandığı ayni hakkın korunması gerekir. Bu nedenle; ipoteğin terkini amacıyla davalı banka aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL peşin olarak alınan 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 462,15 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile davacı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil olan kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğü tarafından resen tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 27.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.