4. Hukuk Dairesi 2017/2474 E. , 2020/29 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 02/12/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde isteni…
**4. Hukuk Dairesi 2017/2474 E. , 2020/29 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalılar ... ve ... aleyhine 02/12/2015 gününde verilen dilekçe ile basın yoluyla kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14/07/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalıların temyiz itirazlarına gelince; Dava, internetteki yayın nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Davacı vekili; www.....com isimli sitede 06/11/2015, 07/11/2015 ve 11/11/2015 tarihlerinde "... yine din istismarı yaptı!", "... dalavere peşinde", "... haber merkezimizi susturabileceğini zannediyor" başlığıyla yapılan haberler ile müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu, iddiaların tamamının gerçek dışı ve hakaret içerikli olduğunu belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalılar vekili; davaya konu haberde davacının kişilik haklarını zedeleyen unsurların bulunmadığını, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu yazıda kullanılan ifadelerin basın, düşünce ve kanaat özgürlüğü kapsamında değelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.